diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort

NİKSAR CEVİZİ VE SERGENLER -12-


Bu makale 2018-01-14 01:55:55 eklenmiş ve 42 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

Sergen, Ceviz Kırma Atölyesidir

 

Abdullah GÜVEN: Şimdi kadınların kabuklu ceviz kırma işini yaptıkları yere halk arasında sergen denir. Yani esasen ceviz kırma atölyesi. Bizler yani ceviz kırdıranlar daha çok ambar ifadesini kullanırdık. Ceviz ambarda hem depolanır, hem de kırılırdı. Sergen aslında cevizin serildiği ve kurutulduğu yer demektir.

 

Minyatür Sergen

 

Sefa ÖZDEN: Şimdilerde parti malı adı altında komşuların bir araya gelerek minyatür sergen diyebileceğimiz yerlerde iç cevizin kilosunu 3-4 liraya kırdıklarını öğrendim. Eskiden birisi ortalama 8-10 kg kırabilirken 16-17 kg ceviz kıranları ben biliyorum. Sonuç olarak  ceviz kıranların yevmiyeleri tarla çalışanlarının yevmiyeleriyle paralel gitmektedir. Tarımda çalışanlarda azalmış olduğu için yevmiyelerde yükselmiş oldu. 

 

Sergen, Depo, Ambar Hepsi Aynı Anlama Geliyor

 

Zafer BAŞAR: Hemen hemen herkesin ambarı vardı. Büyük olanların, büyük iş yaptıkları için tabi onların ambarları daha çoktu. Sonradan işler değişti. Niksar'a Ordu tarafından göçler gelmeye başladığı zaman, İsmetpaşa tarafında, Sarıboyun tarafında filan tekrar ambarlar açılmaya başladı. Bizim de Dörtyol'daki evin arkasında vardı, sonradan ikinci sergenimizi Kaymakamın lojmanının yan tarafındaki yerimizde açtık. Sergen, depo, ambar hepsi aynı anlama geliyor. Sergenlerin sayısı çoğalınca çalışacak işçi bulmakta zorlanmaya başladık. Tabii bu bizden çok Mustafa abi(Celepoğlu) gibi büyük iş yapanları etkilemeye başlamıştı. Sonradan buralarda işçi bulamadıkça bu büyükler Alahtiyan, Cer, Buhanı ve diğer köylere giderek sergenler açtılar.

 

Köyden Çocuğunu Okutmaya Gelen Kadın


Burada Niksar ekonomisine şöyle bir katkısı vardı o zaman. Köylerde okul yok. Evin ihtiyar hanımları anneanneler veya babaanneler Niksar'a torunlarıyla geliyor, ev tutuyor, çocuğu burada okuyor. Buraya geldiği zaman sergene devam ediyor; hem ceviz kırıyor, hem 5-10 kuruş para alıyor, hem evinin yakacak ihtiyacını karşılıyor, hem akşama kadar, kış mevsiminde olduğu için evde soba yakmıyor, hem sobalı yerde duruyor, hem kimseyi tanımadığı için orda 20-30 kadın tanıyor, haşır neşir oluyor. Bunlar önemli şeyler. Cevizi kırıyor, kırdığı cevizin kabuğunun yarısını alıyor, evde yakacak olarak kullanıyor. Günde bir kadın 8-10 kg iç çıkarır. Kırma parası somun ekmekle eşittir. Kadın bu günün parasıyla 10 kg ceviz kırar, 10 lira para alır, ekonomik katkı sağlamış olurdu. Eskiden ceviz ambarlarda kırılırdı. Kadın evinde odun yakmaz aynı zamanda kırdığı cevizin kabuğunu alarak yakacağını da temin etmiş olurdu. Yeni insanlarla tanışırdı. Şimdi işler değişti. Evde istediği zaman kırıyor. Ambarlar ortadan kalktı. Gezmeye gidiyorsa kırmıyor. Cevizin kabuğu kendisine kalıyor. Sigorta davası yok. Sefanın dediği  gibi o zaman 3-4 liraysa şimdi 5 lira.

 

Sergenler 100, 200, 300 Metrekarelik Alanlardır 

 

Ünal KAYNAR: Şimdi efendim Niksar'ımızda sergen diye tabir ettiğimiz işyerlerimiz var. Bazı yerler kiralık bazı yerler kendi şahsımıza ait olmak üzere bu sergenler 100, 200, 300 metrekarelik alanlar. İçeride uzun uzun masalar masaların üzerinde 5 kiloluk üzüm sandıkları ve bölmeler vardır. Bu bölmelere kabuklu cevizi alırlar. Önlerinde düzgün bir taş ve ellerinde çekiç olur. Önlerindeki taşın üzerinde cevizleri tek tek kırarlar. Mil diye tabir ettiğimiz tornavida biçiminde elips çivimiz vardır. Kör diye tabir ettiğimiz kısmık cevizleri, içi çıkmaz cevizleri bu mille çıkartırlar. 

 

Niksar'da Ellinin Üzerinde Sergen Vardı

 

Bizim sergencilik sezonumuzda 15 tane ceviz sergenimiz vardı; köyler ve Niksar olarak. Ve Niksar'ın bütün mahallelerine ceviz dağıtıyorduk. Üç günde bir kamyonla ceviz dağılıyordu, üç günde de bir kamyonla yine ceviz içi toplanıyordu. Bir taraftan toplanma, bir taraftan dağıtım. Senede, sezonda 800'le bin ton arasında ceviz kırıyorduk. Niksar'da 12 bin, 15 bin ton civarında ceviz kırımı yapılıyordu. 50'nin üzerinde işletme vardı; sergen olarak. Burada bizim kız çocukları cumartesi, pazar tatil olduğu için anneleriyle gelirlerdi. Onlar heveslensin diye onların markalarını ayrı yazardık. İsimleri ayrı olurdu. O zaman bin kişi, bin tane işçi oluyordu. 12 yaşında, 13 yaşında bu kız çocukları gelip daha güzel ceviz kırıyorlardı. Çünkü elleri alışıyordu. Yaşlı teyzelerimizden daha iyi uzmanlaşıyorlardı yani. Bizdeki ceviz kırımı ile ilgili şöyle bir rapor veriyim;  %50 randıman veren bir ceviz 100 kiloda 50 kilo iç vermektedir. Bizde o kadar uzman bir şekilde ceviz kırımı oluyordu ki; 100 kilo kabuklu cevizden elde edilen 50 kilo iç cevizin %70'i bütün çıkardı. Kelebek, yarım beyaz diye tabir ettiğimiz sağlam yarım ceviz. Ama şimdi dışarıda yani evlerde kırılan %50 randıman ceviz tam tersine %15 bütün veriyor,  %35 kırıklı çıkartıyorlar. Bu da fiyata çok büyük etki yapıyor.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400