istanbul escort beylikdüzü escort şirinevler escort

DİNİN MUHATABI İNSANDIR !


Bu makale 2018-12-06 00:54:59 eklenmiş ve 124 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Evet dinin muhatabı insandır. Devlet değildir.
“Din; akıl sahiplerini, kendi tercihleriyle mutlak hayra ve nimete sevk eden, Allah tarafından konulan ilahi prensipler bütünüdür.
Buna göre din, akıl sahibi gerçek kişileri muhatap almakta ve onların bilerek, isteyerek özgür iradeleriyle yaptıkları eylemlerine değer vermektedir. Baskı ve cebir yoluyla yapılan bir eylemin dini açıdan bir değeri yoktur.
(…)
Devlet ise belirli bir ülkede yaşayan insan topluluğunun, egemenlik ve bağımsızlık temelinde oluşturduğu siyasal örgütlenme olarak tarif edilmektedir. Bu tarif, devletin metafizik veya siyasi anlamda bir kutsallığının olmadığına işaret etmektedir. Devlet, bireylerin doğal, insani ilgi ve ihtiyaçlarını karşılamak için vardır. Yaşama, güvenlik, adalet, özgürlük, bu ilgi ve ihtiyaçların en temel ve tabii olanlarıdır.
Kur'an'da ve sünnette devlet örgütlenmesi ve devletin yönetim şekliyle ilgili özel ve ayrıntılı hükümlere yer verilmemektedir.
(…)
Hz. Peygamber'in hem dini lider hem de devlet başkanı olmasına bakarak İslam'ın teokratik bir siyasi düzeni öngördüğünü söylemek mümkün değildir. Peygamberler müstesna kişiliklerdir. Hz. Peygamberimiz Medine'de peygamberlik misyonunun yanı sıra, devlet başkanlığı görevini de üstlenmiş, ancak siyasi icraatında sürekli olarak halkla istişare yoluna gitmiştir. Onun, önemli, önemsiz, dünyevi işlerde ve alacağı siyasi kararlarda arkadaşlarına danıştığı, zaman zaman verdiği karardan vazgeçtiği, ikna olmasa da çoğunluğun kararına uyduğuna dair örnekler pek çoktur.
(…)
Kur'an'da yer alan ayetlerde mutlak hákimiyetin yüce Allah'a, yeryüzündeki siyasi egemenliğin de halka ait olduğu anlaşılmaktadır. Bugün yönetimde halkın iradesini esas alan Cumhuriyet sisteminin İslam'a karşıt olduğunu söylemek mümkün değildir.
(…)
Şunu da ifade edelim ki, İslamiyet'te din hizmeti veren kişiler gibi devlet hizmetlerini yürüten kişilerin de kutsallıkları ve dokunulmazlıkları yoktur. Devleti yönetenlerin vazifesi; bir emaneti yüklenmek, önemli bir hizmeti yerine getirmek, tam bir eşitlik içerisinde insanlar arasında ırk, sınıf, din ayrımı yapmadan toplumun huzurunu sağlamaktır.” (Mehmet Nuri Yılmaz -29 Haziran 2007-Hürriyet)

Peki laiklik ilkesi nedir?
En bilinen şekliyle “Din ile devlet işlerinin ayrılması”!
Yani herkesin inancını yaşamasının da bir nevi sigortasıdır.
Dinsizlik midir? Hayır.
“Bir insan hem Müslüman hem laik olamaz !” diyorlar bazıları.
Yukarda da söylediğim gibi din insanlar içindir, laiklik devlet için!
Çünkü laiklik bir din değildir!
Haliyle devletin laik olmasını isteyen de  “dinsiz” değildir!
İzmir Güzelbahçe Müftülüğü tarafından, “Peygamberimiz ve Gençlik”  konulu bir konferans düzenlenmiş. Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü / Mantık Anabilim Dalı Başkanı İbrahim Emiroğlu, velilerinden habersiz konferansa götürülen çocuklara:
“Kızlar âdet olur, âdet olmak bir hastalıktır ve mutlaka tedavi olmaları gerekir. 15 yaşındaki kızlar evlenebilir. Kızlar tesettüre girsinler, edepli olsunlar”
“Laiklik en büyük tehlikedir” gibi ifadeler kullanılmış.
Bu zatın, bir de Mantık Anabilim Dalı Başkanı  olduğunu düşünün!
Mantık mantık olalı böyle bir zulüm görmemiştir herhalde!
Buradan bakınca en büyük tehlike kendisi gibi duruyor!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›