diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort

DİN ADAMI DEDİĞİN !


Bu makale 2017-12-09 13:39:54 eklenmiş ve 159 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Diyanet'te 25.yılını çalışan bir din görevlisi.15 yıl Ankara ve Kayseri'de  imamlık ve müezzinlik yapmış, kendini yetiştirmiş, Diyanet'in 2,5 yıl süren "Müftülük ve Vaizlik" eğitimini tamamlamış. 2005 yılında Afyon Dinar Vaizi akabinde Hakkâri Çukurca Müftüsü olarak görev yapmış. Müftü olarak gittiği yerlerde de boş durmamış elbette !  2007 Yılında Konya'nın Tuzlukçu İlçesine müftü olarak atanmış ve orada 12 imamdan oluşan "Nasrettin Hoca Türk Tasavvuf Müziği Topluluğunu oluşturmuş. Konya Beyşehir'de ise "Eşrefoğlu Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğunu" kurmuş ve  ve şefliğini yapmış. 30 adet bestesi, "Yandır Beni" ve "Ya Vedûd" adlı iki albümü ollan, Yüksek Lisans'ını, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi ve Sanatları ve  ABD'de Türk Din Mûsikîsi alanında tamamlayan, Master tezi olarak yine Türkiye'de bir ilk olan "Günümüz Mûsikîşinas Din Adamları" adlı konu ile bilim uzmanı olan bir din görevlisinden bahsediyorum. Çeşitli konularda beşyüz civarında makalesi yayınlanan, din hizmeti, kültür ve sanat faaliyetleri sebebiyle çeşitli resmi ve sivil toplum örgütlerince kendisine verilmiş yüzlerce ödülü bulunan, “Atatürk ve Etrafındaki Müzisyen Din Adamları", "Yaşayan Mûsikîşinas Din Adamları", "Makalelerim", "Fetvalarım" adlı kitapları basılmakta olan ve  halen Kırklareli İl Müftü Yardımcısı olarak görev yapan bir din görevlisinden bahsediyorum.

Adı Adnan Zeki BIYIK …

‘Alışılmışın dışında bir üslubu var. Dili bazılarına sivri gelebilir! Mesela:

Diyanet'in ehliyete ve liyakate dikkat etmeyen mülakat komisyonlarının eleme yöntemlerini eleştirir.

“ ……. mezkur hak yiyen komisyonlara tavsiyem odur ki mantı yemeye, kuzu dolması ve pazı sarması yemeye, 25 kez hacca gitmek için 88 takla atmaya harcadıkları eforu  ehliyete, liyakate, adalete, ilme ve sanata, makam ve usüle harcasınlar. Malum dünyamız sadece göbeği şişirip enseyi kalınlaştırma yeri değil, beyni ve gönlü doldurma yeridir aynı zamanda."

Gündeme dair görüş ve düşüncelerini zaman zaman "habername.com" adlı internet sitesinde paylaşır .

12 Kasım 2017'de aynı sitede yazdığı  "Atatürk Dinsiz ise Biz Neyiz ? “başlıklı yazısından bölümler paylaşacağım sizlerle.

"Efendim her 10 Kasımda bir saldırmadır başlar. Vay Atatürk şöyle rakıcı, böyle hoca düşmanı, şöyle dinsiz böyle böyle kitapsız filan…Nasıl dinsiz kitapsızsa  O'na sövenlerin önemli bir kısmı kitaplı olduklarından daha ellerine bir kez bile Kuran'ı alıp okumamışlar ama dinsiz dedikleri adam Kuran'ı defalarca okumuş üstünde hocalarla mütalaa yapmış, hatta kendisi devamlı okuduğu Kuran'ın üstüne küçük küçük notlar düşmüş…

Kendileri Cennet-i Firdevs'e oturma garantisi almış gibi önüne geleni cehenneme sokan kendi kliğinden olmayanı tekfir eden nar-ı cahime gönderen insancıklardan haliyle insaf beklemek hata olur.

Elleri Kleopatra'nın eli gibi pamuk kadar yumuşak olanların ayakları savaş meydanlarında nasır bağlamış adamlara laf söylemesi ancak kendini kandırmaktan ibarettir...

Atatürk ölmüş gitmiş, ismini bir şekilde tarihe yazmış, yapıp ettiklerinin hesabını tıpkı bize soracağı gibi Ona da Allah soracak, diğer taraftan size göre önceden iyiydi sonra da kötü ise, son dönemlerini biliyor muydunuz? Bazı yanlış işlerinden dolayı tevbe edip etmediğini biliyor musunuz? Hayır. Peki islamiyette aslolan hüsn-ü niyyet beslemek değil midir? Ya dediğim gibiyse ahirette sizi Onun ve Zübeyde Hanım'ın elinden kim kurtaracak?(İyi insanımızı, hakiki müminleri tenzih ederim)


-Her türlü hile, hurda, rüşvet, torpil-iltiması yap, kuyu kaz,

-devletin araç gerecini özel işinde kullan, ihale hokkabazlıkları yap,

-haraç al, imam nikahı adı altında eşini boynuzla, işçinin hakkını gasp et,

- askere gitmemek için yalandan çürük raporu alıp vatana ihanet et,

- vergi kaçır sınav, sorularını söğüşleyip klikdaşlarına dağıtıp hırsızlık yap,

-millete "çocukları imam hatip okuluna gönderelim" vaazı verip kendi çocuklarını Robert kolejlerinde, Fransız okulunda okut,

-kendi tarikinden, kendi cemaatinden olmayanları tekfir et cehenneme yolla,

-ihaleyi kapmak için yüzüne yalandan (sünnetten uzak) bir kamuflaj sakalı bırak,  -

-terfi edeyim diye masana okumadığın Kur'anın mealini koy,

-patrondan ulufe çarpayım diye gümüş yüzük tak,

-genel müdür olabilmek için 30 senelik  boyalı-makyajlı hatununu numaradan süslümanize edip türban! tak,  

-kendi etrafını, akrabanı istediğin gibi terfi ettirip liyakatsiz bir sürü cahili yüksek makamlara getirip uzun vadede mülkü çökert,

-ehl-i liyakat dürüst insanları sürgün et, onların ailelerini perişan et,

-bir tane yetimi yedirmeyip, bir tane garibe el uzatmayıp, bir tane hastaya kan vermeyip  milyonlarca lirayı bir gecede 5 yıldızlı otelde zıkkımlan,

-sosyal medyada akşama kadar seninle aynı görüşten değil diye binlerce insana ana avrat söv, hepsini cehennem tık, akşam da otur 1001 kere sübhanallah virdi çek…..

Tüm bunları yapıp sen dinli ol, Mustafa Kemal dinsiz olsun….Öyle mi? Yukarıda söylediğim ahlaksızlıkları yapa yapa sen müslüman, Atatürk gavursa ortada ciddi bir tenakuz var.

Diyelim ki Mustafa Kemal büyük günahkârdı ya da ateistti, son demlerinde tevbe etti, Allah tevbesini de kabul etti günahları için de bu yurdun kurtarılmasındaki emekleri sebebiyle belki Onu affetti,,,Peki seni affettirecek hangi emeğin var? Dolayısıyla aynaya önce kendimizi arz edelim…Ne Gazinin mezarına bizi ne de Gazi'yi bizim mezarımıza koyacaklar…Herkes kendi hesabını verecek…Şu önüne gelene Kafir, zındık, yaftasını vurmayı bırakalım esas tehlike olan münafıklara karşı dikkatli olalım…Dikkat ediniz Peygamberimiz zamanında Müslümanlara en çok zararı münafıklar vermiştir.

Özetleyecek olursak, elbette Atatürk'ün de her beşer gibi günahları var, sövmeden saymadan eleştirilebilir, Biz tarihte kalmış olayları bugünlere taşıyarak yeni düşmanlıklar ve parçalanmışlıklar oluşmasın diye öğüt veririz.

Kurul televizyonun karşısına, al eline patlak mısırını… aç Kurtlar Vadisini ya da Diriliş Ertuğrul'u izle….Üstüne de bir coca cola iç geğir ve uyu….Ha ! dizileri izlerken arada bir bazılarınız Atatürk'e, Zübeyde Hanım'a bazılarınız Osmanlı'ya Kanuni’ye, içiyor diye 4. Murat'a  sövmeyi unutmayın….Olur ya bu sövmeleriniz sebebiyle belki ağır sanayide ve elektronik alanında dünyada birinci oluruz….

Haydi sövelim sayalım kalkınalım….Ver mehteri Salamon!!!! "

Bu yazının hemen 10 Kasım'ın akabinde yazılmış olması önemli. Bu minval üzere olan din görevlilerinin çoğalması ümidiyle….

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400