diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort

HERHALDE YANİ ! NEYLE OLACAKTI ?


Bu makale 2017-12-27 11:08:34 eklenmiş ve 185 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Bugün köşemi, üniversiteden okul arkadaşım olan ve halen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk'a ayırdım.

Öğretmen atamaları veya atanamamaları ! konusundan mülakatlardaki torpile kadar eğitimin problemleri hakkında söylediklerine yer vereceğim.

Önce öğretmen atamalarındaki usulsüzlüklere dikkat çekiyor.

Öğretmen açığı ve ücretli öğretmen görevlendirilmesiyle ilgili söyledikleri dikkat çekici !

İki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarının bile ücretli öğretmenlik yapabildiğine dikkat çeken Koncuk, şöyle devam ediyor:

"Elimizde 500 bin civarında ataması yapılmayan öğretmen var. Buna rağmen bazı bölgelerde ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılıyor, İki yıllık meslek yüksekokulu mezunları, uzmanlık gerektiren zihinsel engelliler öğretmeni olarak görev yapabiliyor. 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Adana'da iki yıllık meslek yüksekokulu mezunu 37 kişi zihinsel engelliler öğretmeni olarak görev yapmış.  Oysa yıllardır atama bekleyen öğretmenlerimiz var. Biz niye bu öğretmenlerimizi atayamıyoruz?"

Öğretmenlerin probleminin sadece atama olmadığının altını çizen Koncuk; hali hazırda görev yapan öğretmenlerin de bir yığın problemleri olduğunu söylüyor.

Koncuk : "Bilindiği gibi, sözleşmeli öğretmenlik diye bir sistem ihdas edildi.  Bu sisteme göre öğretmenlere bulunduğu yerde 6 yıl çalışma zorunluğu getirildi. Yani ister evli olun, isterse çocuğunuz olsun, 6 yıl öğretmenler tayin isteyemiyor. Böyle bir anlayış olabilir mi? Öğretmenlerimiz kürek mahkûmu mudur ? " diye soruyor..!

Türk Eğitim-Sen olarak mülakata karşı olduklarını söyleyen Koncuk,  "Mülakat yöntemi torpili de beraberinde getiriyor. KPSS'de 90 puan alan bir öğretmen atanamazken, 60 puan alan bir öğretmen mülakat ile yani torpille atanabiliyor. Öğretmenlik mesleğini de bu şekilde nitelikli olmaktan çıkartıyorlar" diyerek mülakatlardaki adaletsizlik ve adam kayırmaya dikkat çekiyor.

Öğretmenlerin problemlerinin siyasi mesele olmaktan çok, Türkiye'nin gelecek davası olarak görülmesi gerektiğini bildiren Koncuk, sözlerini şöyle tamamlıyor:

"Öğretmenlerin problemleri, hepimizin problemidir. Her birimizin çocuğunu yetiştiren öğretmenlerimizdir. Dünyada imzamız olmasını istiyorsak, huzur ve mutluluk içinde yaşayan bir ülke olma iddiamız varsa, eğitime yatırım yapmaktan çekinmeyeceğiz. Gelişmiş ülkeler eğitim-öğretim faaliyetleriyle başarılı olmuştur. Dolayısıyla eğitime yatırım yapacağız. Öğretmenin meselesini kendi meselemiz gibi göreceğiz. Bunu en başta Milli Eğitim Bakanlarının ve Hükümetlerin görmesi gerekir." 

Şimdi buradan bakınca size nasıl görünüyor ama eğitim camiasındaki fotoğrafı net bir şekilde ortaya koymuş mektep arkadaşım.

Ya haklıdan yana olup güçlenecektir bu toplum,ya korkularına yenik düşüp güce teslim olacaktır.

Yani aslında problem kendisini doğrudan ilgilendirmese de ,çözüm  kendisindedir !

Yoksa?

Yoksa daha çook kamuya yerleştirilen eş,dost,akraba ve partili haberleri okuyarak " Bu kadarı da olmaz artık !" diye dövünüp "Allah belanızı versin!" diye beddualar ederiz!

Ehliyet ve liyakat modası geçmiş kavramlar mezarlığındadır şimdi !

“Dayım sağolsun!” ya da dayının yeride kim varsa o sağolsun !

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400