“BİRKAÇ ŞEHİT”


Bu makale 2020-02-25 20:48:24 eklenmiş ve 420 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

“Birkaç Mehmet öldü diye Meclis'i toplayamayız !” cümlesini hatırlarsınız!

AKP'nin sözcüsü ve bakanlık hem de Milli Eğitim Bakanlığı yapmış Hüseyin Çelik isimli zat söylemişti bu cümleyi!

"Hafter'e karşı kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu'ndan ekiplerimizle beraber oradayız. Mücadeleyi orada sürdürüyorlar. Tabii birkaç tane şehidimiz var. Birkaç tane şehidimizin karşılığında yüze yakın orada lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak." 

Hafter dediği Libya ha!

Hani asker göndermiştik ya!

Meğer orada askerlerimizi şehit vermişiz de bilmem kaç gün sonra böyle diyor Sayın AKP Genel Başkanı.

“Birkaç tane şehidimiz var!”

“Birkaç tane !”

Yine de önceki söylediğine göre bu sehven mi diyelim?

Gizliyorlar. Yandaş medya zaten yazmıyor.

Peki nasıl haberimiz oldu?

Onu da Yeniçağ Gazetesi yazarı Batuhan Çolak'ın Twitter paylaşımlarından öğrendik.

"Erdoğan 'Libya'da Birkaç tane şehidimiz var' diyerek günler sonra şehit haberlerini doğruladı. Gelin Libya'da neler oluyor biraz anlatalım. Bilindiği üzere Libya'nın büyük bir bölümü Hafter güçlerinin kontrolünde. Türkiye de ani bir manevra ile asker gönderme kararı aldı. Libya'ya çok kıymetli subaylarımız da gönderildi. Bunlardan biri Albay Okan Altınay'dı. Görev yaptığı gemi de Hafter güçleri tarafından hedef alındı. Bombalı saldırıda şehit düştü. Cenazesi Türkiye'ye getirildi, sessiz sedasız, törensiz toprağa verildi.

Albay Okan Altınay'ın Libya'da şehit düştüğü nedense kamuoyuna açıklanmıyordu. Devre arkadaşları ve ailesi tepkiliydi. Kara Harp Okulu 1993 devresi arkadaşlarını unutmadı. Gidebilen koştu, gidemeyen çelenk gönderdi. Törensiz defin onları derinden yaraladı. Arkadaşlarının bu şekilde toprağa verilmesini içlerine sindiremediler. Oysa bir kaç gün önce gemimizin vurulduğuna ilişkin gelen haber Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'a sorulmuş 'gemimiz isabet almadı' denilerek yalanlanmıştı. Albayımız da orada şehit düşmüştü."

"Şehit Albay Okan Altınay,  "Atatürkçü" diye ordudan ayrılmak zorunda kalmış, sonrasında da 'ihtiyaç var' denilerek tekrar orduya alınmıştı. En zor görevlere gönüllü gider, en sorunlu bölgelerde görevini en iyi şekilde yerine getirirdi. Albayımız Türkiye'deyken de sınırda görev yapmıştı. İşte bu kahraman Türk subayı 'bir kaç tane şehit' denilerek kamuoyuna açıklanmıyor. Kahraman şehidimiz Albay Okan Altınay'a yapılmayan şehitlik töreni en kısa zamanda en üst düzey katılımla yapılmalıdır. En azından ruhunu rahatlatalım. Hiçbir siyaset, şehitlerimizden öte değildir."

Mesajlar kısa sürede milyonlarca kişiye ulaşmış elbette. Kamuoyu da böyle bilgilenmiş.

Aynı gazeteden Murat Ağırel de şehitlerimizin fotoğraflarını paylaşarak, törensiz bir şekilde defnedilmelerine tepki göstermiş. Ağırel'in paylaşımı da kısa sürede milyon kişiye erişmiş.

Vay siz misiniz bu bilgileri kamuoyuyla paylaşan?

Önce “mesajların kaldırılması için” çok sayıda tehdit mesajı, rica telefonu ve mesaj almışlar. Şehit albayın istihbarat bünyesinde çalıştığı ifade ediliyor, kurumdaki teamüllere göre bazı şehitlerin törensiz ve sessiz defnedilebileceği ifade ediliyormuş.

Ancak olay, kamuoyuna ilk olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan idi!

Sonra bu gazetecilerin sosyal medya hesaplarına e-operasyon yapılmış.

Gmail ve Twitter hesapları ele geçirilmiş nasılsa?

Başka bir IP'den girilmiş!

Yani Turkcell ve Vodafone şebekelerinden gelen SMS'ler bu yazarların telefonlarına gelmeden başka merkezlere gitmiş!

Hesaplara girildikten sonra da bugüne kadar google servisleri ile ilgili yaptıkları tüm hareketler arşivlenmiş ve indirilmiş ve Twitter'da Libya şehitleri ile ilgili yapmış oldukları paylaşımlar silinmiş!

Sizce bu, sıradan bir hesap çalma işi mi?

Adeta kamuoyunu bilgilendirmenin cezası bu.

Bu işler, Balyoz, Ergenekon sürecinde FETÖ'nün yaptığı işlerin aynısı!

***

“Birkaç şehit” denilmesine gelince.

Bir kere insan tane ile sayılmaz! İki insan denilir ama iki tane insan denmez. Bu hem edebi açıdan hem de insani açıdan kuraldır. İnsana duyulan saygının gereğidir. Hele de şehitler için “birkaç tane şehit” demek daha da üzücü ve düşündürücüdür..

Konuyu “Onlar avokado değil, insan!” diye ele almış T24'teki yazısında Mehmet Y.Yılmaz:

"Birkaç tane şehit" deyince, küçük bir sorunmuş gibi duruyor. Hele hele buna karşın "etkisiz hale getirdiklerimizin" sayısı "100'e yakınsa"!

(…)

İnsanlardan söz ederken "tane" sözcüğünü kullanmayız. Bu sözcük, mesela teker teker satın alabileceğimiz meyveler için kullanılabilir ama insanlar için asla.

Mesela avokado tane ile satılıyor, ondan bahsederken "iki tane avokado" diyebiliriz.

Ya da "birkaç tane zeytin yedim" de diyebiliriz. Tane ile satılmaz ama sayılırken "tane" kullanılabilir.

Türkçede, insanlardan böyle söz etmeyiz. "2 şehit" diyebiliriz ama "2 tane şehit, birkaç tane şehit" demeyiz.

"Birkaç tane şehit" deyince, küçük bir sorunmuş gibi duruyor. Hele hele buna karşın "etkisiz hale getirdiklerimizin" sayısı "100'e yakınsa"!

"Bay Kemal", şehitlerden söz ederken, böyle "birkaç tane" gibi küçümser bir ifade kullanmış olsaydı, başına kim bilir neler gelirdi?

Ama Erdoğan kullanınca bir sorun olmuyor.

Nitekim AKP medyası, İdlib'de verilen şehitleri mümkün olabilse hiç yazmayacak.

Ama şehitler de sonuç itibariyle insan oldukları için mecburen bir cenaze töreni gerekiyor.

Onun için haberlerin kıyısına köşesine, bunu mecburen koyuyorlar. Ama asla başlıklarda değil.

Şehit sayısı, haberin küçük bir ayrıntısı olarak sayfalarda yer bulabiliyor.

(…)

Libya'da şehit olan albay için cenaze töreni bile yapılmamış. Halkın bu şehitlerden haberdar olması istenmiyor belli ki.

Çünkü haberi olsa, önünde sonunda bu soruyu soracak: "Çocuklarımızın Libya'da, İdlib'de ölmeleri niye gerekiyor?" diye.

Ve farkındaysanız, şehitlerin intikamı hemen oracıkta, o saatte alınıyor, 50'şer, 100'er hem de.

Nasıl olsa karşı tarafa kadar geçip, gerçek sayıyı öğrenemeyeceğimizi düşünüyor olmalı.

Salla, sallayabildiğin kadar!

Ama sayı 50'nin altına düşmemeli ki milletin yüreği soğusun!

Bu tür propaganda numaralarıyla gerçekler ne kadar saklanabilir?

Çok işe yaramayacağını şimdiden söyleyebilirim.

Türkiye, Erdoğan'ın bastıramadığı egosu ve Müslüman Kardeşler aşkı nedeniyle, Libya ve Suriye'de kendisini hiç ilgilendirmeyen bir savaşa girmiş bulunuyor.

Şehitler Tepesi'ni, tıka basa doldurmadan önce Türkiye'yi nasıl bir kötü maceraya sürüklediğini fark eder diye ümit edelim.”

Askerlerimiz, yanlış dış politikanın sorumlusu olmayacağına göre …

Resmin bütün berbat!

Hissemize düşen sadece şehit olan evlatlarımızın, çocuklarımızın acısı.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250