istanbul escort

ÜLKÜCÜLÜĞÜN MİRASI OLMAZ !..


Bu makale 2019-07-22 19:40:32 eklenmiş ve 323 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

“Bunlar milliyetçi falan değil, bunlar ırkçı, bunlar ayrımcı. Bunlar kafatasçı. Bunların milliyetçiliği nasıl bir şey biliyor musunuz? Bunlar önünü kestikleri adamın sağcı mı solcu mu olduğunu öğrenmek için ne derler biliyor musun? 'Fatiha'yı oku.' Sonra da yanlarındaki arkadaşlarına dönüp 'doğru okudu mu' diye sorarlar. (R.Tayyip Erdoğan) ”

“Türk milliyetçiliğini de ayaklar altına alıyoruz. Bu milletin tümünü kucaklamadınız. Irkçılık yaptınız, kavmiyetçilik yaptınız. Kabilecilik yaptınız, şeytani olan anlayışa hizmet ettiniz. Ondan dolayı bu ülkede sıkıntının hep kaynağı oldunuz. Kimse bizim karşımıza Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız. (R.Tayyip Erdoğan)”

“Diyor ki, Taksime 5 bin gençle gelecekmiş. Beni bin Bozkurt'la Kasımpaşa'ya kadar kovalayacakmış. Allah Allah, sayın Bahçeli sen Bozkurtlarla mı dolaşıyorsun? Bozkurtların sana hayırlı olsun. Ben, Bozkurtla dolaşmıyorum. Ben eşrefi mahluk olan insanlarla dolaşıyorum. Bizim gençliğimizin bugüne kadar illegal hiçbir eylemi olmamıştır ama senin geçmişinde bunlar var. Kovalamaca oynayacak Bozkurtların varsa, sen o Bozkurtlarınla o alanlarda yine koşturmaya devam et. Senden olsa olsa ancak kafatası milliyetçisi olur. (R.Tayyip Erdoğan)”

Aynı kanaati taşıdıklarına eminim. Değişmemiştir.

Peki ya Türk Milliyetçilinin yarım asırlık siyasi organizasyonu olan MHP'nin 22 yıldır genel başkanlığını yürüten Bahçeli değişmiş midir?

Dün, Erdoğan'a söylediklerini buraya yazmaktan ar ederim.

Ama 2015'in 1 Kasım'ından sonra değiştiğini herkes gördü. Bugün 2019 yılı Temmuz'u  itibariyle halen MHP'de olanlar hariç!  

Ne diyor Bahçeli? 

“Zaman zaman hükümetten çelişkili açıklamalar gelmesine rağmen devletin tepesindeki (Erdoğan'ın) kararlılığa güveniyoruz” (03.10.2017)

"Erdoğan'ın zirvedeki konuşmasında hakkın ve haklının sözcüsü mertebesine çıkarak tüm dikkatleri üzerine çekmesi çok kıymetlidir.”  (4 Aralık 2018)  

Devlet Bahçeli'den Başkan Erdoğan için: “Kankama laf söyletmem !”(13.04.2019)


Herhangi bir yorum yapmadan ve Bahçeli'nin, partisinden ayrılanlara söylediği çirkin söz ve hakaretleri buraya almadan Allah rahmet eylesin Abdurrahim Karakoç üstadın 20 Şubat 1998'de Gündüz Gazetesi'nde yazdığı bir yazıdan alıntı yapıyorum.

“İnsanlar kolaycılığa kaçtıkları zaman kavramları da yozlaştırmaya başlarlar. Bakir ve kirlenmemiş Anadolu yaylasından çıkan arı duru Ülkücülük ırmağı zamanla öz yatağından taşarak menfaat iklimlerine doğru aktı veya akıtıldı.

(…) 

Ülkücülükle particiliğin biribirine karıştırılması yozlaşmayı da beraberinde getirmiştir. Ülkücü gençler, kurnaz particiler tarafından yerli yersiz lüzumsuz sahalarda kullanıldılar. Büyümeleri engellendi. Fikri ve şahsiyeti değil, sadakati esas alan bir hatalı yol tercih edildi. Buna bağlı olarak da ülkücülük kavramı basit şekiller içine hapsedildi.

Ülkücülerin amatör devlet muhafızlığından profesyonel devlet yöneticiliğine terfi edemeyişlerinin sebebi gençlerin kabiliyetsizlikleri değil, büyüklerin onları yanlış alanlarda yanlış biçimde kullanmak istemelerindendir.

(…)

Anadolu insanı saftır, fedakardır, samimidir.. Amma ne yazık ki Ankara'yı bilmiyorlar.. Ankara, ülkücüleri kendi vesayetlerinde gören, hacir altındaki bir topluluk zannediyor.. Tabii ki böylece olunca birleşme değil, ayrılmalar iyice netleşiyor..Temsil mevkiinde bulunan yetkililer" az olsun, bizim olsun", güdelim, kullanalım, bir yerlere gelelim hesabı yapmaktadırlar. 

(…)

Meşveret yok..

Otokritik hiç yok..

İlkeler hurdalığa atılmış..

"Gelin bize katılın, bir miktar da özür dileyin" havası hakim.. Lütfedip, affedeceklerini söyleyenler ve nezaket kaidelerini bile hiçe sayanlar..

"Büyük çınarın altı"na, "Baba evine" dönün diyen aklıevveller neden kendileri Erzurum'daki, Kayseri'de  ki, Trabzon'daki, Adana'daki, Mersin'deki, Malatya'daki baba evlerine dönmüyorlar da Ankara'da ikameti tercih ediyorlar? Sosyal, ekonomik, kültürel ve daha bir takım sebepler var da ondan. Ya vaktiyle kendi ilkelerini Türk kamuoyuna deklare edip parti kuran, tüzel kişilik kazanan bir partinin siyasi, sosyal, fikri şartları yok mudur? Hangi güzelliğinize tamah edecekler de "gel" dediğinizde yanınıza koşacaklar.

Ülkücülüğün mirası olmaz.. Mirasın üzerine yatmak isteyenlerin başkalarını davete hakkı yoktur.. Eğer tabanın kaymasını önlemek için "birleşeceğiz" dedikodulan yayılmak isteniyorsa, ki öyledir, dışarıya bakacaklarına kendi içlerinde husule gelen kocaman çatlakları sıvasalar daha faydalı olur.

(…)

Devşirmelerin söz sahibi olduğu, ülkcülerin emirerliği yaptığı ve onbaşılıktan yüzbaşılığa terfi edemediği menfaat ortaklığında katiyyen birleşme olmayacaktır”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200