EĞİTİM YAZ BOZ TAHTASI MI ?


Bu makale 2020-02-27 18:16:23 eklenmiş ve 281 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Devletin bir politikası olmalı.

Ve tabii hükümetlerin de.

İnsan yetiştirmede de devletin bir politikası ve sistemi olmalı.

Yani eğitimde.

Topumun, tümünün, mutabık kaldığı, Anayasal güvenceli,  çağdaş eğitim politika ve sistemi .

Ve sürekli ve kalıcı olmalı.

Öyle hükümeti bıraktık, bakan değiştikçe değişen bir sistemsizliğe kurban edilmemeli.

Maşallah AKP'nin iktidarı döneminde, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan Nabi Avcı'nın, Antalya'da düzenlenen, Türkiye Özel Okullar Birliği, 14. Eğitim Sempozyum'da belirttiği gibi :

“Gerek yaş, gerek meslek, gerek cinsiyet, gerek bilgiler itibariyle, eğitim dünyası, tam bir yazboz tahtası”. 

Eğimde, günlük kararlar yaşadık Milli Eğitim Bakanları'nın bile televizyondan öğrendiği !

Buna karşın öğrenciler ve veliler perişan oldular tabii !

Ama “Dünyada en iyisi bu !” diye aldıkları kararları, aradan belli bir zaman geçtikten sonra “Bunu dünyada bizden başka kullanan yok !” diye kaldırdıklarına şahit olduk.

Bir sistemleri var elbette!

Kendi siyasi geleceklerini bir şekilde siyasete nefer yetiştirecek okulları çoğaltmak !

Okulları nitelikli-niteliksiz diye ayırdılar!

Nitelikli okullar sınavla öğrenci alacaklardı !

İlk etapta,1367 okul, nitelikli olarak sınavla öğrenci alacaktı güya.

Sınavla öğrenci alacak, okul listesinde, 309 fen lisesi, 89 sosyal bilimler lisesi, 222 Anadolu lisesi bulunurken, Anadolu imam hatip lisesinin sayısı 298, mesleki ve teknik Anadolu lisesinin( Ticaret Meslek Lisesi-Kız Meslek Lisesi-Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi) sayısı ise 449 olmuştu.

Bir dönem meslek lisesi sayıldığı için katsayı mağduru olan imam hatip liselerinin ortaokul kısmı açıldı !

Halbuki diğer hiçbir meslek lisesinin orta kısmı yoktu!

4+4+4 belli ki bu yüzden getirildi belki de !

Şimdi, iktidarın bu imam hatip aşkın eleştirdim diye kızanlar olacaktır.

Bu okullara bir sözümüz olamaz elbette ama rakamların ortaya koyduğu bir okul ayrımı var ne yazık ki!

Ve iktidarı neredeyse öz okul muamelesi çektiği imam hatipler bir tarafta, üvey okul muamelesi gören okullar diğer tarafta !

Bu, hem uygulamada, hem bakış açısında hemde harcanan paralar konusunda gün gibi ortada!

Milli Eğitim Bakanlığı, Dini ve mesleki eğitim yapan okullar için 1 milyar 105 milyon TL ödenek ayırmış !Anadolu ve fen liseleri için 2020 yılında ayırdığı toplam ödenek ise 483 milyon TL'de kalmış.

İktidarın tüm teşvik ve yönlendirmelerine karşın imam hatip okullarındaki düşük olan başarıyı artırmak için 16 milyon TL'lik proje hazırlamış!

Ziya Selçuk, bakan olarak atandığında ümitlenmiştim.

Ne de olsa 3-5 yıl Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yapmıştı.

Eğitimin içinden biriydi.

Ama, her şeyin tek elde toplandığı bu sistem, bu ümidimi de kırmakta gecikmedi.

Hatırlatalım.

Milli Eğitim Bakanlığı 21 Temmuz 2012 yılında çıkardığı bir yönetmelik ile ilkokul dahil ortaöğretimlerde de sınıfta kalmayı kaldırmıştı ! 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2020 - 2021 eğitim ve öğretim döneminde ortaokul ve liselerde sınıfta kalmanın yeniden getireceğini açıkladı. 

Sebep, eğitimde seviye düşüklüğü ve öğrencilerin dört işlem bilmeden okulu tamamlamaları.

Eğitim, “Bunu birkaç yıl deneyelim, tutmazsa değiştirir başka bir yöntem uygularız !” denilecek alan değildir!

Ama bu yap-boz sadece eğitimde değil ki!

Hatırlayın terör örgütüyle masalara oturulup, akil insan !denilenlerle millete yutturulmaya çalışılan “çözüm süreci” ve sonrasında hendek savaşları ve bu süreçte verdiğimiz şehitleri.

Böyle pahalı bir öğrenme şekli olmaz!

Devlet, deneme yanılma yöntemiyle idare edilmemeli!

Tabii şirket gibi yönetilmiyorsa! 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250