yeni film yeni film porno

10 Kasım ve Atatürk’ü Anlamak


Bu makale 2013-11-11 19:03:00 eklenmiş ve 2943 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

Milli mücadelemizin Önderi, Cumhuriyet'in kurucusu eşsiz devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, aramızdan ayrılışının 75. yıl dönümünde rahmet, saygı ve özlemle anıyoruz.

Devlet adamlarının kaderleri bazen milletlerinin kaderleri ile birleşir. Bizim tarihimizde bunun pek çok örnekleri vardır. Ama hiç şüphesiz en önemlisi Çanakkale savaşlarıdır. Çanakkale Savaşı, milletimize Kurtuluş Savaşı'nın kadrolarını vermiştir. Mustafa Kemal ve arkadaşları yeni devletimizi Türkiye Cumhuriyeti'ni bu kadrolarla kurmuştur. Onlar 16 yıl; Trablus Savaşı'nda, Balkan Harbinde, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşı'nda cepheden cepheye koştular. Ömürlerinin baharını örs ve çekiç arasında dövülerek yaşadılar. Emperyalizmin insafsız ve insansız siyasetini bütün çirkinlikleriyle gördüler, çarpıştılar.

Milletimizin Anadolu topraklarından silinmek istenildiği bir dönemde başlattığı Kurtuluş Savaşı'na önderlik eden Aziz Atatürk, başarıları, öngörüleri, eserleri ve devrimleriyle tarihin akışını değiştirmiş, insanlığın yetiştirdiği büyük liderler arasında unutulmaz yerini almıştır.

Büyük Atatürk'ün Anadolu topraklarında yaktığı bağımsızlık ve özgürlük meşalesi, kısa sürede tüm yurda yayılmış ve yazılan bu destan bütün dünyaya örnek olmuştur.

Bütün dünya tarihçilerinin katıldığı bir hükümdür: Sömürgeler devrinin sona ermesi, Anadolu'daki büyük Türk zaferinin kazanılmasıyla başlamaktadır. Gandi'den Nehru'ya, Habib Burgiba'dan Cemal Abdülnasır'a kadar milletlerini bağımsızlığa kavuşturan liderler kendilerine Mustafa Kemal ve Türk İstiklâl Savaşı'nı örnek almışlardır...

Evet, bu topraklarda başı dik, haysiyetle ve şerefle yaşamayı bu büyük Dahi'nin âdeta sıfırdan var ettiği bu Ordu'ya ve gerçekleştirdiği Büyük Zafer'e borçluyuz. Pakistan Müslümanlarının büyük önderi Muhammed İkbal, Büyük Zafer'den önce, bir Kurban Bayramı namazında, Türk Ordusu'nun başarısı için yaptığı duayı şu sözlerle bitirir: “Dua edelim kardeşlerim, Allah Ehli İslâm'ı Ehli Salib'e karşı asırlarca müdafaa eden Türk askerini muzaffer kılsın ve onların Başkumandanı Kaidi Azam (Büyük Kumandan) Mustafa Kemal Paşa'ya zafer nasip etsin. İslâm'ın Güneşi kararmasın. Yeniden doğarak arzımızın üstünde yükselsin!”

O'nun yokluklara ve tüm güçlüklere rağmen zaferle sonuçlandırdığı Kurtuluş Savaşı, büyük milletimizin özgürlük ve bağımsızlığa olan tutkusunun en büyük göstergesidir.

Zaferle taçlandırdığı Milli Mücadele'nin ardından tarihimizin en büyük çağdaşlaşma hamlesini başlatarak, millet egemenliğine dayalı Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuştur.

Hiç kuşkusuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük ideali, Türk kültürünü çağdaş uygarlıklar seviyesinin üzerine çıkarmaktı. Bunun için birçok önemli adımlar atmış ve kendinden sonraki nesillere bu ideali bir miras olarak bırakmıştır. O'nun ilke ve devrimleri her zaman büyük milletimize güç vermeye ve yol göstermeye devam edecektir. 

O, hep milletine güvendi ve ona inandı. Tarihte büyük devletler kuran ve yüksek bir medeniyet seviyesine sahip olmuş Türk milletinin büyüklüğüne inanmış ve Türklüğü ile her zaman gurur duymuştur.

Günümüzde bu vatanın nimetleriyle yetişen bazı kişiler; Atatürk'ü ve O'nun yaptıklarını hafife alıyor, “Kurtuluş Savaşı önemli bir askeri başarı değildir” diye ahkâm kesiyorlar. Bazıları Türkiye'yi bölmek ve Türklük için çalışanlardan intikam almayı düşlüyorlar. Bunlara göre O'nun affedilmez iki günahı vardır: Birincisi; Milli Devleti kurup; “Türk”, “Vatan”, “Bayrak”, “Millet”, “Milli Ekonomi”, “Bağımsız Dış Politika” gibi kavramları milletin ortak inancı haline getirmesidir. İkincisi; tarihte kurduğumuz devletlerin sadece ikisinin adı Türk'tür: “Göktürk Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti”. Bu da onlara göre ikinci günahıdır. Bizim için ise bunlar iftihar kaynağıdır.   Atatürk'ü tanımak ve O'nun sahip olduğu milli aşkla milletimizi sevmek,   bugün üstümüze gelen emperyalizme karşı en güçlü sığınağımızdır. 

Falih Rıfkı'nın belirttiğine göre, Zafer'den sonra Atatürk'e cephe alan Kuvayı Milliye devrinin ünlü komutanları Rauf Orbay, Kâzım Karabekir, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy Atatürk öldükten sonra toplantıda konuşurlarken, Rauf Orbay şu dürüst değerlendirmeyi yapmıştır: “Hiç birimiz olmasaydık Kurtuluş Savaşını Atatürk gene başarırdı. Ama O olmasaydı hiçbirimiz onun yaptığını yapamazdık”!  

Gazi Mustafa Kemal ve İslâmiyet… O İslam'ı Kur'an'ın berraklığı içinde anlıyordu. Elmalılı Hamdi Yazır  Hoca'ya bu gün bile ana başvuru kaynağı olan 16 ciltlik Kur'an-ı Kerim Tefsiri ve Meali'ni hazırlatması bunun en güzel örneğidir. Bunu takiben Gazi Paşa İslâm Dini'nin ikinci önemli kitabı;  İmam Buhari'nin Hadis kitabı olan “Kütüb-i Sitte” adlı eserini Türkçeye tercüme ettirmiştir. Atatürk'ün hedefi, İslam dinini O'na yabancı her nesneden arındırarak kendi safiyeti ve güzelliği ile milletine sunmaktı

Öte Yandan… 1931 yılında Türkiye'ye gelip Atatürk'ü ziyaret eden Japon Elçisi Torijori Yamada, yaptığı görüşmede Atatürk'e Tokyo'da bir cami yaptırmasını teklif etmiştir. Torijori Yamada Ankara'yı ziyaretinden bir yıl sonra 1932'de vefat etmiş ama Atatürk verdiği sözü tutmuş ve Tokyo Camii'ni yaptırmış ve 1938 yılında tamamlanmıştır.

Sunay Akın'ın dediği gibi: “Bu millet şunu biliyor mu! Bu gezegenin en doğusundaki (ve batısındaki) sabah ezanının ilk okunduğu camiyi Mustafa Kemal Atatürk yaptırmıştır.”

Türkiye'deki yabancı eğitim kurumlarını, liseleri, kolejleri akıllı politikalarla kapatarak kültür emperyalizmine dur diyen ve onların ülkeyi Hıristiyanlaştırma gayretine son veren Mustafa Kemal Atatürk; gelişmeleri dikkatle takip ettiği Bursa'daki Amerikan Kız Koleji'nde iki Müslüman Türk kızının Hıristiyan olduğunu öğrenince derhal müfettişler gönderir, tahkikat yaptırır ve olayın gerçek olduğunu öğrenince bu okulun kapatılması emrini verir. Bu okul günümüzde Bursa Kız Lisesi'dir. 

Atatürk'ü; “En büyük iftiharım Türk yaratılmamdır” diyen millet sevdalısını, silah ve mücadele arkadaşlarını rahmetle analım. Vatanın hür havasını ciğerlerimize doldurup “Ne mutlu Türküm” diyerek bu vatanın bizim olduğunu haykıralım.

Not: Bu yazı Niksar Halk Eğitim Merkezinde, Niksar Endüsrti Meslek Lisesi tarafından hazırlamış olan 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programında sunulmuştur. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400