istanbul escort

denizli escort izmir escort izmir escort izmir escort kusadasi escort

“İYİ PARTİ” CUMHURBAŞKANI ADAYI MERAL AKŞENER İÇİN 100 BİN İMZA


Bu makale 2018-05-07 01:48:07 eklenmiş ve 423 kez görüntülenmiştir.
Yusuf UÇAR

Eğer öne çıkan engeller 100 bin imza ile yıkılıyorsa işte size yüz binlerce imza… Türkiye'nin her yerinde… İYİ Parti binaları önünde insanlar sel olup aktı. İmza vermek için Seçim Kurulu önünde kuyruklar oluştu. İnsanlardaki heyecanı, enerjiyi ve birlikteliği bir görebilseniz şaşar kalırsınız. Bunlar düğüne mi bayrama mı gidiyorlar dersiniz?

Devlet Bahçeli “FETÖ'nün siyasi ayağı varsa, seçmen ayağı da vardır. Zannediyorum,100 bin imza verecek kişi içinde FETÖ, PKK desteğiyle ilgili araştırma yapılacaksa, ne kadar ByLock araştırma kullanıcı var, bunlar kimin etrafında toplanacaksa önemli bir gelişme olacaktır…”gibi sözler söyledi.

Bahçelinin bu sözleri utanç vericidir. Tehdit kokan bir açıklama… Aslında bu sözler seçmene doping etkisi yaptı. Caddede kime rastladıysam şunu söylüyor: “İmza vermeye gitmeyecektim. Bahçelinin sözlerini duyunca sinirlendim. FETÖ ortağını görmüyor da seçmeni FETÖ'cülükle suçluyor. Yatağımdan kalktım kahvaltı yapmadan imza vermeye geldim. Herkes seçmenin iradesine saygı göstermelidir.”

İYİ Parti Tokat İl Başkanı M. Afşin Ünverdi ve Merkez İlçe Başkanı Nermin İspirli Kurddan  ve basın mensupları önde; partili partisiz bayanlar ve gençlerin çoğunlukta olduğu, vatanını ve çocuklarının geleceğini seven ve parlamenter sistemden yana olan herkes imza  vermek için Seçim Kurulu'na gitti.

Ellerinde Türk bayrağı hep bir ağızdan “Cumhurbaşkanı Meral Akşener” sloganıyla Seçim Kuruluna gidildi. İl Başkanı Ünverdi, basın mensuplarına bugünlere nasıl gelindiğini ve neden 100 bin imza toplanması gerektiği konusunda basın açıklaması yaptı.

Meral Akşener, MHP kongresine aday olduğu günden bugüne kadar Türk siyasi hayatının belki de en büyük baskı ve algı operasyonlarına muhatap oldu.

15 Temmuzdaki darbe teşebbüsü ihanetinden sonra akıllara bir algı yaratılmaya başladı, baskı ve iftiraya maruz kaldı.

Geri adım atmadı ve dik durdu.

Partileşme sürecinde de aynı baskılar bürokrasinin de eklenmesiyle devam etti.    İleriyi gören Meral Akşener, “Bir sene sonra erken seçim olacak” dedi. Erdoğan'ın “Erken seçim istemeyi vatana ihanet olarak görürüm” şeklindeki ağır ifadelerle reddettiği Meral Akşener'in erken seçim öngörüsü yalnızca 20 gün şaştı ve erken değil baskın seçim kararı alındı.

Ve seçim kararıyla birlikte seçime sokulmama baskıları oluşmaya başladı.

YSK'nın çeşitli ayak oyunları ve çelişkili açıklamaları neticesinde;  cumhurbaşkanı adayı olabilmek için 100 bin imza gerektiğini kamuoyuna açıkladı.

Kaldı ki İYİ Parti'nin( mecliste grubu olmadığı için) seçime katılması sorunu çözmüyordu.

CHP sonuçta tarihi bir adım attı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun “iktidar olmak istemediği”, sürekli AKP'nin izinden gittiği gibi düşünceler dağıldı.

CHP'den 15 milletvekili İYİ Parti'ye geçerek Türk demokrasisi bir zafer daha kazandı.

15 vekilin CHP'den İYİ Parti'ye geçmesiyle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile Kılıçdaroğluna hücumlar başladı. Bilen bilmeyen kursaklarında ne varsa kusmaya başladı.

Hangi kanalı açsanız, hangi internet sitesine girseniz herkes İYİ Partiyi konuşuyor.

Tek sesli medya arasında en dikkat çeken yorumlar ise cumhur ittifakından geldi.

.Alelacele açıklamalar; hakaretler, yakıştırmalar, iftiralar… Ne ararsanız vardı.

Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ, “Siyasi ahlaksızlık, siyasi mühendislik,”

AKP Grup Başkan Vekili Bülent Turan “Ahlak dışı birliktelik”,

AKP Sözcüsü Mahir Ünal, “Siyasi onursuzluk”,

AKP Milletvekili Burhan Kuzu, “Kemal Bey'in basiretsizliği”,

AKP Siirt Milletvekili Yasin Aktay “İki çıplak bir hamama yakışır.”,

İki adım ilerisini göremeyen ve 3 Mayıs Türkçüler Günü'nü “Milliyetçiler Günü” ilan eden asrın lideri Devlet Bahçeli “Çatırdama ve siyasi çürüme”, 

MHP Grup Başkan Vekili Erkan Akçay “Siyasi zübükler”,

Tepkilerden en ilginci ise AKP Parti Genel Başkan Yardımcısı Musatafa Ataş'ın söyledikleriydi. Ataş, “Ezanlarımızı susturamayacaklar.” dedi.

15 Milletvekilinin İYİ Parti'ye geçişini Güneş Motel olayına benzettiler. Güneş Motel olayında 11 milletvekili partisinin değiştirip bir başka partiye geçtiler. Biri hariç 10'nu geçtiği partide bakan oldu.

Meral Akşener'e iftiralar aralıksız devam etmeye başladı.

Hâlbuki Meral Akşener: “Gelsinler… Benim kendimden, yani abdestimden şüphem yok… Ben onlar gibi daha başbakan ve cumhurbaşkanı olamadan Beyaz Saray'larda ağırlanmadım. ABD'ye gidip icazet istemedim. Sözler vermedim. Onların isteğiyle BOP  Eşbaşkanı da olmadım…”diyor.

Meral Akşener, İçişleri Bakanı olduğu zaman 5816 sayılı kanunun uygulanması için çıkardığı genelgeyi Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlığa ve bakanlığının bütün birimleri ile 81 ilin valiliğine gönderip Fettullah Gülen cemaati dâhil tüm İslami gruplar konusunda uyarıda bulunuyor.

Hükümet-TSK işbirliğini esas alan EMASYA protokolünde yine Meral Akişener'in imzası vardır ki hatırlayın EMASYA'yı AKP iktidarı ile FETÖ birlik olup kaldırmışlardı.

AKP'nin Akşener'e  FETÖ'cü demesi  suçluluk ifadesidir.

Genelge. “Özel yurt ve vakıf okullarının denetim altına alınması, kanuna uygun olmayanların kapatılması ve sorumlular hakkında işlem yapılması,

-Güvenlik güçlerince durum izlenerek Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal ettirilecektir…”

28 Şubat'ta Meral Akşener'in dik duruşundan ve demeçlerinden rahatsız olan Genelkurmay, bizzat İstihbarat Başkanı Çetin Sener üzerinden İçişleri Müsteşarı Teoman Ünüsan'ı aracı kılarak şu mesajı gönderiyor:

“Akşener haddini aşmasın. Onu İçişleri Bakanlığı önünde kazığa oturturuz.”

Meral Hanım bu mesaja şu karşılığı veriyor: 

“Teoman Bey hemen Çetin Saner'i ara ve 'Meral ben tarihçiyim, iyi bilirim, Kazıklı Voyvoda homoseksüeldi,' diyor de!”  Ondan sonra Teoman Ünüsan'dan çıt çıkmaz.

İçişleri Bakanı Olduğu zaman, Alaattin Yüksel'i Emniyet Genel Müdürlüğünden almasına rağmen Yüksel günlerce makamının kapısını kilitleyerek görevinin temsil etmedi. Bunun üzerine Meral Akşener kilitli kapıyı kırdırarak atadığı Kemal Çevik'i makamına oturttu. İlginç olan husus Akşener topu Başbakan Çillere atıyor.

28 Şubat'ta Meral Akşener, türbanlı öğrencileri Üniversite'ye almayan rektörleri kastederek türbanlı kız öğrencilere şu çağrıları yapmasıdır:

“Kazıyın saçlarınızı...Bir çuvala koyun..Rektörlerin yanına gidin.Sen kıl-tüy istiyormuşsun diyerek çuvalı orada bırakın.Sırf bu yüzden saçlarımı ben de kazıyabilirim.”

Akşener o günlerde şu sözleri de etmişti:

“Başörtünüze uzanan elleri kırarım.”

Akşener meydanlarda şunu da söylemişti:

“Bir kadın mitinginde 'Kahrolsun Şeriat' diye bağırdılar. Karşı çıktım. Çünkü 'şeriat bana göre İslâm'dı. Hükümete bağırın çağırın ama bunu demeyin',dedim”

Akşener dik durmayı bilen bir liderdir.

Fethiye'deki konuşmasında Cumhur ittifakının sözcülerine Meral Akşener, “Bana engeller çıkarırsanız başınıza gök kubbeyi yıkarım.”der. Bu konuşma günlerce medyada ve halk arasında en çok konuşulur. 

Halkın bağrından çıktı geliyor. Bir umut, bir ışık. Herkesin umudu.Ummadığın bir yerden,ummadığın bir zamanda…15 yıldır olmadığı kadar güçlü…Tsunami dalgası koptu geliyor.

Murat İde'nin dediği gibi:  

“Göreceksin, iyi insan olarak, yalnız değilsin..

Çünkü  

Çıktı bu milletin bağrından, çıktı geliyor…

Ve unutma, iyiler hep, en kötü zamanda kazanıyor.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200