BİRAZ OLSUN SAMİMİYET !


Bu makale 2020-03-10 20:59:51 eklenmiş ve 292 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Gündemi özellikle de siyasal gündemi çok iyi takip edenlerden biri hiç kuşkusuz ki Diyanet'tir.

Kendisinin gündeme dair hangi yönde nasıl katkı sağlaması gerekiyorsa kurum itibarını falan gözetmez!

Gerekirse kendi internet sayfasında, haftanın başında kendisinin belirlediği “hutbe” konusunu bile son anda da olsa değiştirir!

İlgililer bilir hutbenin değiştiğini ama cemaat bilmez.

Tabii en iyi de imamlar bilir !

Hele seçimin arefesindeki Cuma'lar daha önemlidir Diyanet için.

Mesaj topluca verilince etkisini Pazar günü gösterecektir.

Seçim olması şart da değildir hutbe değiştirmesi için.

2019'da silahlı kuvvetlerimiz, Suriye'de, Barış Pınarı Harekatı'nı başlatmıştı.

Diyanet,18 Ekim 2019 tarihli Cuma hutbesinin konusunu “Mehmetçik” olarak belirlemişti. 

Ne var ki, ABD ve Türkiye arasında gerçekleştirilen heyetler arası görüşmeden sonra Barış Pınarı Harekatı'nın durdurulması konusunda anlaşmaya varılmıştı.

Diyanet ne yapmıştı?

Cuma namazı için camilere “Mehmetçik” konulu hutbe gönderen Diyanet, harekatın durdurulmasının ardından konuyu değiştirmişti. Diyanet camilere “kul hakkı” konulu yeni hutbe göndermişti!

Yani Mehmetçik konusunun niye değiştirildiğini merak etmiştim o zamanlar.

Konjonktüre uygun değil diye düşündüler demek ki !

***

Diyanet'in web sitesinde, nikahı tanımlarken, “Nikâhın, iki şahit huzurunda tarafların irade beyanında bulunmak suretiyle akdedilmesi gerekir. Buluğ çağına erişmiş kadının velisi olmaksızın kendisinin nikâhlanabilmesi mümkün olmakla birlikte, velisinin de bulunması menduptur.”

Büluğ çağını tanımlarken de kızlarda 9,erkeklerde 12 yaş demiş.

Bu aslında  9 yaşındaki kız çocuğu nikahlanabilir demek.

9 yaşında bir kız çocuğu, kendi kızları olsa nikah kıydırırlar mıydı?

***

Sonra?

Sonra ,bizim Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Bey 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlamış :

"Maalesef günümüzde kadın hakları ihlallerini besleyen ön yargılı, adaletsiz ve merhametsiz bir bakış, din, dil, ırk, coğrafya ve sosyal statü gözetmeksizin küresel bir sorun kaynağı haline gelmiştir. Kadına karşı gelişen bu olumsuz bakış ve davranışların temelinde, insana dair aşkın boyutu, ahlaki ilkeleri ve manevi sorumluluğu öteleyen marazi bir yaklaşımın olduğu aşikârdır. Kadının onurunu ve toplumsal konumunu hedef alan, onu cinsiyeti üzerinden ayrımcılığa tabi tutan her türlü düşünce ve davranış İslam'a aykırıdır. Dolayısıyla kadının saygınlığını zedeleyen, bilgi ve tecrübesiyle medeniyete katkı sunmasına engel olan bütün gelenek, örf ve inanışlar hem Kur'an hem de sünnet açısından reddedilmelidir.” demiş.

İlk cümleye dikkat!

“kadın hakları ihlallerini besleyen ön yargılı, adaletsiz ve merhametsiz bir bakış”

Ben kendi açımdan, bu bakışın kimlere ait olduğunu biliyorum.

Hangi zihniyetin gözlerinde bu bakışın bulunduğunu gösteren cümleler duymuştum daha önceden!

Kur'an'ı ve sünneti iyi bilenlerden hem de!

Nurettin Yıldız'ın, Hayrettin Karaman'ın, Tuğrul İnançer'in, ve daha nicelerinin kadınlar konusundaki beyin yakan cümlelerini.

Onlar da sizin gibi din eğitimi almışlardı be hocam!

O sebeple ben, sözlerinize  inanmakta zorlanıyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250