diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort

“CİHAT” SİYASİ BİR SLOGAN DEĞİLDİR !


Bu makale 2017-12-10 03:02:55 eklenmiş ve 309 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Kudüs'te 1500 yıldır Müslümanlar var.

Peygamberimiz (S.A.V.)'in mekanıdır.

Miraç mekanıdır.

3000 yıldır Filistin'de Yahudiler vardır.

2000 yıldır Hristiyanlar vardır. Hz.İsa'nın mekanıdır.

Kudüs Hz.Ömer döneminde Müslümanlar tarafından fethedilmiştir.

Hatta,Hz.Ömer Kudüs'e geldiğinde öğle namazını kılmak için oradaki kilisenin dışına çıkıyor ve kendisine namaz kılabileceği bir yer gösterilmesini istiyor. Kilisenin papazı büyük bir saygıyla :

“İsterseniz namazınızı kilisemizde kılabilirsiniz” der.

Hz.Ömer de :

“O vakit, ilerde burayı cami haline getirebilirler! Ben başka bir yerde namazımı kılayım” der.

Kudüs üç semavi dinin kutsal mekanıdır.

Burayı bir tek dinin mekanı gibi ele almak,hele siyasi bir kararla başkent ilan etmek her şeyden evvel bu şehrin ruhuna,kimliğine ihanettir. Akıl tutulmasıdır.

Trump neden böyle bir akılsızlık yaptı bilemem!

Belki siyasilerde sıkça örneğine rastladığımız bir iç politikaya ayar işidir ! Klasik bir popülist siyasetçinin seçmeni müşteri gibi görmesinden de olabilir!

Bu çok dinli şehirin İsrail'in başkenti ilan edilmesine Papa ve Hristiyan dünyası da tepki göstermiştir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan gezisinden önce bu konudaki stratejiyi şöyle açıklamıştır:

"Burada da sadece İslam ülkelerini değil, hatta Papa ile görüşme talebim oldu, onunla da bu akşam veya yarın sabah görüşeceğiz. Çünkü, burası Hıristiyanların da mabedi. Sayın Putin ile de görüşmemi yapacağım. Batı ülkeleri Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya ile de görüşmemi yapacağım. Çünkü bu artık sadece Müslümanların değil, adeta insanlığın görevidir."

Elbette bu oldu bittiye sessiz kalmayacağız.

Kudüs elbette bu çok dinli halini korumalıdır.

Kudüs'ün statüsü ve kültürel kimliği siyasi bir kararla "Ben yaptım oldu!" diyerek değiştirilmemelidir. 

Tepkilerimizi ortaya koyacağız .

Ama bu tepkileri ortaya koyarken söylediğimiz sözlere de dikkat edeceğiz !

Ortadoğu'daki ateşe bir odun da biz atmayalım!

Kudüs ve Filistin'e destek,ABD ve İsrail'i protesto yürüyüşlerini ve insani tepkileri "Cihat " çağrılarıyla ve söylemleriyle süslemek oradaki kalabalığın heyecanına ve kızgınlığına iyi gelebilir!

Aklıyla değil duygularıyla hareket eden insanlarda böylesi bir söylemin neyi tetikleyeceğini kestirmek zordur.

Söz döner dolaşır kullananı da vurabilir!

Önceliğimiz Türkiye olmalıdır.

Ayrıca unutmamak gerekir ki; Filistin'e Yahudi yerleşimini sağlayan ilk Arap- Yahudi anlaşması: Faysal-Weizmann Anlaşması'dır. Faysal denilen de İngilizlerle anlaşıp Osmanlı'yı arkadan vuran Şerif Hüseyin'in çocuğudur. Anlaşmanın imzalanmasından iki hafta önce Faysal, anlaşmanın Arap kamuoyunda hazmı için gereken sosyal, siyasi ve akli zemini sağlamak için şu demeci vermiştir:

"Sami ailesinin iki ana kolu olan Araplar ile Yahudiler birbirlerini anlıyorlar. Kendi kaderini tayin etme ve millet olma ilkelerinin rehberliğinde yürütülecek olan barış konferansında gerçekleştirilecek fikir teatisinin sonucunda, her iki milletin de amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda kesin bir ilerleme kaydedeceğini umuyorum. Araplar Siyonist Yahudileri kıskanmıyorlar ve onlara karşı adaletli bir şekilde davranmaya niyetliler ve Siyonist Yahudiler de kendi bölgelerinde adil bir şekilde davranılmasını sağlama niyetleri konusunda Arap milliyetçilerine güvence vermişlerdir. Türklerin Filistin'de çevirdiği entrikalar Yahudi yerleşimciler ile yerel halk arasında kıskançlığa neden olmuştu, ancak Araplar ile Yahudilerin amaçlarına dair karşılıklı anlayış kısa sürede, bu eski şüphelerin son izlerinin de yok olmasını sağlayacaktır."

Bize -Türkler'e- hangi gözle bakıldığını  ve Yahudilere nasıl bakıldığını daha açık  nasıl ve hangi cümleler anlatabilir ?

Bu yüzden milleti gaza getirecek ya da gazını alacak şekilde cihattan falan söz edip siyasi kazanım elde etmeye çalışmak yanlıştır.

Tepkiyse tepki !

Protesto ise protesto !

Müslüman olarak!

Ama yaptığımıza Cihat diyerek de insanların kafasını karıştırmamak lazımdır.

Papa'nın, Putin'in ve Hristiyan dünyasının  ABD ve İsrail'e  gösterdiği tepkiye ne ad vereceğiz o zaman ?

Bazılarının dilinde Cihat sadece Ortadoğu ve orada da sadece Araplar söz konusu olunca var!

Mesela Kerkük'te, Telafer'de, Karabağ'da Türkistan'da olanlara  gelince  cihat söylemi tedavülden kalkıyor !

Sanki ırkçılık yapılıyor? 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400