NİKSAR CEVİZİ VE SERGENLER -25-


Bu makale 2018-04-11 00:50:06 eklenmiş ve 1482 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

Ceviz Benim Dünyam

 

Prof. Dr. Yaşar Akça: 1966 Sivas doğumluyum. İlk ve orta öğretimimi Sivas'ta tamamladım. Üniversite tahsilimi 19 Mayıs Üniversitesi'nde tamamladım. Yüksek lisanslı doktora eğitimimi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen hocanın danışmanlığında yürüttüm. 1994 yılında doçent,  2001 yılında da profesör oldum. YÖK bursuyla Kaliforniya Üniversitesi'nde cevizle ilgili araştırmalar yapıp, programları inceledim. Şili, Çin, Avrupa ülkelerinde İspanya, Fransa, Bulgaristan gibi değişik ülkelerde sadece cevizi inceledim. Dünyada ceviz nerde hangi araştırmalar yapılıyor, bu konularda araştırmalar yaptım.

 

Tabi şöyle söyleyeyim, ceviz benim dünyam. Van 100. Yıl Üniversitesi'nden Tokat'a gelmemin en büyük nedeni de ceviz. Ben doktora tezi olarak Gürün cevizini çalıştım, memleket Sivas olduğu için. Darendelilerin işlettiği Şire pazarı vardır. Hiç unutmam bizde Sivas'ın yerli ailelerinden birisiyiz. Annem beni bir ramazanda ceviz almaya gönderdi. Tabii o zaman böyle kırık ceviz filan yok sadece kabuklu ceviz var. Cevizleri aldım getirdim, kır kır boş çıkıyor. O zaman üniversite dördüncü sınıftayım, hiç unutmam misafir gelecekti Almanya'dan. Annem dedi ki; Ya oğlum dedi, bir de ziraatçı olacaksın dedi. Daha bir cevizin kalitelisini seçemiyorsun dedi. Bunu sana öğretmedilerse bu iş nasıl olacak falan dedi. Ben de dedim ki; Anne, bu cevizi alırken kırmak istedim kırdırmadılar. Ondan sonra şimdi tabi bir baktım orda Niksar cevizi yazıyor. Fiyatı o zaman iyi hatırlıyorum, annemin bana verdiği parayla üç kilo ceviz alacaksam, Niksar cevizinden bir kilo alıyorum. Niksar cevizinden aldım ve eve getirdim ve annem kırdı. Bembeyaz  kehribar gibi. Hiç unutmam annem dedi ki; Oğlum aferin, sen bu işi öğreneceksin filan dedi. Benim Niksar cevizi ile ilk tanışmamın hikayesi böyle oldu.

 

"Niksar'da Ceviz Çok Önemli Evladım" Dedi, Mümtaz Hoca... 

 

Akademik hayatımızda Van 100. Yıl Üniversitesi'nde doçent oldum. Prof. Dr. Mümtaz Turgut Topbaş Hocam beni Tokat'a ve üniversiteye davet etti. Geldim, kendisini ziyaret ettim. Niksar'da ceviz çok önemli evladım dedi. Niksar'ı bir gezdim ki, aman Allahım! Her taraf ceviz ama ne ceviz ağaçları, anıt ağaçlar. Sergenleri gezdim. Ünal (Kaynar)ağabey ile o zaman tanıştık, çok beyefendi biri. Niksar'daki cevizleri anlattı. Sonra eczacı Mehmet Tepebaşı'nın rahmetli babasıyla tanıştım. Dedim ki  ya ben buraya gerçekten gelirsem kendimi geliştiririm, ceviz konusunda yapmam gereken projeler falan var, bu projeleri daha iyi yaparım diye Tokat'a Gazi Osman Paşa Üniversitesi'ne geldik. Sene 2001, Türkiye de ilk defa "Birinci Ulusal Ceviz Sempozyumu"nu yaptık Tokat'ta. Tabi ondan önce Mümtaz bey bize aylık değil haftalık görevler verirdi. Sene 1997, daha geldiğimin ilk haftası şimdi bana dedi ki; Bak Yaşar Hoca, sana bir hafta müsaade, Niksar ceviziyle ilgili bir rapor hazırla dedi. Arabayı da verdi altıma tabii bunlar unutulmayacak şeyler. Mümtaz Bey'in zamanında Niksar'da üç toplantı yaptık cevizle ilgili. Baktık ki buraya büyük projeler lazım ve işe öyle başladık. Ben akademik hayatımda otuzdan fazla öğrenciye yüksek lisans ve doktora yaptırdım. Örnek veriyorum üç öğrencime Niksar'da yüksek lisans tezi ve bir öğrencime de yine Niksar'da doktora tezi yaptırdım sadece cevizle ilgili. 

 

Jandarma Komutanı, Sen Kimsin Kardeşim Dedi

 

Jandarmanın karşısında o köşede aman Allahım, en az yirmi otuz tane büyük kütürde ceviz ağaçları kesilmiş yatıyor. Bunlar nasıl kesilir filan diye bir hızla önce jandarmaya gittim. Jandarma komutanı, sen kimsin kardeşim dedi. Kimliğimi gösterdim dedim ki; benim ismim Doç. Dr. Yaşar Akça, ben ceviz uzmanıyım, bunları kestirmememiz lazım dedim. Dedi ki hocam kanunen bunların raporu varsa kesebilir dedi. O hızla Tarım İlçe Müdürlüğü'ne,  Orman teşkilatına ondan sonra baktık ki burada bu iş olmayacak valiliğe gittim.  Tabii hemen Ayhan Nasuhbeyoğlu vali o zaman, özel kalemine geldim, vali beyin bir hafta randevusu yok dediler, görüştürmediler beni.  Allah Allah, ya ne yapalım ne edelim derken "Ceviz katliamı yapılıyor" şeklinde önce yerel peşinden de ulusal basına -Hürriyet, Milliyet- yansıdı ve tabi bir hareketlilik oldu. Ondan sonra vali bey beni çağırdı, hocam bunlar ne iş oluyor dedi ben de anlattım. Sonra Vali bey bir vali yardımcısını çağırdı dedi ki, çok güçlü iradeli bir yazı yazacaksınız Niksar'da Tokat'ta bir ceviz ağacı kesilirse ben raporu göreceğim dedi. Ceviz ağacı daha kesilmeyecek dedi. Bu bana müthiş bir heyecan verdi; bir tarafta arkanızda üniversite yönetimi ceviz ile ilgi çalışmamaları destekliyor, diğer tarafta valilik böyle bir güvence verdi. İşte  o zaman dedik ki bizim Niksar'la ilgili marka yolculuğunu, ekonomik yolculuğu başlatmamız lazım. Şimdi çalışmalara önce nereden başladık? Mesela Kayhan Argun benim öğrencimdir, teker teker motosikletle gezdik, Niksar da en iyi cevizleri bulduk. Envanterleri çıkarttık, doktora tezi yaptık ve peşinden dedik ki bunu kurumsallaştırmamız lazım ve ne yaptım şunu yaptım. Niksar cevizinin patentini aldım, ulusal bir ceviz çeşidi olarak. "Niksar1" cevizini, kedi adıma değil hocam, bir şirket adına değil, bunu üniversite adına yaptım. GOPÜ'nün şu anda iki ceviz çeşidi vardır. İkisi de Niksar'dan tescillenmiştir. Şu anda Türkiye milli çeşit listesinde Niksar var. Sonra bir çeşit daha ıslah ettik.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250