Absürt Öğretmenlerden Yenlikçi Eğitimin Şifreleri

Tokat'ta, düzenlenen seminere katılan absürt öğretmen Hasan Çağatay Elma, "Çocuklara her şeyden önemlisi okulu sevdirmeye çalıştım, bir dersi değil" dedi.
Bu haber 2019-12-30 18:46:40 eklenmiş ve 277 kez görüntülenmiştir.

Tokat'ta, düzenlenen seminere katılan absürt öğretmen Hasan Çağatay Elma, "Çocuklara her şeyden önemlisi okulu sevdirmeye çalıştım, bir dersi değil" dedi.

 

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen 'Yenilikçi Eğitimciler' zirvesine öğretmen adayları ve yeni atanan öğretmenler katıldı. Seminerde yenilikçi eğitimleri ile sosyal medyada fenomen olan öğretmenler, yeni nesil öğretmenlerin ders işleme tarzı ve öğrenciyi okula kazandırmanın formüllerini dile getirdi.

 

Absürt öğretmen olarak ünlenen Hasan Çağatay Elma, ilkokulun bir disiplin yuvası olmadığını, ilk değiştirdiği algının da bu olduğunu belirterek, "Okula girdiğimizde öğrencilerin kendini ifade edebilme özgürlüğüne kavuşması lazım. Öğretmenliğe ilk başladığımda ilk değiştirdiğim bu oldu. Sınıfa girdim 'günaydın çocuklar' dedim hep bir ağızdan 'sağ ol' dediler. İlk değiştirdiğim 'günaydın çocuklar' dediğimde gelen cevap 'günaydın öğretmenim' oldu. Bir insana biz neden sağ ol der teşekkür ederiz? Bize bir iyilik yapması lazım. Bizim günaydınımız neden lütuf olsun çocuk için. Evde böyle bir şey oluyor mu? Babamız bize günaydın dediği zaman sağ ol diyor muyuz? Demiyoruz. Günaydın baba, anne diyoruz” diye konuştu.

 

Çocuklara okulu sevdirdi

 

Elma, mesleki yeterliliğin mesleği yaparken kazanıldığına dikkat çekerek, “Yaparak, yaşayarak öğrenmeye inandım. Çocukların okuduğu bir şey değil yaptığı bir şeyi zihninden silemediğini gördüm. O nedenle bu tarz farklı etkinlikler geliştirmeye çalıştım. Çocuklara her şeyden önemlisi okulu sevdirmeye çalıştım, bir dersi değil. Çünkü biz çocukları sosyal, sözel, sayılsa zeka diye ayırırken çocuklara aynı zamanda sosyali, matematiği, feni, bedeni sevdirmemiz mümkün olmuyor. O yüzden ben okulu sevdirdim. Çünkü çocuk okulu sevsin, okula gitmeyi sevsin. Yeteneğini biz keşfedelim, çocuğu yönlendirelim, hangi alanda yetenekli ise o alanda ilerlesin” dedi. Dikkat eksikliğinin dikkat çekme ile toplanabileceğini Elma, açıklamalarına şöyle devam etti: “O nedenle bir sınıf öğretmeni gerekirse palyaço olacak, gerekirse sınıfa girecek. Yani çocukların gözü sürekli onda olmalı. Dikkat süresi uzmanlar tarafında da belirlenmiş 15-20 dakikadan fazla tutamıyorsunuz zaten”

 

“Bize yeni nesil öğretmenler lazım”

 

Fenomen öğretmen Caner Sarıoğlu ise öğretmenlerin yeni nesile göre kendisini değiştirmesi gerektiğini ifade ederek, “Biz öğretmenler her sene şikayet ederiz. Her gelen nesil farklı geliyor diye. Ama bunun için kendimizi değiştirmeyiz. Her gelen nesil farklı ise öğretmen aynı kalamaz. O nedenle bize yeni nesil öğretmenler lazım. Çağa ayak uydurmamız lazım. Eğitim görüşümüzü de hepten değiştirmemiz lazım. Çocuklarımız maalesef okul zili çaldıktan sonra yangından kaçar gibi okuldan kaçıyorlar. Bizim önce bu tabloyu değiştirmemiz lazım. Okuldan kaçarak uzaklaşan çocuklarla değil okula koşa koşa gelen çocuklarla ancak biz eğitimi çözeriz” dedi.

 

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Sertan Talas, ise mesleklerinde fark oluşturan değer katan öğretmenlerle öğretmen adaylarını buluşturmak için böyle bir etkinliği yaptıklarını, bundan sonraki süreçte de bu etkinliğin benzerlerini farklı illerde farklı öğretmenlerimize ulaştırmaya çalışacaklarını kaydetti.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EĞİTİM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250