DAHA FAZLA KIYMAYIN BU ŞEHİRE !


Bu makale 2020-03-12 20:31:09 eklenmiş ve 874 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Şehrimizde bir arazi..

Bağlar Mahallesi'nde.

52 dönüm ve 16 ayrı tapu.

Belediye,18.madde uygulamasını şu veya bu sebepten gerçekleştirememiş. Belli ki hak sahipleriyle bir uyuşmazlık olmuş.

Sonra ilçemizden iki iş insanı, bu hak sahiplerini toplamış, herkesten dilekçelerini toplamış, taban ortaklık payının en son limiti olan %40'a kadar vermeyi de taahhüt ederek, belediyenin itirazsız bir şekilde 18.madde uygulaması yapmasını sağlamış. Bunu yaparken de belediyeye iki adet arsa çıkarmış.

Bütün bu uygulamalar yapılırken,12 dönüm yer yol adına belediyeye terkedilmiş.

Sonra, binalar yapılmış. Koskoca bir site olmuş oralar.

Bu iki iş insanı, bu çevrenin ibadet ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, yeşil alan ve park olarak ayrılmış olan münasip bir yere cami yaptırmaya karar vermişler. Yapmışlar da.

Yaklaşık %60'ını kendi ceplerinden,%40'ını da çevredeki hayırseverlerin katkısıyla. Belediyenin beton konusundaki desteğiyle elbette.

Bu ibadethanenin inşaatından yapılışına kadar müftülük yok ! Ama açılışında varlar!

Belediyemiz sağolsun, camii avlusunu falan parke de döşettirmiş. Tabii caminin hemen yanından başlayan yeşil alan var. Çünkü cami zaten belediyeye terkedilen yeşil alan üzerinde. Buraya kadar normal. 10 Mart Salı günü davet üzerine gittim o mahalle. Bir de baktım ki caminin, neredeyse duvarına yapışacak şekilde kutu gibi bir inşaatın temeli atılmış. İşçiler de çalışıyor.

Ne yapıldığını oradakilerin konuşmalarından öğrendim. Tuvalet ve üstüne de Kur'an Kursu olacakmış!

Yer elbette belediyenin! Bu yeri değerlendirme hakkı da belediyenin.

Lakin bir bina, hem de caminin burnunun dibine böyle mi konuşlandırılır?

Bu caminin tuvaleti yok! Bu caminin şadırvanı yok ! Bari çekme mesafesi dediğiniz mesafeyi (3 metre) bari korusaydınız.

Şehrin bir mimari estetiği olur! Hiç estetik kaygusu gözetilmeden, adeta “Ben yaparım ! Kimse karışamaz” der gibi alelacele alınmış kararlarla bir beton yığınını, bu ibadethaneyi gerek mimari gerek görüntü gerekse yükselecek binanın şekli itibariyle sıkıntıya sokacak bu inşaatın maksadını anlamış değilim. Kur'an Kursu yapılmasın mı? Elbette yapılsın ama daha uygun bir yere ve estetik bakımdan da uygun bir şekilde.

Estetik falan deyince, belediyemizin, 2014 yılında yasa gereği kurulması gerektiği için  kurulan Mimari Estetik Kurulu aklıma geldi. 31 Mart'ta yenilenen seçimlerden sonra da ayrılan bazı isimlerin yerine yenileri getirilerek devam ediyormuş görevine!

Sadece kağıt üzerinde mi? Yoksa sahada bir görev yapıyorlar mı?

Yani gerçekten böyle bir kurul varsa onları bu inşaatla ilgili göreve çağırıyorum.

Bu inşaat eğer mimari estetik anlayışına uygundur diyorlarsa bu Niksar kamuoyuyla paylaşsınlar. Yok burayı görüp mimari bir estetik yoktur diyorlarsa da gereğini yapsınlar. Ecdat bu işleri nasıl yapmış ?

Cami yaparken nelere dikkat etmiş?

Neleri gözetmiş?

Diriliş Ertuğrul, Kuruluş Osman dizilerini izlemekle olmuyor demek ki

Evet hepsi de belediye çalışanı olan, yani aralarında belediyeden bağımsız ne bir mimar ne bir mühendis bulunan bu Mimari Estetik Komisyonu'nun bu inşaatla ilgili olarak görüşlerini bekliyorum. Tabii inşaata belediye izin verdiği için, bu komisyonun, belediyeden bağımsız karar verebileceğine inanmak istiyorum. Zor mu? Zor hem de çok zor!

Neticede “Kur'an Kursu 'na karşı çıkıyorlar !” iftirasına uğramak var!

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250