KAYMAKAMSIZ KAZALAR


Bu makale 2019-08-07 12:32:41 eklenmiş ve 764 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

“Kelkit'e mi küstün sen, niçin ki böyle sessiz,

Kargış mı aldın yoksa yetim gibi kimsesiz,

Sahipsizler şehri mi oldun güpegündüz?


Gönülleri dağlayan yara gibisin Niksar,

Kalesinde ağlayan taşlar gibisin Niksar…”

“Ey yurdumun güzel insanları neredesiniz… Neredesiniz… Ayıptır, günahtır, yazıktır Niksar'a ”

Atalarımızın Anadolu'da bıraktığı mirasın bir parçası olan Niksar, geçmişi tarihin derinliklerine dayanan, Türklerin eline geçmesiyle de Türk Tarihinde bir başkent olarak yıllarca konumunu muhafaza eden değişik ama birbirine bağlı kültürlerin yaşandığı bir tarih ve medeniyet şehridir. 

1071 Malazgirt Savaşı öncesi Türklerin tutunduğu ve savaş sonrası Anadolu'ya açılışın gerçekleştirildiği Ahlat ve Harput 'tan sonra üçüncü merkezdir.

Bünyesinde çok sayıda tarihi eseri barındıran ve bölgede en çok vakıf eserinin bulunduğu bir tarih ve kültür merkezidir.

Niksar, Anadolu'da ilk üniversitenin Yağıbasan Medresesi'nin kurulduğu, çok sayıda medrese ile asırlarca ilmin yayıldığı bir şehirdir.

Jeopolitik açıdan Karadeniz'i en kısa şekilde İç Anadolu'ya ve doğuyu batıya bağlayan yolların kesiştiği önemli bir noktadır.

Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon seferi öncesi, Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Seferi sonrası askerleriyle birlikte konakladığı bir yerdir.

Anadolu'da su çarkı ile çalışan ilk dikey milli su değirmenlerin çalıştırıldığı, teknolojinin temellerinin atıldığı sanayi ve tarım şehridir.

Dünyaca ünlü, sertlik derecesi en hafif sulardan biri olan Ayvaz Suyunun çıktığı, yurt içine ve dışına gönderildiği sular şehridir.

Tokat'ta kurulan Mevlevihâne'den sonra ikincisinin kurulduğu, Niksar'dan Konya'ya göç eden Hz. Mevlanâ'nın arkadaşı tasavvuf ehli Ebubekir Niksarî'nin memleketidir.

Resmi arşiv kayıtlarına göre 14.yüzyılda Anadolu'da en çok vergi veren şehirler arasında 5.sırada olan önemli bir üretim ve ticaret merkezidir.

1914 yılında 90.000 şehidin verildiği Sarıkamış Harekâtına katılan 3335 mevcuttan 1915 yılında ancak 135'nin dönebildiği 91.Alayın konuşlandığı bir askeri üstür.

Birinci Dünya Savaşına ve İstiklal Savaşı'na gerekli desteği veren İzmir'in işgali üzerine kurulan Redd-i İlhak Cemiyeti'nce 20 Haziran 1919'da bölgede ilk telin mitinginin yapıldığı bağımsızlık sembolü şehridir.

Milli Mücadele yıllarında Ankara Fetvasını imzalayan 150 müftü arasında Niksar Müftüsü Mustafa Fehmi (Hızarcı) lerin bulunduğu, Kuva-i milliye ruhunun yaşandığı şehirdir.

Niksar, Cumhuriyet sonrası Türk ve Yunan Hükümetleri arasında yapılan anlaşma ile 1924 yılında çok sayıda Balkanlardan gelen soydaşımızı bünyesine kabul eden mübadiller şehridir. 

Tarihi kaynaklarda Niksar 1840 yılından itibaren 9 nahiyesi, 80 köyü ve 20000 toplam nüfusu ile kaza olarak geçmektedir. Bu dönemle ilgili bazı belgelerde mülki amir olarak kaza müdürü ifadesi geçmektedir.

1865-1880 yılları arasında Trabzon Vilayeti Canik Sancağı'na bağlı kaza olarak görülen şehir 1880-1881 yılında Sivas Vilayeti Tokat Sancağı'na bağlı bir kaza olmuştur. Cumhuriyet'ten sonra ise yeniden yapılanma içinde Tokat Vilayetine bağlı bir kaza olarak varlığını sürdürmektedir.

Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'ndeki kayıtları da dikkate alarak 1869 yılında ilk Kaymakam Hüseyin Bey, Cumhuriyet dönemindeki ilk Kaymakam Saffet Bey'den bu güne Selami Kapankaya'dan sonra kaymakamlığa atanıp görevine başlayamayan Hakan Yavuz Erdoğan'a kadar kaymakam sayısı 59'dur. Bunların arasında Gümüşhacıköy Kaymakamı Hüsnü ile becayiş yaparak 1912-1914 yılları arasında Niksar'da görev yapan bir de Ermeni asıllı Kostantin Efendi de bulunmaktadır.  

Bu kaymakamlar arasında başarılı görülüp valiliğe terfi ettirilen valiler arasında Vali Muammer Bey, Celal Güvenç, Ayhan Ergin, Ömer Büyükkent, Ahmet Karabilgin, Rıza Akdemir ve Mustafa Yaman bulunmaktadır.

1876 yılında kurulan Niksar Belediyesi'nin ilk Belediye Başkanı olan Gülüt Ağası zade İbal Ağa'dan, Cumhuriyet döneminin ilk Belediye Başkanı Hacı Mahir Efendi'den günümüze 28 belediye başkanı seçilerek hizmetine devam etmiştir.

Danişmendli Türk Devleti'nin kurucusu Gümüştekin Ahmet Gazi, pek çok kumandan, büyük Hakk ve Halk Aşığı Erzurumlu Emrah ve Türk şiirinin usta kalemi Cahit KÜLEBİ  burada yatmaktadır.

***

Ve Niksar bir yılı aşkındır kaymakamsızdır. 2018 yılında ataması yapılan kaymakam Niksar'da görevi başında değildir. Ne zaman gelip görevine başlayacaktır? 

Kaymakamlık, hâlâ Tokat Valiliği'nin şu an tek Vali Yardımcısı olan Dr. Mehmet Gödekmerdan tarafından vekâletle yürütülmektedir.

Büyük bir sessizlik devam etmektedir bu konuda maalesef. İlgililerimiz, siyasilerimiz, basınımız, Niksar'da ve dışarıda mevcut sivil toplum teşekküllerimiz, esnaf kuruluşlarımız nereye kadar olacak sizlerin bu –yeterli olamayan-sesiniz / sessizliğiniz? 

Son söz; ne diyelim, ne edelim, sizleri göreve davet etmekten başka.  Ayıptır, günahtır, yazıktır. Tarihte Darü'l İkbâl unvanı verilmiş 40.000 nüfuslu Niksar'ı kaymakamsız kaza olmaktan kurtarınız artık. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200