istanbul escort

antalya escort

NALBANTLIK VE NİKSAR'DA ESKİ NALBANTLAR -5-


Bu makale 2019-01-05 01:56:13 eklenmiş ve 321 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

Çepnibey Mahallesinden Ali Yücel Karasoy ise babasının nalbantlık yıllarını anlatıyor.
1960 Niksar doğumluyum. Çepnibey Mahallesinde oturuyorum. Eskiden nüfus kaydımız Bennak Mahallesindeydi. Ailemize Kara Yusuf oğulları diyorlar. Fakat bir komşumuzun bir lafıyla Tırıklar da deniyor ama tapu kayıtlarında Karayusufoğulları olarak geçiyor.
Babam Ahmet Karasoy ile amcam Mustafa Karasoy eskiden Ziraat Bankası'nın üstünde Kocaağaların hanında nalbantlık yaparlarmış ve hanı işletirlermiş. Nalbant Mahmut'la birlikte çalıştıklarını da söylerdi. Zamanla nalbantlık mesleğinin önemini azaltması üzerine babam evin önünde nalbantlığa devam etmeye başladı. Eski nalbantlardan olduğundan özellikle yukarı köylüler genelde babama gelirler, hayvanlarını yani atlarını eşeklerini nallatmak için sıraya girer, bizim bahçeye hayvanlarını bağlarlardı. Nalbantlık mesleği arabalar çoğalınca bitti, köreldi iyice ancak babam ölene kadar nalbantlık mesleği ne devam etti. Babam tanınmış bir nalbanttı. Onun içinde bir meşgale oldu son dönemlerinde.
Babam aynı zamanda hayvanların ayaklarında hastalık olduğunda onları da tedavi ediyordu. Özellikle hayvanlar topalladıklarında, ayaklarına basamadıklarında babam onları tedavi ediyordu. Hayvanların ayaklarından kan alıyordu, özel bıçağı vardı onunla hayvanların tırnaklarının üst kısmından kan alırdı. Tabii nereden alacağını kendisi biliyordu.
Babam nalları kendi imal ediyordu. Çarşıdan kalın sac alıyor, onları kesiyor deliyor şekillendiriyor ve kullanıyordu. Tabii ki çarşıdan hazır nal aldığı da oluyordu. Evimizin altındaki Nalbant odasında örsü, çekici her türlü aleti vardı. Orada imalatını yapıyordu. Tabii nalların kalıpları vardı, o kalıplar büyüklüğüne göre numaralıydı.  O kalıplara göre çiziyor, kesiyor deliyordu.  Nalların özel çivileri de vardı, aynı zamanda çivi de imal ediyordu. Fırının önünde ateş yakıyor, demirleri eritiyor, bilhassa öküzler ve atlar için özel çivileri imal ediyordu. Şapkalı çivi derdik biz onlara, onlardan yapardı babam.
Bizim eve ilk girildiğinde alt katta sağda ahırımız, sol tarafta ise babamın tüm malzemelerinin bulunduğu nalbant odası vardı. Babam genelde sol taraftaki o odada çalışırdı. Nalları, çivileri orada imal ederdi.
Nal çakma işini alırsın istediğimizde önce hayvanın ayağına tuttuktan sonra yonacakla nalın yerleştirecek yeri ayarlardı. Tırnağını alır düzeltir nalı oraya yerleştirildi. Nalı çaktıktan sonra tırnağını törpüler sanki manikür pedikür yapardı...
Uğur Gül, dedesi 1309 (1893) doğumlu Salih Ustayı anlatıyor.
Salih(Tanç)Usta Niksar'ın en eski nalbantlarından imiş. I. Dünya Harbi'nde ve Kurtuluş Savaşı'nda altı yıl savaşmış. I. Dünya Harbi'nde Arap topraklarında Yemen'de, Sana'da savaşmış. Kurtuluş Savaşında süvari askeri imiş, hep önlerde savaşmışlar. İstiklâl Savaşı madalyası vardı.
Dedem nalbantlığı süvari askeri olduğu için askerde öğrenmiş. Sadece nalbant değildi, bir veteriner kadar hayvan hastalıklarından anlar ve hayvanları iyi ederdi. Mesela soğuk algınlığına yakalanan hayvanlar için orta boy bir balkabağı seçerdi. Onu bütün olarak pişirttiriyordu. Daha sonra o bütün balkabağının üzerine delikler deliyordu ve hayvanın yem torbasının içine koyduruyor, hayvanların onu solumasını sağlıyordu.
Nal keseceği zaman eğer çırakları yoksa beni çağırır ve oğlum gel çekiç vur derdi. Ben de savaş anılarını anlatırsan çekiç vururum derdim. o savaş anılarını dinlemek çok hoşuma giderdi. Hatta at pisliklerinin içinden arpa tanelerini temizleyip yediklerini anlatır, anlatırken gözleri dalar o günlere gider ve her seferinde de ağlardı.
Dedem atlı asker yani süvari olduğu için askerde nalbantlığı öğrenmiş ve askerden döndükten sonra Nalbantlık yapmaya başlamış. 1309(M.1893) doğumlu olan dedem 1969'da 86 yaşında vefat etti.  Dedemin yanında birçok nalbant yetişti.  Bildiklerim babam damadı Mehmet Kaya Gül, Yine bizim mahalleden(Taşra Mah.) Selahattin Şimşek, Mustafa Demirel, Kaya ve Niyazi Eldivenci kardeşler, Hacı Ali ve Osman Canikli Kardeşler...
KAYNAK KİŞİLER:
1.Kaya ELDİVENCİ (NİKSAR-1928)
2.Cafer ÇAĞHAN (Niksar-1935)
3.Sıtkı ÜNLÜ (Niksar-1941)
4.Nurettin CANİKLİ(Niksar-1947)
5.Uğur GÜL(Niksar-1954)
6.Ali Yücel KARASOY(Niksar-1960)

KAYNAKLAR:
1.Dr. Coşkun ÇAKIR; 19. Yüzyılda Bir Anadolu Şehri NİKSAR (Ekonomik ve Sosyal Yapı), Alfa Yay., 2001, İstanbul
2.http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&arama=kelime&guid=TDK.GTS.5b4b30a625b9683979149
3. http://www.unutulmussanatlar.com/2015/09/nalbantclk.html
4. http://meslekler.com.tr/N2.html
5. http://www.nkfu.com/nal-ile-ilgili-atasozleri-deyimler-ve-anlamlari/
6. https://www.lafsozluk.com/2016/08/nal-nedir-ne-demektir-ilgili-deyimler.html
Fotoğraflar M. Necati GÜNEŞ, Kemal ÖZBAY, Murat TAÇ, Muzaffer TAÇ, Ekrem TAÇ, Uğur GÜL ve Ünal TÜRKEKUL arşivlerinden alınmıştır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 ›