PARAGÖZLÜLÜK VE DEVLET ADAMININ MİLLET PARASINA EL UZATMAMASI !


Bu makale 2019-12-06 18:07:52 eklenmiş ve 177 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Başlığa bakıp bazı düşüncelere kapılmayın!

Her zaman geçerliliğini koruyan hassas bir konu.

Ama bugünlerde gündemi işgal eden konularla doğrudan ilgisi yok !

Hani bazı film ve dizilerde daha başlarken şöyle bir yazı belirir ya !

““Bu dizideki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur.” diye !

O yüzden karakterlerin yerine ,gerçek hayattan birilerini koymayın derim!

Gerçekte gördüğünüz veya tanıdığınız biriyle örtüşüyorsa bile, jenerikteki yazıya odaklanın !

Konuyla ilgili kendi düşüncelerimi değil, tarihi bir kişiliğin yani Defterdar Sarı Mehmet Paşa'nın,1714-1717 yılları arasında yazdığı, Kültür Bakanlığı'nın 1992 yılında yayınladığı, “Devlet Adamına Öğütler” adlı kitabından alıntılar yapacağım. Daha doğrusu Prof.Dr.Nurullah Çetin imzalı 5 yıl önce yazılmış bir yazıdan.

“Eserde, devlet idaresini elinde bulunduranların milletin ortak hazinesi olan paraya tasarrufları, parayı kontrol eden idarecinin vasıfları konusunda çok önemli uyarılarda bulunuyor. Bugün Türkiye'de yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık şayialarının ayyuka çıktığı bu zamanda bu uyarılar çok önemli. Yazar, devletin maliyesini, para işlerini kontrol eden kişinin, maliye bakanı ya da görevlisinin yani defterdarın ya da bütün bakanlıklarda devletin milletin parasına tasarruf etme yetkisi verilen görevlilerin nasıl bir kişilik, huy ve karakterde olması gerektiğini şöyle açıklıyor. (Prof.Dr.Nurullah Çetin-19.02.2014-Yeni Mesaj)

"Defterdar olanlar da kötülüklerden çok kaçınıp açgözlülük ve garezden uzak, doğru ve din duygusuna sahip olup yüce devlet tarafından kendisine verilen kalemiye ve diğer geliriyle yetinip kimseden rüşvet ve mal ve menfaat sağlamak sevdasında ve heva ve hevesinde olmayıp güvenlik ve doğruluk yolunu tutmuş, din ve akıl kurallarına uymuş olup defterdarlığı ilgilendiren kamu hizmetlerinde güzel işler yapmağa dikkat ve hazine gelirlerinin artmasına ve giderlerinin azalmasına önem vermek gerektir. Ancak giderlerin azaltılması da yalnız defterdarların çalışıp ilgilenmesi ile olmaz. Bizzat padişah hazretlerinin himmetleri ve sadrazam hazretlerinin güzel tedbirlerinin buna eklenmesine muhtaçtır." (s.70)

"Defterdar olan adam yolsuzluk çukurunun hiyanetine düşmüş; kendi çıkarları için devlet düzeninin yıkılmasına ve tehlikeye düşmesine sebep olan, hazine hizmetlilerinin devlet gelirini sıkı tutmada bağlılık ve kötülükleri nedir, nice ele alınmayacak tezkireler ile hazineden akçe almakta ve sair hallerde hareketleri ne veçhiledir, hile ve düzenbazlıkları nedir bilüp anlamaya muhtaçtır. Özellikle hazinenin yıkıcıları olan istenmez (???. kişiler) elinde nice savsanmış? savsaklanmış tezkireler bulunur ki, sağ yerlere geçirmeye, usulüne aykırı bazı konuları kitabına uydurmaya ve yerine yatırmaya çabalayarak her biri bir takye kapmak içün fırsat köşesinde daima devlete kötülük etmeye bakarlar. Nice nice kötücül ve hileci böyle işleri kâr edinmiş kimseler vardır. Yer gözetirler. O gibilerden haberdar olunmadığı surette türlü türlü hile ve düzenbazlıkla devlet malına ziyan vermeleri kaçınılmazdır ve işlerin karışmasına sebep olurlar. Defterdar onu anlamaya muhtaçtır."(s.66)

Demek ki devlet yöneticisi denilen adam, aç gözlülük, paragözlülük yapmayacak, milletin parasını çalıp çırpmayacak, doğruluk ve din duygusuna sahip olacaktır. Milleti "İslamcıyım, namaz kılıyorum, eşim başörtülü" diye aldatıp iktidara gelerek sonra da doğruluk ve din duygusuna aykırı biçimde hırsızlık, rüşvetçilik, yolsuzluk, usulsüzlük yapmayacak. Maaşına razı olacak, milletin hazinesine elini uzatmayacak. Yönetici denilen adam, kişisel menfaat sağlamak hevesinde olmayacak, milletin hazinesini daha da artırmaya ve millet parasını yine sadece millet menfaatine harcamaya çalışacaktır. Milletin hizmetinde olacak ve millet adına güzel işler yapacaktır. Türk milletini ayaklar altına alan, Türklüğü ve Türk milletini yok etmeye çalışan bir kısım idarecilerin bu nasihatları dikkate alacaklarından umudumuzu kestik. Onlar kulakları var duymazlar, gözleri var görmezler, kalpleri var hissetmezler. Onlar şaşkın vadilerde dolaşırlar. Biz sadece asil Türk milletine hitap ediyoruz. (Prof.Dr.Nurullah Çetin-19.02.2014-Yeni Mesaj)  

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250