YALAN - YANLIŞ !


Bu makale 2019-11-20 18:44:30 eklenmiş ve 158 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Yalan kasıtlıdır.

Söylenmesinde belli bir amaç güdülür.

Bilinçli olarak yapılandır.

Yanlış ise kasıtsızdır.

Amaçsız, bilinçsiz yapılır. 

Her yanlış yalan değildir ama her yalan yanlıştır! 

Yalan söyleme eylemi sözdedir, yanlış insanın hareketlerini de kapsar.

Son yıllarda memleket, olmamış şeyleri olmuş gibi anlatarak siyaseten başarı elde edenlere ev sahipliği yapıyor.

Yalanlığına veya yanlışlığına değil kimin ağzından döküldüğüne bakılır oldu.

Diyelim ki belli bir titri ve ünvanı olan ve toplumca bilinen biri, bir araç satın aldı.

Verdiği parayı bilir mi? Bilir.

Yine diyelim ki 3 bin lira verdi!

Ama kaça aldığını alan ve satan dışında kimsenin bilmediği bu alışverişi, soranlara 5 bin liraya aldım derse, bu bir yalandır.

Böyle söylemekte bir amacı vardır kendince!

İleride, elden çıkarırken ona bir faydası dokunacağını bildiğinden, veya toplumdaki itibarını yüksekte tutma isteğinden de olabilir!

Ama bu kişinin araç aldığını  duyan bir vatandaşın aracın fiyatını “7 bin liraya almış !” diye söylemesi bilgi bakımından yanlıştır. Ama yalan değildir! Çünkü ortada satın alınan bir araç vardır gerçekten.

Bir araç alındığı doğrudur. Bilgi eksikliğinden veya yanlış duyumdan dolayı fiyatı öyle söylemesi yanlıştır.

İlk ağız yalan söylemiştir. Ona inanan herkes de o yalana ortak olmuştur denilebilir mi?

Olsun ilk yalanı söyleyen amacına ulaşmış ve karlıdır. O bilginin yalan olduğunu bilmeden savunan ve paylaşanın yanlışından söz edilebilir.

Siyasetçilerin yalanla birlikte anılır olması gibi bir durum vardır ülkemizde.

Kanıksanmış ve alışılmış bir durumdur ama öyledir maalesef.

Siyasi taraftarlık, bir nevi kör aşık misalidir memlekette!

En azından belli bir kesim tarafından böyle algılanmaktadır.

Yalanla oluşturulan algıya akılla karşı çıkmak oldukça zor.

Çünkü, siyasetle gerçeğin arası oldum olası yoktur !

Yalanın, toplumun yüksek menfaatleri için söylendiği gibi bir algıyı, hakikati dillendirerek yıkmak pek de kolay kabul görmez toplumda.

Hatta yalan söylediği bile yüksek sesle dillendirilirse şaşmamak lazım!

Artık, bir yöneticinin yanlış bilgi vermesi, yönetilenleri yanıltması normalleştirilmiştir.

Ve gerçek kimsenin umurunda değildir.

Umurunda olanlar ise sesi çok çıkan güç odaklarınca toplumda itibarsızlaştırma kampanyalarıyla susturulmaya çalışılacaktır.

Gerçek acıtır. Yalan ise caziptir!

Çünkü, halkın hoşuna neyin gideceği tahmin edilerek üretilmiştir!

Bu sebeple, yalana karşı, insanların sadece aklına hitap ederek mücadele etmek oldukça zordur.


“İnsanları kandırmak, kandırıldığına inandırmaktan daha kolaydır.”  diyen Oscar Wilde  haksız değil yani!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
200