istanbul escort

denizli escort izmir escort izmir escort izmir escort kusadasi escort

ATATÜRK'Ü ANARKEN!


Bu makale 2018-11-10 00:56:52 eklenmiş ve 228 kez görüntülenmiştir.
Yusuf UÇAR

Atatürk'ü vefatının 80.yıldönümünü kutlayacağımız 10 Kasım da onunla ilgili çok şeyler söyleyeceğiz. Bu methiyeden ileri gitmeyecek.
Bugün bağımsız ve ülkesinin her köşesinde ay yıldızlı bayrağı şerefle dalgalanan, sınırlarında kahraman Mehmetçiklerin korkusuzca ve gururla nöbet beklediği Türkiye'mizde, Atamızın ne denli büyük bir insan olduğunu anlamak belki güçtür.
Onun büyüklüğünü anlamak için tarihin yapraklarını geri çevirip, milletimizin yaşadığı o karanlık günleri unutmamak gerekir.
10 Kasımlar hep ağlayıp puflayıp iç geçirdiğimiz günler oldu. Onu şekillerde değerlendirip anlamaya çalıştık.1980 askeri darbesi günlerinde her yere heykellerini dikip zorlamayla özel ve devlet kurumlarına Atatürk köşeleri yaptırıp fikirlerini ön plana çıkarmak gerekirken onu hep yapma suretlerinde aradık. Halkın gözünden düşürmeye çalıştık.
Kimse kusura bakmasın, bizler Atatürk'e saygı göstermeyi pek bilmeyiz. Adeta Atatürk'ü halka mal etmeye ambargo koymuşuzdur.
Resmi günlerde ve siyasi çekişmelerde kalkan ve koz olarak kullanmak âdetindeyizdir. Hele şu son yıllarda başta annesi Zübeyde Hanım ile eşi Latife Hanıma belli kesimlerden olmadık ahlaksız sözler söylendi. Bu haftalarca da TV'lerde tartışıldı.
Atatürk ve kader arkadaşı İsmet İnönü'ye “iki ayyaş” denildi. Atatürk'e onun şahsında hakaretler edildi. Fesli tarihçi, yazar ve çizerler tarafından günlerce medyada olumsuz ifadeler kullanıldı. Atatürk ve silah arkadaşlarını siyaset malzemesi yaptılar.
Atatürk'ü halkın gözünden düşürmek için bir milletvekili “Yunan tarihinde İstiklal Savaşı olmamıştır. Böyle bir şey yazmıyor.”ifadesini kullanmıştır.
Bazı kesimler Atatürk'ü kullanmışlardır. O'nu hep masa başında içen ve bütün devlet meselelerini içki masalarında görüşen bir devlet adamı olarak göstermişlerdir. Bu O'nu bir kesimin gözünden düşürmeye neden olmuştur.
Yine bir kesim O'na insanüstü vasıflar yükleyip ve putlaştırmaya çalışmışlardır. Halbuki o da bizim gibi insandı. O'nu, adeta bir anatomi masasına yatırırcasına insan, devlet adamı, ordular başkumandanı olarak beşeri hasletleri ile incelemeyi ve halka tanıtmayı günah saymışızdır.

Şu unutulmamalıdır, onun sevgisinin ne korumaya ihtiyacı vardır ne de artırılması için bir çabaya… Atatürk'ü anlamak için onun mirasına sahip çıkmak gerekir.
Zaman içerisinde Türk milletinin bağlılığının, saygısının ve şükran hislerinin başka hiçbir benzeri görülmemiştir. Onun sevgisinin ne korunmaya ihtiyacı vardır ne de artırılması için bir çabaya..Sembolü de büstleri değil,öldüğünde on yedi milyon olan,nesilden nesile çoğalıp yüz milyonları bulan yüreklerdir. Elbette sayılar ölçüsü değildir.
Onun tahtı Türk milletinin kalbidir, vicdanıdır, aklıdır. Atatürk Türkiye'dir. Türkiye Atatürk'tür.
O'nu anlamanın en doğru yolu bilimden güç almak, çalışmak, gaflete düşmemektir. Atatürk gibi düşünmek ve onurlu yaşamaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini Türk Milletine ait bir devlet olduğunu kabul etmek istemeyenler; Türk, Kürt, Laz, Çerkez… Diyerek Türk Milletini etnik gruplardan herhangi biri gibi halka kabul ettireceklerini sananlar, bu zamanda yanılmış olduklarını anlamış olmalıdırlar.
Türk'e, Atatürk'e, Cumhuriyet'e karşı tavır koydukça Türk milletinin ve özellikle Türk gençlerinin bu kavramlara daha çok sarıldıklarını artık görmüş olmalıdırlar.
AND'ımız okullarda artık okutulmuyor. ”Ne Mutlu Türk'üm Diyene!” yazılmıyor. Ama halk coşku ile salonda, sokakta bir bayram havasında söylüyor ve fener alayları ile onun eseri Cumhuriyeti kutluyorlar..
Bir söz vardır; “Fikirler topla tüfekle yıkılamaz”.
Bütün bunların anlamı açıktır:
Atatürk: “Ben her şeyden önce bir Türk milliyetciyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapatacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum.
Milli birliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır. Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.”diyor.
Türk halkı da:
Biz Müslüman Türk'üz, Türk milletindeniz. Biz Türk'üz, Biz buradayız ve biz burada durdukça siz o meşum emellerinize asla ulaşamayacaksınız.
 “Ey Türk Gençliği;
Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”diyen Atatürk'ü:
Vefatının 80.yılında, silah arkadaşlarını şükran ve minnetle anarken Büyük Türk Milletine, O'nun yolunda aydınlık ve mutlu nice yüzyıllar dilerim.
Ne mutlu kendini Türk hissedene…
Allah Türk Milletini korusun ve yücelsin!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200