istanbul escort

SİZ “NİTELİKLİ” DİYE AYIRIRSANIZ!


Bu makale 2019-08-21 20:08:08 eklenmiş ve 101 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

“Devlet okulunda özel sınıf mı olurmuş?”

Tepki gösteriyorlar!

Evet devletin okulunda da özel sınıf olur!

Bu devlet değil miydi devletin okullarını “Nitelikli”, ”niteliksiz” diye ayıran?

Çocuğu nitelikli okula gidenlerin, devletin bu ayrımına bir itirazı yok!

Çocuğu özel sınıfa gidenlerin de, okulların bu uygulamasına itirazı yok !

Bu, nitelikli okul kontenjanlarını eleştirmiştik.

Niksar'ın öğrenci sayısının yarısı kadar öğrencisi olan Reşadiye'ye 90 kontenjan, Niksar'a ise 60 kontenjan ayrılmasını Niksar'da eğitimin yöneticilerinin bir başarısızlığı ve beceriksizliği olduğunu yazmıştık.

Okulların özel sınıf uygulaması yeni değil elbette!

Okulun imkanları kısıtlı. Ödenek falan da göndermiyor bakanlık.

Okul, elbette tüm sınıflarını teknolojinin ve modern eğitimin bütün imkanlarından faydalanmasını ister.

Bunun için gereken donanım parayla olacaktır.

Para var mıdır?

Yoktur!

Okulda öğrencisi bulunan duyarlı ve de varlıklı velilerden bu konuda destek olmaları istenir.

Eee elbette bir destek çıkılacaksa öncelik kendi çocuğunun bulunduğu sınıftır!

Ve tuttu çocuğunun okuduğu sınıfa internet bağlantılı bir akıllı yazı tahtası yaptırdı !

Diğer sınıflarda öğrencisi olan velilerin bu durumu şikayet etmek yerine, birinin gücü yetmiyorsa bile birkaçının bir araya gelerek kendi çocuklarının okuduğu sınıflara da aynı sistemi kurdurmaları gerekmez mi?

Mesela velinin biri çıkıp:

“Müdür Bey benim çocuğun sınıfının tabanını parke yaptırmak istiyorum” dese!

Bugün şikayetçi olan velilerden biri de okulun müdürü olsa ne der?

Bir de bu her öğretim yılı okul yöneticilerinin başını ağrıtan kayıt parası meselesi var.

Bu da bazı okul yöneticilerince farklı çalıştırılıyor!

Velinin öğretmen seçtiğini hepimiz biliyoruz.

Elbette bunun da bir bedeli çıkarılıyor velinin karşısına!

Okullarda sınıfların fiziksel farklılıkları yanında hem öğretmen hem de öğretim materyalleri bakımından farklılıkları da bir gerçek. Elbette devlet okullarındaki her çocuğun eşit imkân ve olanaklara sahip olması gerekir!

Lakin, sınıf velilerinin sahip olduğu imkanlar eşit mi?

Çocuğunun daha iyi bir eğitim alabilmesi için bütün imkanlarını seferber eden ile, çocuğunun kaydında bile okula gelmeyen, ilgilenmeyen veli bir mi?

Burada bence eleştirilmesi gereken, okulunu çağdaş ve modern bir eğitim yuvası haline getirmeye gayret eden, tüm paydaşları devreye sokarak okuluna vizyon kazandırmaya çalışan okul yöneticileri değil, okuluna sahip çıkmayan devlet yapısı ve Milli Eğitim sistemi ve anlayışıdır.

Şu olmasın ama okullarda!

Kayıt sırasında Velinin verdiği paraya göre sınıflar oluşmasın!

Para veremeyen ailelerin çocukları bir sınıfa toplanmasın!

İdeolojik veya siyasal baskıyla sınıflar oluşturulmasın!

Öğretmenler “iyi” “kötü” diye tasnif edilip, iyi denilenlerin özel sınıflara, kötü denilenlerin de sıradan sınıflara verilmesi gibi bir uygulamaya gidilmesin!

Tabii öğretmenler de bu duruma düşmemek için performanslarını gözden geçirmeliler.

Mesela sınıfın velileri toplanmışlar çocuklarının sınıfına çok güzel bir perde yaptırmışlar!

Bu eşitliğe aykırı bir durum değildir.

Eğer perdeyi devlet göndermiş olup da sadece o sınıfa takılmış olsaydı ne ala!

Okulların açılmasına az bir zaman kaldı.

Bir başka tartışma konusu da kaynak kitaplar!

Her sene bakanlık uyarır “Kaynak kitap aldırmayın” diye.

Ama alındığını da kullanıldığını da herkes gibi onlar da bilir!

Burada sıkıntıya düşen yine öğretmen oluyor.

Bakanlığın talimatı ve öğrenci velisinin arasında kalıyor.

Ders kitaplarıyla idare edin diyen bakanlık yetkililerinin, ders kitaplarının yetersizliğinden ve kalitesizliğinden haberinin olmaması mümkün mü?

Tavşana kaç tazıya tut diyerek götürüyorlar işi!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 4 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200