porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

MUCİZELER MÜDÜRÜ MEHMET YORULMAZ


Bu makale 2017-03-17 17:32:28 eklenmiş ve 552 kez görüntülenmiştir.
Mahmut HASGÜL


İdare, mevcut hali korumak, idare etmek, eski köye yeni adet getirmeden hali “muhafaza” etmektir. Hatta bazen mevcudu bile zora sokanlara, sorun yokken sorun üretenlere, gerilim yapanlara rastlarsınız. Ama aldığı görevin hakkını verenler, dokunduğu her şeyi güzelleştirenler, sorunun değil, çözümün lideri olanlar da gelir. Çok seyrek gelir böyle değerler ama geldiklerinde hayat daha da güzelleşir. Çalışmak etrafındaki herkese zevk verir. Kısa zamanda üst, alt ayrışımları kalkar ve bir bütünlük oluşur. İnsan her gün bir güzellik daha katmak için aşkla çalışır. Yorgunluk olmaz, yılgınlık olmaz. Çünkü işini aşkla yapanlar asla YORULMAZ.
     
Onun hikâyesine Fen Lisesinin kuruluşunda canlı canlı şahit olduk. Sıfırdan başladı her şeye. Sıfırın da aslında değer ifade ettiğini bütün matematik kurallarına inat ispatladı. Çünkü o, önce hayal kurmayı öğrenmişti. Hayaller sıfır noktasında da kurulabiliyordu. Kapı kapı gezdi. Kaynak bulması gerekiyordu. Defalarca düş kırıklığı yaşadı, yılmadı. Milli Piyango İdaresini ikna etmeyi başardı. Şehrin en tepedeki isimleri bile böyle bir kaynağı getirmekte zorlanırken, bir edebiyat öğretmeni, bir kurucu müdür bunu başarmıştı. Ardından şehir şehir gezdi. Bütün gözde okul binalarını inceledi. Notlar aldı, hesaplar yaptı. Bir edebiyat öğretmeni mühendis titizliğiyle zihninde dev bir okul oluşturdu. İnşaatın her aşamasına müdahil oldu. Hayalleri yavaş yavaş yeryüzünde şekillenirken o, daha da mükemmeli aramaya devam ediyordu. Türkiye'de ilklerden ve prototip olarak bütün şehirlerin taklit ettiği bir yapıyı Tokat'a kazandırdı. Gecenin üçüne, dördüne kadar çalıştı. Günlük 3 saatlik uykuyla aşkının peşinden gitmeye devam etti. Tanıyanlar, “Hocam hiç yorulmaz mısın sen.” dediler. O dedi ki: “İşini aşkla yapanlar asla YORULMAZ.”

Fen Lisesi donanımıyla ülkeye örnek olurken akademik başarılarıyla da ülkenin en gözde okullarından biri haline geldi. Yakın şehirlerde fen liseleri olmasına rağmen, öğrenciler “gurbeti” göze alarak Tokat'ı seçtiler. En yüksek puanlı öğrenciler en güzel üniversitelere yerleşti. Ve onlar büyük hedeflere koşan çalışkan gençlerdi. Ülkelerine hizmet etmek için yanıp tutuşuyorlardı. Onların okullarından öğrendikleri bir ilke vardı: İşini aşkla yapanlar asla YORULMAZ.

    Ardından İl Milli Eğitim Şube Müdürlüğü serüveni başladı. Yine gecenin dördüne kadar çalışma, sabahın yedisinde toplantı, gün içinde koşuşturmaca… ROTA projesi… Projenin her aşamasının ince ince kurgulanması… Teknik alt yapının hazırlanması… Bir gün bu muazzam proje Bakanlıktan ödül alacak, onun adı bile geçmeyecekti. Birileri kameralara projenin mimarı edasıyla poz verirken, o sadece tebessüm edecek ama kimseye kırılmayacaktı. Çünkü daha yapılacak çok şey vardı. Çalışmak zorundaydı, çalışmasa yorulurdu. Sait Faik'in hikâyesinde Hallaç'ın dediği gibi: “Aylak aylak gezenler tabii ki yorulur evlat, çalışanlar YORULMAZ”

Gazi Osman Paşa Lisesine geldiğinde yıllarca kalbimizde demlediğimiz projelerden bahsettik. Her projeye “olur” diyordu. Seçmenini kırmayan usta siyasetçiler gibi geldi önce. Fakat daha ilk aylardan bizim bir hayalimizi ona katlayarak ete kemiğe büründürdüğünde önce şaşırmış, sonra heyecanlanmıştık. Nasıl bir hayal gücü, nasıl bir gelişmiş zevk anlayışı, nasıl bir enerji ve iş bitirme gücü… Okulun her noktasına dokunuyor, her noktaya bambaşka bir güzellik katıyordu. Kız yurdunda birinci sınıf yemeklerin çıkması. Öğretmenlerin bile ilk kez dışarıdaki lokantalar yerine yurt yemeklerini tercih etmesi… Hizmet standartlarını on kat iyileşmesi… Ardından içler acısı bir durumda olan kömürlüğün pırıl pırıl bir Sanat Atölyesine dönüşmesi… Ardından hiç yoktan iki odanın keşfedilmesi ve burada Eğitim Etnografya Müzesinin açılması… Okul Kütüphanesinin modernize edilmesi ve zengin kayaklarla donatılması… Mobil Okuma Alanlarının oluşturulması, kördüğüm halini alan Okul Kantini sorununun çözülmesi, Kitap Kafe'nin açılması… Daha sayısız iyileştirmeler… Ve daha da önemlisi, okul içinde huzur ve güven ortamının tesisi. Kısa zamanda okul müdürü olmaktan öte tüm çalışanların bir DOST olarak görmesi… Bütün bunları yapmak tabii ki çok yorar insanı ama işini aşkla Mehmet YORULMAZ.

Dokunduğu her yere olağanüstü bir güzellik ve değer kazandıran, samimi, güzel yürekli, güzel ahlaklı, eşine az rastlanır bu okul müdürüne söylenebilecek bir çok güzel sıfat vardır ama onu tam anlatamasa da biz ona MUCİZELER MÜDÜRÜ diyoruz.
     
Bizim için erken ve zamansız emekliliği hepimizi üzdü. Çünkü herkes bir DOST'unu kaybetmişti. Kendisi için çalışma aşkını devam ettirebileceği yeni bir imkân doğmuştu. O sebepten onun adına mutlu olduk. Gazi Osman Paşa Lisesinde okuyup, kendi yuvasına mucizevi hizmetler veren MUCİZELER MÜDÜRÜ'nü hiç unutmayacağız. Yeni aşkında kendisine başarılar diliyor, sağlıklı ve mutlu bir emeklilik hayatı yaşamasını yürekten temenni ediyoruz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400