diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort
antalya escort

SUN’İ GÜNDEMLER !


Bu makale 2018-01-16 23:10:08 eklenmiş ve 193 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Bu; “Devlet'in bekası” lafı ne efsunlu lafmış böyle !

Mübarek İsviçre çakısı gibi!

Her duruma gerekçe olabiliyor!

Biz nereden bilelim birilerinin siyasi geleceğinin adına "Devlet'in bekası” denildiğini !

Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekasından söz ediliyor sanıyorduk!

Meğer kastettikleri devlet bizim anladığımız devlet değilmiş!

Hastayı biraz daha fazla yaşatmak için ağzına pamukla su damlatma işinin adıymış meğer!

Peki, devletin bekası için bir tehlike var mı?

Elbette var !

  Devletin bekası,Yunanlılar adaları işgal edip, Türk Devleti'ni tehdit ederken hiç akla gelmiyor!

Çünkü hazretlerin gözünde devletin bekasıyla ilgili değil bu durum!

Suriye'de de ittifak kurduklarımız vardı hani!

Bugün geldiğimiz noktada Türk Devleti'nin masadan dışlanmasına ramak kalmış!

Hadi oturduk diyelim yanıbaşımızda da terörist ilan ettiğimiz adını durmadan değiştirdikleri YPG oturacak !

İdlib'deki sözüm ona cihatçı! teröristlerin hamisi pozisyonuna düşmüşüz !

Güneyimizde, Türk Devleti'nin bekasını gerçekten tehdit eden oluşumlar, devletçikler, kantonlar, her biri ittifak içinde olduğumuz ABD'ye, Rusya'ya,İran'a bağlı bölgeler ve bir de yıkmak isteğiyle yola çıkarıldığımız ama yolda yalnız bırakıldığımız Esat'ın Suriyesi ! 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bekasını tehlikeye sokan gelişmeler.

Ama biz, kişisel bekalarını kurtarmak için gerçekleri gizlemek üzere giriştikleri devletin bekası  ! adını verdikleri  ittifak tiyatrosunu diye seyretmekle meşgulüz !

Baraj ve ittifak konuşuyoruz !

Milliyet blog'ta bir blogger'in yazısından alıntı yaparak noktalayayım yazıyı :

“Fatih İstanbul'a girdiği sırada, Bizanslılar Ayasofya'da toplanmışlar, din ve bilim adamlarının melekler erkek mi yoksa dişi mi tartışmalarını dinliyorlarmış". Doğru mudur yanlış mıdır bilmiyorum. Çocuk aklımla buna inanmış olsam da bugün düşününce büyük ihtimalle gerçekliği olmayan bir hikayeden veya abartıdan ibaret gibime geliyor. 

Neyse, bu hikayenin doğru olup olmaması hiç de önemli değil zaten. Uydurulmuş veya abartılmış bile olsa, vermek istediği mesaj çok doğru ve önemli!

Bu gün bakıyorum da, halimiz, Bizanslıların halinden hiç de farklı değil.

Bundan birkaç yüzyıl sonra, Amerikalı bir çocuk, Meksikalı bir arkadaşına atalarının gücü ve kudreti hakkında böbürlenirken şöyle söylemesi muhtemeldir: 

"Atalarım, tüm İslam alemini kuklası haline getirmiş, bütün Müslüman ülkeleri parmağında oynatır, karşı gelenlerin ise ülkelerini başlarına yıkar, taş üstünde taş bırakmazken, Müslümanlar oturmuşlar: hangi elle yemek lazım, sol elle yemek yiyen cehennemde yanar mı; ayakta mı işemeli oturarak mı işemeli, pisuvara işemek dinen caiz mi; 

Tanrı demek günah mı, sadece Allah mı demeli; 

Hepimiz Ermeni'yiz diyenler dinden çıktı mı çıkmadı mı; peygamberin karikatürünü çizenin katli vacip mi değil mi; cima suretiyle oruç açılabilir mi diye tartışıyorlarmış; uzaya nasıl gideriz diye değil, uzayda kıble nasıl bulunur diye düşünüyorlarmış; 

O Sünni'dir bu Şii diye birbirlerini boğazlıyorlarmış". 

Bu örnekleri sayfalarca uzatmak mümkün.

İşte bütün bu tartışmaların, melekler erkek mi yoksa dişi mi tartışmasından ne farkı var? Ciddi ciddi bu konuları tartışıyoruz ve dışardan bakılınca, ne kadar komik olduğumuzun, ne kadar aptal göründüğümüzün farkında bile değiliz."

Katılırsınız veya katılmazsınız ama suni gündemlerle vakit kaybettiğimiz de  bir gerçek !

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400