istanbul escort beylikdüzü escort şirinevler escort

VEFATININ 35.YILINDA NECİP FAZIL


Bu makale 2018-06-23 13:19:09 eklenmiş ve 1220 kez görüntülenmiştir.
Soner Adıyaman

Türk edebiyatının tartışmasız en önemli şairlerinden biridir. Necip Fazıl adı geçtiğinde, toplumun hemen hemen her kesiminde onun Sakarya Türküsü, Çile, Kaldırımlar, Zindandan Mehmet'e Mektup gibi birçok şiiri hafızalara kazınmıştır. Sadece şair midir Necip Fazıl ? Tabi ki hayır. Necip Fazıl bir tarihçidir, tiyatrocudur, tasavvuf ehlidir, alimdir, mütefekkirdir. Yani Necip Fazıl kalem oynatılabilecek her alanda söz sahibi olmuş büyük bir değerdir. Üstad sağcının olduğu kadar solcunun da şairidir. Yıllarca edebiyatımız farklı ideolojiler üzerinde konumlandırmaya çalışmışlardır. Nazım Hikmet denildiğinde komünist, Necip Fazıl denildiğinde gerici, muhafazakar demek Türk edebiyatına ihanet etmektir. Evet, İhanet diyorum, bu değerli iki şahsiyet bu toprakları en iyi anlatan şairlerimizdir. Türk edebiyatının kilometre taşlarıdır.

Necip Fazıl, ilk şiir kitabı Örümcek Ağı'nı 1925 yılında çıkarmıştır. Şair 1928 yılında yazdığı Kaldırımlar şiiriyle dikkatleri üzerine çekmiştir. ''Kaldırımlar Şairi'' olarak anılmaya başlamıştır. Necip Fazıl 1929-1936 arasında 17 sayı Ağaç dergisini çıkarmıştır.1943-1971 yılları arası Büyük Doğu dergisini yayınlamıştır. Bu dergide Doğu ile Batı'yı birleştirmeyi başarmıştır. Hayatının dönüm noktası kuşkusuz 1934 yılında Abdülhakîm-i Arvâsî ile tanışmasıyla olur. Bu tanışma Üstadın fikir dünyasını da değiştirir. Farklı eğilimlerden kurtulan üstad artık tasavvuf yoluna girmiş, Allah ile hemhal olmuştur. Kaldırımlar şiirini tahlil edersek üstadın değişim hikayesini daha net görürüz.

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; 

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.

Yolumun karanlığa saplanan noktasında,

Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Bu dizeler Necip Fazıl'ın daha çok ilk dönem şiirlerini yansıtıyor. Arvasi hazretleriyle tanışmadan önceki hayatının bir özeti gibidir. Tüm parasını kumarda kaybetmiş bir ruh haliyle sokakta yürüyen bir genç…Necip Fazıl'ın gençlik yıllarında kumara düşkünlüğü kuşkusuz herkesin malumudur.Mısralardan da anlaşılacağı gibi bu yolun karanlık ve çıkmaz bir yol olduğunun farkındadır Üstad. Kaldırımlar şiiri işte böyle bir ruh haliyle yazılmıştır. 22 yaşında yazdığı bu şiirle Türk edebiyatında varlığını hissettirmiş, geniş kesimler tarafından tanınmasına vesile olmuştur. 21 yaşında Fatih nasıl İstanbul'u fethettiyse, Necip Fazıl da 22 yaşında Türk edebiyatında gönülleri fethetmiştir. Sakarya Türküsü şiirinde farklı bir Necip Fazıl vardır.

Üstad, Sakarya Türküsü'nü 1949 yılında trenle bir Ankara dönüşü, bozkırlar arasından yol boyunca kıvrıla kıvrıla akışını seyrettiği Sakarya nehrinin verdiği ilhamla yazmıştır. Bu şiir şairin sosyal içerikli şiirlerinden biridir. Şiirin konusu ise Türk milletinin 1940'lardaki durumudur. Necip Fazıl kafasında kurguladığı dünyayı bu şiirin dizelerine serpiştirmiştir. Örneğin; şiirde geçen benimse alınyazım, yokuşlarda susamak mısrasında yorulmadan, zahmet çekmeden, büyük bir mücadele vermeden bu davayı kazanmak mümkün olmadığını ifade etmektedir. Yine şu mısralarda;

Her şey akar ,su ,tarih,yıldız,insan ve fikir;

Oluklar çift ;birinden nur akar,birinden kir.


Burada bir mücadeleden bahsediyor, İyi ya da kötü mücadelesi. İyi ve kötü, doğru ve yanlış hep yan yana birlikte birbirleriyle mücadele ede ede gelmişlerdir. Bu mücadele aslında insan oldukça devam edecektir. Şair bir fikir adamıdır, gelecekteki dünyayı Sakarya kimliği üzerinden anlatmaktadır. Sakarya, Milli Mücadele yıllarında büyük kahramanlıklar göstermiştir. Bir toplumun bağımsızlık için işgalcilere başkaldırışının simge yeridir. Üstad da Sakarya'nın böyle bir mücadeleyi kaldırabilecek  potansiyele sahip olduğunu görmüştür.

Necip Fazıl kimliği aslında iki döneme ayrılır. 1934 yılında Abdülhakîm-i Arvâsî ile tanışması öncesi ve sonrası olmak üzere iki döneme ayrılır.1934 yılı öncesinde daha bireysel ve dünyevi bir hayat sürmüştür. 1934 yılı sonrası ise daha uhrevi bir hayata sahip olmuştur. İşte incelediğimiz şiirlerde de bunları görmekteyiz. Kaldırımlar ilk dönemi, Sakarya Türküsü ise ikinci dönemi temsil etmektedir. Günümüzdeki Necip Fazıl 1934 sonrası kimliğin bir tezahürüdür.

Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri olan Necip Fazıl Kısakürek, 25 Mayıs 1983 tarihinde vefat etti. O, ortaya koyduğu eserleriyle, fikirleriyle Türk gençliğine rehber olmuştur. Vefatının 35. yılı dolayısıyla kendisini rahmetle anıyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›