diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort

Bir El Atın Şu İşe… (Okumadan beğenme)


Bu makale 2017-12-26 11:59:49 eklenmiş ve 141 kez görüntülenmiştir.
Bedrettin Naim ARSLAN

Devletimiz sivil toplum kuruluşları bakımından altın yıllarını yaşıyor.

Tam sayısını ilgili kamu kurumlarının bile verebileceğini sanmıyorum. 

Her gün bir yenisi kurulmak için müracaat ediliyor, işlemleri devam edenler, oturmuş olanlar vs.

Her biri ayrı güzellikte. Gayeleri bir. İleri gitmek, Faydalı olmak…


Ek Sorumluluk Alanlar…

Kültür seviyesi yükseldikçe, kişilerin sorumluluk duyguları da artıyor, genişliyor. Bakıyorsun bir eğitim kuruluşu, kendi misyonunun dışında bir faaliyette proje sahibi olmuş. Bir başka kuruluşla birlikte. Ne güzel…


Eskiden sadece otel gibiydiler.

Yaşı müsait olanlar bir 15 yıl öncesini hatırlasın. Yurt-Kur'u  bir üniversite okuyan kişiye sorduğunuzda

Alacağınız cevap sadece üniversiteli öğrencilerin kaldığı, barındığı yer diyebilirdi. Esasen misyonu bu.  Dile getireceğim konu bu değil, vizyonu ile alakalı.

Bence basın mensubu arkadaşların, bu kurumlar ile iletişime geçmesi, neler yapıyorlar gözlemlemeleri, satır aralarında topluma aktarmaları lazım.  Ye, iç, yat yerimi ?… 

Son zamanlarda basında yer almaya başladı gerçi. Gençlerin sadece yatıp yemek yemediği yer olmadığı ortada. Artık gençler duyarlı. Kurum da öğrencilerini böyle motive ediyor destekliyor. 

Çeşitli aktiviteler… Belki de öğrencilerin bile yetişemediği şekilde… Her sosyal sorumluluk projesinde görmek mümkün. 

Fidan mı dikilecek, orman oluşturuyorlar, engelliler ile ilgili faaliyet mi var, hem hal oluyorlar, sanat mı dediniz, her dalda kursiyer onlar. Her biri donanımlı mühendis, mimar, öğretmen, psikolog, doktor adayı…


Elleri uzun, gözleri keskin…

Toplumsal olaylara çok duyarlı bir gençlik. Nere de bir eksik, gedik varsa tamamlamak, onarmak isteyen bir gençlik yetiştiriyorlar. Sanki devletin sırtında ki bir yükü almak, hafifletmek ister gibi. Muhtaç bir aile mi var, ellerinden geldiği kadar eksiğini tamamlama gayreti içerisindeler.  

Organize olmuşlar…

Kurumunda desteği ile organize olmuşlar hatta. Akut gibi, afad gibi, Tügva gibi, ihh gibi. Onlarla yarışacak durumda olmasalar bile yola girmişler. Ne güzel hareketler bunlar…

Şimdiler de bir başka faaliyet içerisindeler. Gebze ilçemizin güzide kurumlarından Gebze Kyk'lı gençler yeni bir faaliyet başlattılar.  Bu kış çocuklar üşümesin diyorlar.


Bir köy düşünün…

Küçücük mütevazi bir okul. Dar gelirli vatandaşların eğitim almaya çalıştığı. Pencerelerinde perdesi olmayan, yahut sobada yakacak kömürü, odunu yetersiz… Kabanı olmayan, yırtık ayakkabıları ile göl olan sudan geçme mecburiyetinde, suyun soğukluğunu iliklerine kadar hisseden. Sınıfına vardığında dakikalarca sobadan ayrılamayan, donan parmaklarını kalem kavramak için ısıtmaya çalışan… Beresi olmadığından saçları ıslanan, soğuk yağmur tanelerinin kurşun gibi minik kafalarına düşen…Çorabı, olmayan, kazağı, montu olmayan, kar topu oynamak için eldiveni olmayan minikleri düşünün…


Sizin yerinize düşünmüşler…

Bu gençler sizin yerinize düşünmüşler. Açmışlar yurtlarında standı. Basında yer aldı. “Herşey Çocuklar Üşümesin Diye” … Sloganları bu.  Bere topluyorlar, atkı, eldiven, çorap, ayakkabı topluyorlar. Ailelerinin kendileri için ayırdığı harçlıklarından artırarak yapmaya çalışıyorlar. Senin, benim. Onun yapması gerekeni üstlenmişler. Belki de aynı eksikliği kendileri de yaşarken…


Ne yapılmalı?

Bu proje sadece Gebze Yurdunu bağlayan bir proje değil gibi…  Bulunduğun yere yakın en yakın kyk yurduna git. İlişki kur müdürü ile, eğitim sorumlusu ile. Ne yapabilirim kardeşim de… Bir sigara paranı çoraba ver, atkıya ver teslim et onlara. İstersen Kızılay'a teslim et. Ama yap bir şeyler.

Bir el atalım şu işe hep birlikte.

Benden söylemesi…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 10 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400