ALTIN'DAN NE ÇIKACAK? GÖRECEĞİZ!


Bu makale 2020-11-23 18:13:48 eklenmiş ve 917 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Bir hafta on günce Erbaa'da altın aranması konusunu konuşuyorduk.

Hani siyanürle altın aranması hususunu.

Üç-beş gündür Niksar'da maden arama ruhsatlarını konuşuyoruz. Oysa ihale onayları aynı zamanda alınmış.

Erbaa bizden önce haberdar olmuş!

Tabii “Niye bizim en son haberimiz oluyor?” diye hayıflanmak çare değil.

Ruhsatlar 2020'nin Nisan ayında alınmış.

En son babalar duyar misali.

Konunun sosyal medyada yer almasından sonra Belediye Başkanı da bir basın açıklaması yaptı!

Başkan'ın basın açıklamasından şunları mı anlamak lazım!

“Niksar'ın aleyhine olan her şeyin karşısında, lehine olacak her şeyin de yanındayız” diyor ama peşinden, ”bazı kişilerce bu durumun siyasi ayak oyunlarına alet edildiğini” söylüyor.

Siyasete kimse alet etmiyor sayın Başkan! Yeter ki siz siyasi yaklaşmayın meseleye!

Senin konumun da zor. Anlıyoruz.

Neticede, bu, Niksar'da maden arama ruhsatlarını devlet yani hükümet yani senin partin vermiş.

Adamlar ruhsatı almışlar.

Niksar'ın özellikle Eryaba, Teknealan, Bayraktepe ve Budaklı köylerinin Avlunlar'a dayanan arazilerinde maden arayacaklar.

“Niksar'da altın değil bakır veya çinko arayacaklar!” demek karşı karşıya kalınacak meseleleri hafife almak değil midir?

Yani maden arama yapılan yerlerin görüntüleri hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Mesela Kaz Dağları'nın uğradığı çevresel değişimi gözümüzle gördük.

Artık kimyasal zararlarını yöre insanı biliyor.

Arazinin orijinal morfolojisinin bozulacaktır. 

Estetik görüntü bozulacaktır.

Yeraltı ve yerüstü su dengesi bozulacaktır.

Tarım ve orman bölgeleri bozulacaktır.

Varsa rekreasyon alanları zarar görecektir.

Gürültü kirliliği ve toz olacaktır.

Toprağın sedimantasyon ve erozyon dengeleri değişecektir.

Hava kirliliği, Su kirliliği olması muhtemeldir.

Flora ve fauna, yani insan dışında var olan canlı biyolojik zenginliklerin zarar görmesi kaçınılmazdır.

Tamam da maden aranmasın mı?

Tabii aranacaktır.

Yukarıdaki çevresel etkilerin de en aza indirilmesi gerekir.

Zaten maden arama çalışması başlatılan ve gerçekten çevreye ve insan sağlığına zarar verdiği kesinleşen yerlerde bile insanların itirazlarının, tepkilerinin, devlet tarafından kaale alınmadığını gördük.

Bu bağlamda Niksar'da da maden aranmasıyla ilgili tepkileri siyasi ayak oyunları diye nitelemek, bence ne tepki vereceğini kestirememekten değilse asıl siyasi ayak oyunu odur.

Netice itibarıyla bu konuda Niksar'ın yanında yer alarak tepki göstermek, maden arayacak şirketleri daha fazla tedbir almaya zorlayacaktır.

Yoksa tepkiler maden aranmasını elbette durdurmayacaktır.

Elin oğlu ruhsatını almış, ihalesini de kazanmıştır!

Basın mensuplarımızdan biri sormuş Niksar Belediye Başkanı'na:

“Altın rezervi bulurlarsa ne olur? “ diye.

“Niksar'da maden arama ruhsatı alan Esan Eczacıbaşı firması yetkilileriyle bir görüşme yaptım. Esan Eczacıbaşı yetkili müdürü altın çıkması halinde de bu yönde de çalışabileceklerini ifade ederek, bu olasılığın çok düşük bir ihtimal olduğunu ve Niksar'daki sahalar için böyle bir raporlamanın da bulunmadığı söylendi. Ancak aksi bir çalışma olursa da tüm Niksarlılar olarak bu konuyu iyi araştırıp Niksar'a ve çevresine zarar verecek bir durum oluşursa hep birlikte yapılması gerekeni yaparız.” diye cevap vermiş Sayın Başkan !

Nasreddin Hoca'nın torunları değil miyiz?

Testiyi verdik madem. Şamarı atalım.

Testi kırıldıktan sonra bir faydası olmayacağını bilmez miyiz !

Niksar ve Erbaa'dakiler iki farklı şirket ama maden arama sahalarına bakınca aynı damarı takip ediyorlar gibi geldi!

Yani Niksar'daki şirket Bakır ararken Altın ile karşılaşırsak onu da çıkarırız” demiş!

Siyanürle altını Niksar'da da arayabilirler!

Görelim Mevlam neyler.

Lakin Niksar için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söyleyebiliriz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250