MESELA (1)


Bu makale 2020-05-02 02:23:42 eklenmiş ve 182 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

“Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yı iyi niyetli buluyorum. Sağlık ordumuza, teşekkür ediyorum. Bilim insanlarına ve yani biz hastalıkla mücadele başarılıyız diyebiliriz.

Büyük bir disiplinle her türlü karara büyük bir oranda uyuldu. Bu mücadele faslında iyiyiz ama tedbirler anlamında baktığımızda maalesef çok iyi değiliz. Çünkü, biz bütün bu kararlarda bir tek kişinin fikrine kanaatine mahkum durumdayız.

O da sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı makamı sebebiyle. 2017'de 16 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtik.

TEK KARAR VERİCİ ERDOĞAN OLDU

Onun için de Donald Trump kaybedecek diyorlar. Onların sistemi içinde kontrol ve denge mekanizmaları var. Biz de bu kontrol ve denge mekanizmalar ortadan kalktı. Böyle olduğu için her konunun sonuçta tek karar vericisi Sayın Erdoğan oldu. Ben burada Sayın Erdoğan'ı da kötülemiyorum. Ben burada sistemin ne kadar tıkadığını söylüyorum. 11 Şubat'ta grup toplantısında söylemiştim. Daha bizde korona virüs yoktu. Sınırların kapatılması gerektiğini ve sahra hastaneleriyle ilgili bir planlama var mıdır yok mudur? İlacı var mıdır yok mudur? En önemlisi İran'da çıkmıştı. İran sınırının kapatılması lazım demiştik. Yapıldı mı yapıldı ama tam 1,5 ay sonra…

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI HIFZISIHHA KURULU'NUN İLAN ETMESİ LAZIMDI

Bu sistemin yani daha iyi yönetilmesi lazımdı ve daha iyi sonuçlar alınması lazımdı. Sağlık Bakanı şahıs olarak iyi niyetli, çalışkan olarak buluyorum. Mesela sokağa çıkma yasağını Hıfzısıhha Kurulu'nun ilan etmesi lazımdı. İçişleri Bakanlığı ilan etti kaos oldu. Sayın Süleyman Soylu döndü dedi ki, 'Ben Sayın Cumhurbaşkanının talimatı üzerine ilan ettim' dedi, sonra 'Sorumluluk bana aittir istifa ediyorum' dedi, Sayın Cumhurbaşkanı bunu kabul etmedi. İçişleri Bakanı, bu yönetimsizliği itiraf etti ve ve buradaki hatayı sorumluluk duygusuyla istifa etti.

GÜNLÜK 10 HASTANIN ALTINA DÜŞÜLDÜĞÜNDE NORMALLEŞME OLMALI

Günün sonunda ekonomik hayat devam etmek zorunda elbette. Bilimsel olarak sizin Teke Tek programından samimi olarak bilgilendirdiğimi söyleyebilirim. Çok büyük bir hizmet yaptınız. Kafa karıştırmayan çok net bilgiler verildi burada. Bilim insanlarının ve bilimin ışığında günlük 10 hastanın altına düşüldüğünde normalleşme olmalı. Bununla ilgili 10'un altına düştüğünde işte Temmuz gibi bir tarih veriliyor. Gene bilim insanlarının verdiği tarihler bunlar.

Dolayısıyla nasıl tedbirlerde çok böyle ağır aksak gittiysek, bir an evvel olsun diye diyerek hızlı hareket edildiği takdirde yeni bir dalgayla Türkiye Allah muhafaza olarak ekonomik olarak zor duruma düşer.

Şimdi AVM'leri açmak yerine yani açılabilir ben ona bir şey demiyorum ama küçük esnafı, KOBİ'lere ve insan çalıştıran, istihdam sağlayan herkese biz dedik ki çalışan işçi başına işletmelere 10 bin lira para verin dedik. İşletmelere verin. Bunu bir yıllığını siz ödeyen, geri kalanına da yani o ana parayı da 1 yıl ödemesiz ondan sonra işletme sahipleri bunu ödesinler. İstihdamın devamı açısından.

BİR ANDA YAPSALARDI BU KADAR DERDİMİZ OLMAYACAKTI

Bir şey daha öneriyorum. Ben şimdi hızlı geçişi sağlamakla ilgili tedbir anlamında. Biz sokağa çıkma yasağıyla 11 gün sokağa çıkma yasağı ile karşılaşmış olacağız. Yani aslında gün sayısı tutuyor. Bunu bir anda yapsalardı bu kadar derdimiz olmayacaktı. Lokanta, berber, kuaför kapalı şimdi. Bunu uzatarak gidiyorsunuz. Bunu 3 haftayla kapatabilirdiniz. Şimdi ben buradan Sağlık Bakanlığı'na öneride bulunmak isterim. Rastgele taramanın hazır evlerde iken kapılar çalınarak yapılması gerektiğini öneriyorum. Hazır insanlar evdeyken bize bir resim çıksın.

Özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde normalleşme bakış açısının ayrı bir projeyle normalleşmenin planı ve programının yapılması lazım. Bir başka konu şudur. Garsonlar, yevmiyeyle çalışanlar, taksiciler işsiz. Ekonominin canlı haline gelmesinin bir yolu da tüketim. Biz demiştik ki bu süreç içerisinde ailelere kişi başı 500 TL para verin. Ailelere 1000 lira verildi ama kime neye yetecek. Ayrıca harcama garantisi olan fiş, kart, kuponun verilmesi lazım geldiğini söylemiştik. Şimdi de çalışan başına işletmelere 10 bin lira para yardımı yapılması gerekiyor.

Bu havayollarına, geçilmeyen tünellere, köprülere ödenen paranın yarısı ediyor. Geçilmediği için devletin kesesinden giden paranın yarısı kadar. Şimdi İşsizlik Fonu vardı, ne olduğunu bilmiyoruz. Varlık Fonu var, bugün ortaya çıkan bilgiler ışığında 70 milyar lira borçluymuş. Merkez Bankası'nın ihtiyat akçeleri gitti. Böyle bir duruma ve güne ekonomik olarak hazırlıklı mıyız derseniz ekonomik olarak hazırlıksızmışız.” ( İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in  Habertürk TV'deki programından )

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250