istanbul escort

DÜN – BUGÜN !


Bu makale 2019-07-01 20:17:58 eklenmiş ve 319 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Haberi, “MHP kulislerinden "AKP dağılabilir" sesleri!” başlığıyla vermişti gazete. (Yeniçağ-28.06.2019)

23 Haziran'da yaşanan yenilginin ardından Cumhur İttifakı'nın küçük ortağı MHP kulislerinde konuşulanlardan ve yapılan yorumlardan bahisle.

İstanbul seçiminin ardından eski bakan Ali Babacan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül cephesindeki hareketlenmenin, var olan denklemde nereye oturtulacağı konuşulurken, MHP kulislerinde ise, AK Parti içindeki gruplaşmanın ilk hedefinin “Meclis'te grup kurmak olacağı” değerlendiriliyormuş.

Tabii, MHP'nin, aynı zamanda parlamenter sisteme dönüş gayretlerinden duyduğu rahatsızlık da var işin içinde!

AKP'nin “2000'li yılların başında DSP'de yaşanan dağılma sürecine benzer bir sürece hızla adım atmasından” endişe ediyormuş MHP'lilerin bazıları.

AKP içinde de hâlâ Davutoğlu ve Gül ekibinin “sayısı azımsanamayacak ölçüde mevcut olduğu”, 2000'li yılların başında “Türkiye'de, ekonomik kriz gerekçe gösterilerek, DSP içindeki bir grubun İsmail Cem'e Yeni Türkiye Partisi'ni kurdurduğu ve bu partiye DSP içinden hızla geçişlerin başladığı, zamanla DSP'den istifa eden milletvekili sayısının 63'lere ulaştığı” bunun sonucunda da Yeni Türkiye Partisi'nin Meclis'te grup kurduğu ve “DSP'yi dağılmaya ve çöküşe sürüklediği, bu tarihten sonra da partinin bir daha toparlanamadığı” falan konuşuluyormuş.

Kendi geleceklerini AKP'nin iktidarda olmasına bağlıyorlar belli ki !

AKP'nin de böylesi bir süreçten geçmemesi için bir an önce ülke gündemine ilişkin pozisyon alması gerektiğini söylüyorlarmış.

AKP'nin, başta terörle mücadele ve Türkiye'nin savunma sistemleri olmak üzere yargı, ekonomi gibi sorunlarına hızla eğilmesi, gerektiğinde “yeni projeler ve çözüm önerileri üreten bir parti konumuna yükselmesi gerektiği”ni belirtiliyorlarmış!

AKP'ye, “Debi yükselirse, selin önüne geçilmez. Yükselen su, önüne kattığını götürür. AKP, barikatı güçlendirmeli. Bu barikat da yeni ekonomik yatırımlar, reformlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin güçlendirilmesiyle devlet temelinin sağlama alınması, toplumda iktidara güvenin yeniden tesis edilmesi” olduğu belirtiliyormuş.

Böylesi bir durumda “MHP'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP tarafında yer alacağına” da dikkat çekiliyormuş!

Evet.

Bugünkü MHP'nin, yani MHP merkez yönetiminin düşüncesi bu yöndeymiş!

Taşrada da aynı kafada olanlar vardır elbette!

Geçmişinden utanıp AKP'ye geçemeyenler, Bahçeli'nin MHP'sinde AKP'lilik yapanlar!

Bugün böyle!

Dün?

Dünü de bir arkadaşımın paylaşımından aktarayım:

1979 yılının Eylül ayı.

Bursa'da Taner Kalkancı ülküdaşımız pusuya düşürülür….

Sekiz kurşun yarası alır…

Hastaneye yetiştirilir. Ameliyata alınır. Ameliyat uzun sürer...

Kan yetmez. Acil kana ihtiyaç vardır..

İkinci, üçüncü ameliyat gerekmektedir…

Gün geceye dönmüştür…

Çevre illere telefon edilir…

İzmir Ocak Başkanı Mehmet Ali Metin,

Bursa'dan Himmet Ağabeyin acil kan yetiştirin imdadına 17 ünite kan hazırlar.

Elde taka bir Murat 124. Başka araç yoktur.

Bir ağabeylerinin Renault arabasını isterler. 

( O ağabeyleri MHP il başkanlığı yapmış olan avukat Mithat Özkol --- her yere yetişmeye çalışan bir yiğit ülkü devi)

Araba geldiğinde çeyrek depo benzin vardır.

Yetmiş beş liraya dolan depoyu tam doldurabilmeleri için elli yedi liraya ihtiyaç vardır.

Ocakta bulunan sekiz on arkadaş ceplerini boşaltır, otuz sekiz lira toplarlar.

On dokuz liraya ihtiyaç kalır.

Tam bu sırada başkanın odasına Turan İbrim ağabeyleri girer.

Eczacı olan Turan Ağabeyleri:

- Hayırdır çocuklar, bu ne telaş?

- Abi, Bursa'ya kan yetiştirmemiz lazım, arabayı bulduk, benzin parasını denkleştiremedik. On dokuz liraya ihtiyaç var.

- Hadi şanslısınız, bizim eczane bugün nöbetçi, arayalım bakalım kasada kaç lira var?

Gültepe'deki eczane aranır…

Turan ağabeyleri kalfaya sorar:

- Kasada kaç lira var?

- 27 lira abi.

- Hemen çırakla ocağa gönder..

- Peki abi.

Para gelir. Turan ağabeyleri cebindeki 20 lirayı da ekler.

- Yolda lazım olur. Allah yolunuzu açık etsin, haydi yola koyulun bakalım…

Sabaha karşı saat 03.30'da hastaneye yetişirler.

Hastanede toplanan kan 117 üniteyi bulur.

Ama bu kanlar Taner'e nasip olmaz.

03.05'te ülküdaşları ruhunu teslim etmiş, ülkücü şehitler arasında yerini almıştır.

Ramazan ile Yasin bitkin, yorgun ve üzgün,

Öğle namazında Ulu Camii'nden cenazesi kaldırılacak olan Taner ülküdaşlarına son görevlerini yapmak için izin almak üzere;

İzmir Ocak Başkanı Mehmet Ali Metin'i ararlar.

- Başkanım, yetiştik yetiştik ama maalesef… Taner 03.05'te ruhunu teslim etmiş. Müsaade edersen cenazesini kaldırdıktan sonra yola çıkmak istiyoruz.

Telefonun diğer ucunda Başkanları titrek bir sesle,

- Allah rahmet eylesin. Bursalı ülküdaşlarımız şehidimizin cenazesine yeter. Siz buraya öğlen namazına yetişin, Turan İbrim Ağabeyi  eczanesinde kurşunladılar…Şehit oldu…(Kadir Durak'ın not defterinden)”

Dün de böyleydi.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200