diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort

YPG-PYD CUMHURİYET BAYRAMI İÇİN Mİ GELMİŞ GEÇMİŞTİ TOPRAKLARIMIZDAN !


Bu makale 2017-12-01 14:12:02 eklenmiş ve 255 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Hani bir Ayn-el Arap vardı !

Birilerinin ısrarla Kobani dediği !

Hani Güroymak'a Norşin dedikleri gibi !

Hani Diyarbakır'a Amed dedikleri gibi !

İŞİD denen terör örgütünün ele geçirdiği Suriye yerleşim birimlerinden biriydi Ayn-el Arab.

"Kobani Düşmesin !" diye  kampanyalar,gösteriler düzenlenmişti güzel ülkemde!

Barzani' denen  mahlukun peşmergeleri ve YPG-PYD gibi adı ne zıkkımsa PKK terör örgütünün Irak'taki uzantıları Suriye'deki PYD unsurlarına destek olacaklardı ama Suriye'ye nasıl geçeceklerdi ?

PYD, YPG  terör örgütlerine Suriye'ye geçip Kobani'deki PYD örgütüne destek olmaları için açtık kapılarımızı bugün terör örgütü dediğimiz bu 

it sürüsüne !

Hem de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı idrak ettiğimiz bir günde !

En yüksek yerlerden selamlar gönderdik Kobani direnişine !

Oranın kurtuluşuna ne kadar sevinilmişti !

Tabii  İşid denen örgütten bir başka terör örgütünün PYD'nin eline geçmesine kurtuluş denilebilirse ! 

Peşmerge Kerkük'e girip,tapu kayıtlarını değiştirip,nüfus kayıtlarını yok ettiğinde  milliyetçiler tepkisini ortaya koyarken  milliyetsizler pek oralı olmamıştı !

Hatta Mısır  kadar bile dikkat çekmemişti !

Kobani kadar üzülmemişlerdi belli ki !

Şimdi Amerika'yı yeniden keşfediyormuş gibi !

Amerika'nın kalleşliğini ve o bölgedeki amaçlarını bilmiyormuş da yeni öğrenmiş gibi PYD'ye destek olmasına ve onlara silah vermesine kızıp köpürüyoruz!

Bu PYD denen şerefsizleri  oralarda hakimiyet kurmaları için topraklarımızda ağırlayıp,karınlarını bile devletimize doyutturup  Cumhuriyet Bayramı'nda Türk Milleti'ne onların şovunu izlettirmek  neyin nesiydi o zaman?

Halbuki bizim için Kerkük'ü savunmak,Gaziantep'i savunmak gibiydi !

Dışarıyı kullanarak içeriye ayar vermeye kalkıştıkça politikalarımız iflas etti!

Bunu görebilmek için dış politika uzmanı olmaya bile gerek yok !

Bakın önceden kiminle nasıl ilişkilerimiz vardı? Bugün aynı devletlerle nasıl bir ilişki içerisindeyiz?

Rusya mı? İsrail mi? Avrupa ülkeleri mi ? Arap ülkeleri mi ? Hangisiyle ilişkilerimiz başladığı gibi ?

Evet bir zamanlar Sırp eşkıyalar Bosna'da soykırım yaparken  "Bosna'yı savunmak İstanbul'u savunmaktır” demiştim.

Oraya buraya savaş açalım,onunla şununla kavga edelim demiyorum !

Dış politikada bir ilkeniz ,bir ülkünüz  ve de gücünüz olmalı !

Ve büyük düşünmeniz gerekir !

O sebeple Kerkük'ü, Telafer'i Türkmendağı'nı, Kıbrısı, Karabağ'ı savunmak Adana'yı, Hatay'ı, Mersin'i, Maraş'ı, Antep'i Samsun'u savunmak demektir diyorum.

Bu manada yapılan her yanlış milletimize bedeller ödetmektedir.

Ve ortada kırmızı çizgi falan da kalmamıştır!

Her seferinde çizgimiz değiştiğinden belki de  çizgi görünmemektedir !Ya da bizim çizgilerimizin üstü  birilerince daha kalın çizgiyle kapatılmıştır.

Yokuş çıkarken akıtmadığımız ter, bizim için inişte hep gözyaşı olmuştur.

"Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir !" sözünü haklı çıkarırcasına !

Karşı tarafın ne planladığı, ne düşündüğü hangi  hamleyle karşılık vereceği hiç hesaplanmadan !

İyi bir strateji olduğuna inanılan adımlar atıldı !

Üzerimize vazife olmayan işlere  belki iyi niyetle kalkıştık ama kafamızda tasarladığımız her şey tersine döndü !

Bugün terör örgütü dediğimiz -ki öyledir-PYD'nin lideri Salih Müslim'i de ağırlayıp misafir ettiğimizi hatta akıl verip destek çıktığımızı da unutmayalım !

Tabii peşmerge denen sürüye askeri eğitim verdiğimizi de saymıyorum !

Askerimizin başına Amerikan -Peşmerge operasyonuyla çuval geçirildiğinde veremediğimiz "Nota" yı Zarrab için vermemiz gibi !

 

Fatih Altaylı Habertürk Gazetesi'ndeki yazısını şöyle bitirmiş :

“Elinden bir şey gelmiyorsa, takmayacaksın. Türkiye çok badireler atlattı. Bunu da atlatır. Ama her şeyden ders almak lazım. Bu Zarrab Efendi, Türkiye'den gitmeden önce eğer yargı önüne çıkarılsaydı; doğru düzgün yargılanıp hapse atılsaydı şimdi ABD'nin elinde koz değil, Türkiye'nin cezaevinde mahkûm olurdu. Pisliği süpürmezsen sonunda senin üstüne bulaşır. Çünkü pislik pisliktir. Burada veya orada fark etmez." 


Demek ki neymiş ?

Pislik seçilmeyecekmiş!

Birinin üstüne gidilirken birinin üstü örtülmeyecekmiş !

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400