diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

CÜLUS !


Bu makale 2017-08-02 13:15:38 eklenmiş ve 253 kez görüntülenmiştir.
FİSKE

“Yeni Sakarya Valisi İlhan Balkanlıoğlu'nu, Valilik binasında bekleyen bir grup tekbirlerle karşılayarak, makamına kadar eşlik etti." - Gazeteler
Peki nedir bu "Cülus" ?
    "Cülus törenleri Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarında teşrifat kurallarına göre gerçekleştirdikleri törenlerdir.
    Osmanlı Devleti'nde kendisinden önceki Türk devletlerinde olduğu gibi hükümdarlar başa geçtikten sonra hâkimiyetlerini meşrulaştırmak için kendine siyasî ve dinî birtakım dayanaklar bularak hükümdarlıklarını kabul ettirmişlerdir. Kut'lanmış bir kişi veya "padişah-ı ruy-ı zemin zillallah-i fi'l-arz" (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) olarak görülmüştür. Buna göre ülkesini Allah adına yöneten padişah, reayasına Allah'ın adaletini dağıtmakla görevlidir.
    
    Osmanlı tarihinde, hükümdarın hükümdarlık makamına oturmasına, bu makamın taht denilen sedir olmasından dolayı, "tahta oturdu", "tahta geçti", "taht-ı saltanata cülûs etti" veya "cülûs-ı hümâyûn oldu" denilirdi. Osmanlı devlet törenleri içerisinde en önemlilerinden birisi olan cülûs törenleri, devletin yapısını ve iktidar anlayışını göstermektedir.

    Osmanlı tarihinde gerçek anlamda tahta çıkış merasimi 1421 senesinden itibaren başladı. Babasının ölümünde Amasya'da bulunan ve ancak olaydan kırk gün sonra payitahta gelebilen Sultan II. Murad döneminde ilk kez tahta çıkış merasimi yapıldı. Bu merasimde padişah, devlet büyüklerine ve ahaliye tahta çıkış bahşişi dağıttırarak etek öptürdü.

    Cülûs merasiminde davet edilenler teşrifattaki sıralarına göre yerleşirlerdi. Törende sadrazam, vezirler, şeyhülislâm, beylerbeyleri, kazaskerler, defterdarlar, nişancı, yeniçeri ağası gibi üst düzey devlet erkânı ile ilim adamları, medrese hocaları ve yeniçeri bölüklerinin önde gelen yetkilileri bulunurlardı. Merasim alay meydanı denilen ikinci avluda herkesin yerini almasından sonra padişahın teşrifiyle başlardı.     

    Padişah, Babüssâde'den çıktığında meydanda bulunan Divân-ı Hümayun çavuşları hep birlikte iyi dilek ve dua cümleleri söyleyerek padişah tahtına oturur ve Nakibü'l Eşraf'ın dua etmesiyle tören başlardı. Bu merasimde, ileri gelenlerin tamamı padişahın kaftanının eteğini öper ve sadakat yemini ederlerdi."( Doç. Dr. Uğur KURTARAN)

İşte böyle yeni bir şey değil yani !
Ortalığı velveleye vermeye lüzum yok.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400