diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro
bayan escort
antalya escort

MAKSAT MAÇI KAZANMAK MI SEYİRCİYİ MEMNUN ETMEK Mİ ?


Bu makale 2018-01-28 04:23:30 eklenmiş ve 138 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Film deyip geçmemek lazım !

Yapımcı hem para hem de piyasa da yer bulmak ister!

Seyirci keyif almak ister !

Hele bir boksörün hayatıyla ilgili yarı belgesel niteliğinde olduğundan,seyirci aynı zamanda kahramanının kazanmasını da ister!

Ve ancak belki de bundan keyif alır!

Yapımcı kafasından geçenlere uygun bir senaryo yazarı bulur.

Kahramanımız-yani boksörümüz-,yoksulluktan  gelmektedir.

Güçlü olanlar onu hep ezmişlerdir. Hayat ona hep acımasız davranmıştır. Oturduğu eve benzer barınaklara bile her defasında el konulup başka yerlerde taşınması istenmiştir.

Ezilmişliğin hayata ve gücü elinde bulunduranlara karşı bir başkaldırışıdır hikaye. Ve tüm zulme uğrayanların,ezilmişlerin,

mağdurların vücut bulmuş şeklidir hikayenin baş kahramanı boksörümüz!

Ama içinde sakladığı bir volkan gibi patlamaya hazır gurur ve kibirini kimse bilmez!

Bilse bile hayatın bu acımasızlığına karşı direnen bu adama gururu da kibiri de yakıştırmaktadır seyirci !

Onun yediği yumruklarla büyüyen öfkesi, seyircideki öfkeyi de kabartmaktadır film boyunca.

Final maçına hazırlamış ve taktiği vermiştir hocası. Sahne hazırlanmıştır. Pardon ring diyecektim !

Karşısında çok uluslu bir projenin ürünü olan dev gibi bir rakip vardır. Korkmamaktadır çünkü  bütün seyirci desteği arkasındadır!

Hocası; ilk raundlarda rakip ne yaparsa yapsın cevap vermemek gibi bir garip taktikle çıkarmıştır onu ringe!

Raundlar birbirini takip eder.

Kahramanımız ,biten her raundun sonunda ya dudağı patlamış,ya kaşı açılmış ya da gözü morarmış bir şekilde köşesine çekilmektedir. Seyirci acıma hissi karışık bir hırsla onun patlama yapıp rakibi indireceği anı beklemektedir.

Ve son raunda gelinir!Yediği bir kontra yumrukla yere düşen kahramanımız,şöyle bir kafasını yerden kaldırır,seyirciye doğru morarmış gözüyle bakar onların kendinden ne beklediğini görür gibidir!

Sonra döner hocasına bakar.Hocası "Haydi şimdi tam vakti" der gibi eliyle işaret eder.

O motivasyonla kalkar ve rakibe peş peşe birkaç yumruk atar!Tam indireceği sırada gong çalar maç biter!

Maçı kazanamamıştır! Son raund seyirciyi memnun etmiş ,önceki raudlardaki beceriksizliğini unutturmuştur! Lakin maçı rakip kazanmıştır!

Çünkü yapımcı senaristten böyle bir senaryo istemiştir.

Maç kahramanımızın kazanması üzerine kurgulanmamıştır çünkü.

Amaç seyirciyi coşturmak ve aslında kazanıyormuş hissi oluşturarak kaybettiklerini unutturmaktır!

Senarist boksörün hocasına böyle bir rol yazmıştır. Seyircinin final sahnesindeki memnuniyeti maçı kazanmaya yetmemiştir!Zaten  seyircinin işi de maçı kazanmak değildir. Çünkü ne yumruk atmıştır ne de yumruk yemiştir !

Kahramanımız boksör salondan çıkıp sallana sallana evine giderken  bu senaryoda yer almanın pişmanlığı içerisindedir. Rol icabı da olsa zoruna gitmiştir yenilmek ama bir taraftan da bu yenilgiyle yeni bir mağduriyet alanı oluşturup bunu seyirci nezdinde sempatiye çevirebilirdi!En azından son raunddaki gayretini iyi pazarlamalıydı!

Ama kendini destekleyen seyircilerin, salondan ayrılırken  kazanamamanın biraz burukluğu olsa da keyif aldıkları ve kahramanlık özlemini giderdikleri bir gösteri maçı izlemişlerdir!

Seyircinin de anlatacak bir hikayesi vardır artık !

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400