porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

NİKSAR’DA BAKIRCILIK VE KALAYCILIK (13)


Bu makale 2013-08-05 23:22:00 eklenmiş ve 1444 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

NİKSAR'DA BAKIRCILIK VE KALAYCILIK
VE GÜNÜMÜZ
İsmet Tunca, mutfak malzemelerinin en sıhhisi bakırdır diyor. Yapılan bir incelemeye göre bir parazit alüminyumda 36 saat barınmıştır. Yine keza çelikte 8 saat barınmıştır. Ama kalaylı bakırda 4 saat barınabilmiştir. Bu kadar sıhhidir. Sıhhatini düşünenlerden yine memleketimizde tek tük de olsa bakır kullanan vardır. Köylerde yine keza kazanları, leğenleri düğünlerde yemek pişirmek için, bulgurunu, aşlığını yapmak için kullananlar vardır. Pekmezini, salçasını, kuşburnusunu yapanlar vardır. Bunlar için kullanılıyor yine bakır.                         
Mehmet Kutan, eskiden kalaycılık çok daha zordu diyor. Şöyle ki o zamanlar vatandaş daha yoksul. Mutfak malzemeleri hem kalay iyice gidene kadar çok uzun süre kullanılır, hem de tencereler tavalar, kazanlar genellikle odun ateşinde kullanılır ve çok kirlenirdi. Tabii o zamanlar şimdiki gibi asit, tuzruhu, kostik gibi kimyasallar olmadığı için bakır kaplar elle ayakla kumlanıp, sürterek temizlenirdi. Dolayısı ile işçilik çok daha zordu. Şimdi kalaycılık çok daha kolay. Vatandaş bilinçli, hem bakır kapların kalayı tam çıkmadan kalaylatıyor, hem de kimyasallar sayesinde temizlik daha kolay yapılıyor. Eskiden deriden yapılmış, el veya ayakla çalışan körükler mevcuttu. Şimdi ise elektrikle çalışan, dinamoya bağlı fanlı körükler işi daha kolaylaştırıyor. Eskiden sadece odun kömürüyle bakır kalaylanırdı. Şimdi ise taşkömürü ve büyük şehirlerde doğal gazlı ocaklarda yapılıyor.
Eskiden bakır dışında mutfak eşyası pek bulunmadığından çatal kaşık, demliğinden al da, yemek kapları ve bakraçlara kadar her şey bakırdı. Günümüzde ise alternatifler çoğalmış, bakır arka plâna düşmüştür. Çelik, teflon, emaye, alüminyum, cam, çinko, krom, plastik, melamin vb. gibi gereçlerin çıkmasıyla bakırın hayatımızdaki yeri azalmıştır. Yine bakırın muayyen zamanlarda kalaylanması ihtiyacı maddi külfet getirmektedir. Bu da insanları biraz önce saydığımız yeni ürünlere yöneltmiştir.
İzzet Tuna, bakırın tekrar eski günlerine dönebileceğini söylüyor. Kalaycılık bitti, bakırında esamesi kalmadı. Millet hep çeliğe şuna buna döndü. Alüminyum, çelik, teflon çıktı. Daha ne diyeyim cam çıktı. Şimdi vatandaş bakırı bitirdi. Bakır olayı bitti. Ama şunu söyleyeyim sana gelecekte belki biz göremeyiz ama bakır kullanımına yeniden başlayacaklar.
Yani şöyle söyleyeyim. Hastalıklar bugün alüminyumdan, teflondan, çelikten. Ben şimdi evde çelikte kullanıyorum, bakırda kullanıyorum. Bakırın lezzeti bir bambaşka. Sana şimdi söyleyorum bak. İlerde belki görürüz belki göremeyiz. Ama bakır tahtına tekrar oturacak. Tekrar dönüş olacak abi. Kesinlikle yani ben buna adım gibi eminim. Dönüş olacak. Ama 5 sene sonra ama 10 sene sonra ama olacak.
Ancak günümüzde bakır kalmadı kalaycılık da kalmadı. Yetişmiyor da. Şimdi çocuklar kalaycılık mesleğine git dediğin zaman kesinlikle yok diyor. O pis meslek diyor, ben onunla uğraşamam diyor. Kalaycı yetişmesi lazım abi. Kalaycılık mesleğinin yaşaması lazım. Şu yukarı tarafta bir tane kalaycı kalmadı. Aşağı tarafta da yalnızca Hamdi Kutan, bir de Halil usta var. Halil'de her zaman yapmıyor sanıyorum. Bir de İsmet Tunca'nın yanında çalışan Coc'lu bir çocuk vardı, köyde yapıyor. Yani şu anda Niksar'da derlesen toplasan 2 veya 3 tane kalaycı vardır. Başka yok abi. Şu anda bakırın olsa da götürüp kalaylattıracak başka kimse yok Niksar'da.
50 yıl bilfiil bu mesleğin içinde olan İsmet Tunca konuşmasını şu sözlerle sonlandırıyor. Elli yıl bu mesleğe hizmet ettim, tam yarım asır. Rabbime şükürler olsun yüzümün ağıyla bıraktım. Niksar halkına teşekkür ederim. Sevmişlerdir saymışlardır ben de onlara elimden gelen kolaylığı göstermişimdir. Kimseyi incitmemeye çalıştım. Allah sağlık sıhhat verirse, artık ne yaşarsak bundan sonra da artık bir nevi emekli gibi iş yerini bekliyor ve çalışıyorum. Şimdi mutfak eşyası tamiri ile uğraşıyorum. Genellikle çelik ağırlıklı tava, tencere, çaydanlık gibi onlarla vakit geçiriyorum. Allah herkese nasip etsin dünya tatlısı 3 evladım var, üçüne de yüksek tahsil yaptırdım. Diyeceklerim bunlardır, saygılar sunuyorum. Necati Güneş hocama da teşekkür ediyorum, bizleri yadettiği için. İnşallah bizden sonra gelen nesillere de bizden bir hatıra kalır. Rahmetle yad ederlerse bu da bizim için büyük bir değerdir.
KAYNAKLAR:
Güncel Türkçe Sözlük, http://tdkterim.gov.tr/bts/
Bakırcılık Sanatı, Türk-İslam Sanatları Hat Dergisi, http://www.hatdergisi.com/ /bakircilik.htm
SAYGILI, Kutluhan; 2000'li Yılların başlarında Niksar, Niksar Belediyesi, 2005
ÇAKIR, Coşkun; 19. Yüzyılda Bir Anadolu Şehri Niksar, Alfa Yay.,  İstanbul, 2001
KAYNAK KİŞİLER:
1- Durmuş KARA  Niksar-1926  (Görüşme Tarihi: 30.01.2013, Gerçek Doğum Yılı 1917)
2- Ömer  ÜSTÜN  Niksar-1925  (Görüşme Tarihi: 22.05.2009, Ö. 2011)
3- Ahmet ÖZDURSUN    Niksar-1930  (Görüşme Tarihi: 07.11.2010, Ö. 2012)
4- Şakir Binali ARSLAN     Niksar-1937  (Görüşme Tarihi: 29.01.2011, Gerçek Doğum Yılı 1931)
5- İsmet ÇITAK Niksar-1934  (Görüşme Tarihi: 23.10.2009, Gerçek Doğum Yılı 1932, Ö. 2012)
6- Salih ÇITAK Niksar-1939  (Görüşme Tarihi: 27.01.2011)
7- Şevket SELÇUK     Niksar-1945  (Görüşme Tarihi: 02.01.2010)
8- İsmet TUNCA Niksar-1946  (Görüşme Tarihi: 16.07.2010, Ö. 2010)    
9- Hasan ÖN Niksar-1953  (Görüşme Tarihi: 11.09.2010)    
10- İbrahim ÖN Niksar-1956 (Görüşme Tarihi: 10.01.2013)    
11- Hamdi KUTAN Niksar-1959  (Görüşme Tarihi: 22.01.2011)
12- İzzet TUNA        Niksar-1962  (Görüşme Tarihi: 10.01.2013)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400