diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort
antalya escort

SEN KAFANI TAKMA !


Bu makale 2018-01-22 23:47:43 eklenmiş ve 281 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Şöyle bir fıkra okumuştum. Ne zaman bir anlaşma, bir sözleşme, bir işbirliği duysam aklıma gelir !

“İneğin birisi mandıra sahibi ile sözleşme imzaladıktan sonra gözü son anda bir maddeye takılmış ve ister istemez sormuş garibim;

"Bir saniye hocam, burada 'Sütünün yanı sıra ayrıca etinden de yararlanılır' yazıyor."

Uyanık çiftçi pişkin pişkin bakıp şöyle bir süzmüş ineği ve bıyık altından gülerek geçiştiren bir edayla cevaplamış onun bu geç ve daha doğrusu artık nafile sorusunu:

"Ha o mu? Takma kafana, o her sözleşmede olan rutin maddelerden, arkadaşlar öylesine koymuş oraya."

İneği de mandıra sahibini de bilmiyorum!

Lakin ikili anlaşmalara dikkat etmek lazım. Düşülen pozisyonun hangisi olunduğunu da ortaya koyacaktır!

Gerçi bellidir kimin hangi role soyunduğu ama resmileşmesi için imza altına alınıp birinci ağızdan deklare edilmesi önemlidir !


                                                  *****

Aslında ekonomi alanında bir bilgim yok! Ama yumurtayı bilmek için de tavuk olmaya gerek olmadığını bilenlerdenim.

Soru şu:

Günümüzde gelişmiş ülkeler olarak adlandırılan ülkelerden hangisi, şu an bulundukları yere bizim gibi kendi iç pazarlarını dışarıya kayıtsız şartsız açarak gelmiştir ? 

Hiçbirisi elbette.

Tam tersine,bu ülkelerin hepsi, hem de oldukça uzun bir süre, milli sanayilerini oluşturup dış pazarlara hâkim hale gelinceye kadar ve hatta daha da sonrasında, yüksek koruma duvarları, yerli malı tüketimine ağırlık verme, yaşamsal alanlardaki yatırımların yabancıya satışından kaçınma gibi ekonomi politikaları sonucu bu duruma gelmişlerdir.

Bizim ülkemiz için uygun görmedikleri ekonomik uygulamaları kendileri bizzat uygulamışlar ve kendilerine göre yerli ve milli ekonomilerini oluşturmuşlurdır. Bize dayattıkları yanlış ekonomik uygulamaları da savunarak kendi milli ekonomilerine pazar açmışlardır!

Ürettiğimizi,patenti bize ait olanı bize kullandırmayıp,

muadilini bizim pazarımızda yine bize satmakta usta olmuşlardır.

Daha emekleme aşamasında boğazı sıkılan ekonomimiz dışarıdan vitesi ayarlanabilen konuma getirilmiştir!

Kendimize yettiği gibi ihraç ettiğimiz bazı kalemleri bile yurtdışından ithal etmeye başlamışızdır.

Bakın ithalini yaptığımız ürünlere ve bir zamanlar dünya pazarındaki ve yurt içindeki konumlarına.

Sadece Sırbistan'dan et, Bulgaristan'dan ot aldığımızı söylersem durum anlaşılır herhalde!

Tütüne, şekere, pamuğa, canlı hayvana yer kalmaz tarım ülkesi memlekette!

Ulus devletlerin modası geçtiğini sayıklayıp duranlar var ya hala!

Milliyetçi olunmadan nasıl "Yerli ve milli " olunuyormuş onun da formülünü biliyorlardır elbet ?

Ama şu soruyu da cevaplasınlar bi zahmet !

Milliyetçi düşüncenin üstüne basarak  milli ekonomiye ulaşılabilir mi ?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400