NİKSAR'DA NALBANTOĞULLARINDAN EMEKLİ SAĞLIK MEMURU SALİH DİRİM VE AİLESİ ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME (3)


Bu makale 2020-08-30 01:15:49 eklenmiş ve 1418 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

Tokat'ta (Niksar) kızımız Mürüvvet Saliha doğdu. Süt Damlasının arkasında bir ev kiraladık. Tokat'ta iken altı ay Ankara'ya röntgen kursuna gitti ve röntgen bölümüne geçti.

 

Almus'a tayin etmek istiyorlar ama biz gitmek istemiyoruz. Çünkü komşularımız Almus'ta barajdan dolayı toprak göçüyormuş diye bizi endişelendiriyorlar. Taliye Hanım diye bir komşumuz Tokat Sağlık Müdürünün hanımını tanıyormuş onunla evlerine gittik. Biz Niksar'a gitmek istiyoruz dedim. Bana: Doğru vazife yaparsanız göndermezler “ dedi. Sağlık Müdürü Nazmi Okan 'dı. “ Söz Salih Ağabeyin:

 

 

“Vali Beye gidelim dedik. Vali Yusuf Yakupoğlu'nun makamına çıkıp derdimizi anlattık.”Memur Bey rahat ol, üç ay bekle “dedi. Tokat'ta iki yıla yakın kaldık .Üç ay sonra tayinimiz 1972 yılında  Niksar'a çıktı.Valinin bu ilgi ve duyarlılığını hiç unutmadım.Torunuma –Vahdettin'in oğlu-Vali Yusuf Yakupoğlu'nun adını koydum. Tıp fakültesinde okuyor şimdi Yusuf Cihan .

 

Niksar'da Devlet Hastanesi'nde Röntgen Teknisyeni olarak göreve başladım. Kaymakam Rıza Akdemir idi, Dürüst, kibar, işine sahip çıkan başarılı bir devlet adamıydı. Eşi Neriman Hanım Çocuk Doktoru idi beraber çalışıyorduk. İkisi de Niksar'da çok sevilmişti. Başhekim de yine Niksarlı Doktor Hüsamettin Alpar idi. Almanya'da ihtisas yapmış, hastalarının tedavisi için büyük mücadele veren ve çok çalışkan bir şahsiyetti. Bir müddet sonra beni Ankara'ya röntgen kursuna çağırdılar. Dönüşümde bir sürprizle karşılaştım, bu kez de Ödemiş'e tayin çıkmıştı. Tekrar Vali'nin kapısını çaldık, ilgilendi ve Niksar'da kaldık. Gün geldi artık yoruldum diye emekliliğimi istedim Başhekim Hüsamettin Alpar ve Dr. İsmet Tepebaşı vazgeçirmek için bir hayli uğraştılar ama ben kararımı vermiştim. İnsan emekliliğe de zaman ayırmalı, gençlere de yer açmalı diyordum kendimce. 1984 yılında emekli oldum.”

 

7 Nisan 2017'de Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi Mezunlar Derneği olarak Ankara Yargıtay 13.Daire Başkanı Vuslat Dirim'i GOP Lisesi “ ALMANAK “çalışmaları kapsamında  Dernek Başkanı Av. Melih Yardımcı, Ferdi Şentarlı, Mahmut Hasgül ve bendeniz makamında ziyaretimizde :

 

-Başkanım, Dirim Ailesinde üç kardeşe Vahdet, Vuslat, Nusret isimlerinin konulmasının sırrı nedir ?diye sorduğumuzda şöyle cevap vermişti:

 

”Babam, tasavvuf dünyasına dalmış, ihlâslı bir Müslüman'dır. Vahdet-i Vücut felsefesinde esinlenerek birlik olma manasında ilk oğlu, yani ağabeyim doğduğunda ismini Vahdet koymuş. İkinci çocuğu naçizane bendeniz de Miraç gecesinde doğmuşum. Miraç Gecesinin diğer bir adı Vuslat Gecesidir. Hz. peygamberimiz Miraç gecesinde Hak katına çıkmıştır. Yine Şeb-i arus'un Vuslat Gecesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sebeplerden olacak bana da Vuslat adını koymuş.

 

Babam okuduğu Limnili Mısır-ı Niyazi Hazretlerinin bir eserinde (Divanı) aşağıdaki  şu dörtlüğü görmüş:

 

Bu can yine vuslat diler,

Sen şah ile vahdet diler,

Varmağa dil nusret diler,

Lütfeyle açıver yolum”

 

Tevafuk onu çok etkiledi,”Bir oğlum daha olursa onun da ismini Nusret koyarım dedi. Üçüncü çocuğu yani erkek kardeşim olunca adı geçen dörtlükte İlahi yardım anlamıma gelen Nusret adını koymuş.

 

Allah (CC) son olarak bir de kız çocuğu nasip etti. Kız kardeşimin ismini de “Saliha Mürüvvet “ koydu.

 

Kız kardeşim büyüyüp de “Babacığım bu şiirde ben neredeyim?” diye sorunca:-Kızım sen başka şiirlerdesin. Diye cevap verdi.

 

Bu dört evladın her biri devletimizin önemli kademelerinde görev yapıyor. Kısaca onların da hayat hikâyelerinden bahsedelim:

 

Vahdet Dirim: 1958 yılında Erzurum'da doğdu. İlkokulu Niksar Ulucan İlkokulu, ortaokulu Niksar Ortaokulu'nda, liseyi Niksar Endüstri Meslek Lisesi'nde 1976 yılında tamamladıktan sonra askeri görevini Adapazarı'nda yaptı.1985 yılında Süheyla Hanım ile evlendi. Yusuf Cihan ve Melike Canan adını verdikleri iki evlatları dünyaya geldi. Tokat Sigara Fabrikası'nda işe başladı,2003 yılında emekli oldu. Vahdet Bey'in diğer bir yönü de mucit olması. Televizyonlara davet edilerek çalışmaları hakkında bilgiler sundu, yarışmalara katıldı. Halen Tokat'ta ikamet ediyor.

 

Vuslat Dirim: 1961 yılında Erzurum'da doğdu. İlk ve ortaokulu Niksar'da tamamladıktan sonra 1977 yılında Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazanarak 1982 yılında diploma aldı. 1985 yılından itibaren ülkemizin değişik yerlerinde hâkim, cumhuriyet savcısı, cumhuriyet başsavcısı olarak görev yaptı.2011 yılında Yargıtay Üyeliğine seçildi.2015 'de de Yargıtay Onüçüncü Daire Başkanlığına seçildi. Halen aynı görevi sürdürmektedir.

 

1980 yılında evlendiği Hâkim Figen Hanım'dan Burak ve Alperen adında iki evladı bulunmaktadır.

 

 

Nusret Dirim:1963 yılında Niksar'da doğdu. İlk ve ortaokulu Niksar'da tamamladı. Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi'nden mezun olduktan sonra Ankara Hukuk Fakültesini kazandı.1984 yılında mezuniyetinden sonra avukatlık stajını tamamlayarak 1985 yılında Antalya Kaymakam adayı olarak göreve başladı.1989 yılında Burcu Hanım ile evlendi. Recep, Taha ve Hamit Emre adında üç evladı bulunmaktadır. Ülkemizin değişik yerlerinde vali yardımcılığı ve kaymakamlık yaptı.

 

1 Haziran 2016 tarihinde Bartın Valiliği'ne atandı. 28 Ekim 2018/ 202 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama kararıyla İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi olarak görevlendirildi.

 

Saliha Mürüvvet Dirim Aksoy: 1969 yılında Niksar'da doğdu. İlkokulu Büyükata İlkokulu'nda, ortaokulu Niksar Ortaokulu'nda  (1983) tamamladı. Liseyi Tokat Gazi Osman Paşa Lisesi'nde okudu. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden mezun oldu.1991 yılında Dr Metin Aksoy ile evlendi. Zeynep ve Ayşegül adını verdikleri iki evlat sahibi. Tokat Devlet Su İşleri'nde Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Saliha Dirim Aksoy, eşi Dr Metin Aksoy ile birlikte on beş yıldan beri profesyonelce ülke çapında okçuluk faaliyetlerini de sürdürüyor.

 

Biz, yazımızın son bölümüne vefatının 1.yılında  Salih Dirim Ağabeyimizi  rahmetle anarken, 1999 yılında yayınladığı “Şiirlerim “ eserinden biri tasavvufi diğeri çok sevdiği memleketi Niksar'a yazdığı bir güzellemeyi koyalım. 

 

Ruhu şâd olsun o muhterem, güzel insanın.


ŞÜKÜR  ELHAMDÜLİLLAH

 

Yaya iken atlandık,

Yâr ile sıfatlandık,

Aşk ile kanatlandık,

Şükür elhamdülillah.


Çağladık seller gibi,

Açıldık güller gibi,

Çiğnendik yollar gibi,

Şükür elhamdülillah.


Gözlendik göz göz  olduk,

Yokuşu yok düz olduk,

Âleme bir yüz olduk,

Şükür elhamdülillah.


Seferdedir aşk eri,

Dosttur dilde ezberi,

Verdik canı, seri,

Şükür elhamdülillah.


Salih dosta kavuştu

Hem Huda ile buluştu,

Dost, düşman hep barıştı

Şükür Elhamdülillah.


 

BİR NİKSARGÜZELLEMESİ

 

Bilmem nasıl deyip, nasıl başlasam,

Tarihi kalesiyle ,şanıyla Niksar,

Adını yâr diye ,kalbe işlesem,

Ne güzel bugünkü haliyle Niksar.


Bir dere içinde güler nazlıca,

İşine gücüne dalar nazlıca,

Dostun gözyaşını siler nazlıca,

Düşmanı kahreder yoluyla Niksar.


Yaylasında kaval çalar çobanlar,

Ovasında ekin biçer tırpanlar,

Ayvaz'ında dinlenir insanlar,

Burcu burcu kokar yeri ile Niksar.


Çeşit çeşit meyveler var bağında,

Keltepe solunda, ova sağında,

Çeşit çeşit ağaçlar var bağında,

Yurda ün salar haliyle Niksar.

…..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250