erotik izle yeni film yeni film silifke escort sexs

METİN GÜRDERE ARTIK ÖLÜMSÜZ


Bu makale 2017-06-07 13:14:39 eklenmiş ve 158 kez görüntülenmiştir.
Mahmut HASGÜL

“Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş.”
Geriye hoş seda bırakabilenler ölümsüzlük şerbetini içebilen bahtiyar insanlardır.
Metin Gürdere kendisinden sonra aşılamamış, yeri doldurulamamış bir hizmet erbabı, Tokat sevdalısı, çalışkan ve üretken siyaset adamı olarak adından hâlâ saygıyla bahsedilen bir isim. Onun dönemine şahitlik edenler gönül ve zihin dünyalarına onun adını ölümsüz harflerle zaten yazdılar. Aklı başında ve idealist her siyasetçi bu şehirde Ali Şevki Erek ve Metin Gürdere'den sonra saygıyla anılan üçüncü isim olmayı kendine hedef belirler.
Bütün bu vasıflarına rağmen yöneticiler, siyasetçiler, hizmet erleri tarih içerisinde “genellikle” silinip giderler. Geriye kalıcı ve değerli bir eser bırakan sanatçılar ve yazarlar hariç…
Metin Gürdere, Devlet Bakanı olmasıyla değil, “20. Yüzyılda Tokat” adlı üç ciltlik eseriyle ölümsüzlüğü yakaladı.
20 yılın emeği, Tokat'ın canlı, çeşitli ve renkli anlatımıyla bu şehre yapılabilecek en önemli hizmeti yaptı.
Bu güzide çalışmayı 2 defa basılmadan önce, bir defa da basıldıktan sonra okuyan şanslı insanlardan biriyim. Bu okumalardan sonra kendimi daha bir Tokatlı hissetmeye başladım. Ve 100 yıldır bu şehirde yaşıyormuşum gibi hatıralarla donandım.
Bir yazar olarak başucumdan ayırmayacağım bu eserden yüzlerce yazı konusu çıkarabilirim.
Dönemlerin tanıklarından bizzat duyulduğu gibi anlatılan pasajlarla ecdadımı, onların ruh halini hissederek tanıma şansı buldum.
Kâh sarıkamış'ta donmaktan son anda kurtuldum, kâh Çanakkale'de “Yandım Anam Taburu”nda şehadet şerbeti içtim.
Bir sayfa çevirdim, Anastas'ın peşinde eşkıya kovaladım.
Diğer bir sayfada Postacı Nazım'a karşı Zile'de mücadele verdim.
Büyük selde (1908) ahşap evimiz sürüklendi, Namazgâhta (şimdiki GOP Lisesi bahçesi) 2000 askerle birlikte boğularak can verdim…  

Deprem'de (1939) göçük altından çıktım, ölen anneme ağladım…
Afyon Yağı Kaçakçısı Çonağın Hacı ile maceradan maceraya atıldım.
Almus Barajında çalıştım, Kazova'yı kurtardım.
Mescidi Aksa'da 30 yıllık nöbetine devam eden bir Osmanlı askeri oldum…
Cadde cadde, bina bina Tokat'ı inşa ettim…
Göçmenlere kapımı açtım, onların hazin öyküleriyle boğazım düğümlendi.
Kore Harbini gün gün not ettim. Mehmetçiğin olağanüstü kahramanlıklarına bizzat şahit oldum…
Seksen öncesinde öz kardeşime düşman edildim…
Seksenden sonra işkencelerde gençliğim karardı…
Yüz yıl dolu dolu yaşadım…
    *    *    *    
“20 Yüzyılda Tokat” sayesinde ben yüz yıl yaşadım, Metin Gürdere ebediyen yaşamanın sırrını keşfetti…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400