Sakarat Eteklerindeki Endişe


Bu makale 2020-12-04 11:25:50 eklenmiş ve 9403 kez görüntülenmiştir.
Rüştü BOZKURT

Sakarat  Dağları'nın batısındaki  Amasya'da yetişen  ünlü coğrafyacı  Strabon'dan  bu yana, “Coğrafya  kaderimizdir”  sözü,  yazılı  kültürün  hafızasında  yerini  alır. Biz insanlar, “Ol mahiler, derya  içredir; deryayı  bilmezler” – Balıklar  denizde  yaşar, ama  denizi bilmezler – gerçekliğini nedense  gözardı  ederiz.

 

Benim doğup büyüdüğüm topraklar Sivas'ın güneyindeki Kösedağ'ın batısında ve Büyükkızıldağı'nın güneyindeki bulaklardan beslenen Tozanlı Çayı ile Gümüşhane'de Kelkit yakınlarından yola koyulan, Erbaa yakınlarında  Kale  Köyü'nde   Tozanlı  Çayı  ile  birleşen ve Yeşilırmak  adını  alan  Kelkit Çayı  gibi iki önemli  akarsuyun  arasında  kalır. Amasya'dan Niksar'ın güneyinde eski Dönekse deresine kadar uzanan Sakarat Dağları'nın güney eteklerinde, Canik Dağları'da doğru inen vadilerin insanlarıyız biz.

 

Okuyanlar  için   sıkıcı  olacağını  bile  bile   Sakarat  eteklerindeki  Erbaa  ve  Niksar  köylerinin  listesini paylaşacağım:  Tanoba, Akkoç, Kamışlı, Çibril, Ezebağı, Fındıcak, Keçeli, Erenli, Gölönü, Sokutaş, Koçak, Kozlu, Ağcakeçili, Zoğalıçukur, Meydandüzü,İverönü, Endekpınar, Evciler, Aydınsofu, Benli, Kartosman, Hacılı, Canbolat,Bölücek, Tepekışla, Ağcalan, Çakır, Tepe, Hacıbükü, Demirtaş, Küplüce,Evciler, Çeşmeli… Niksar'a  bağl köyler da  Gökçeli, Sorhun, Gözpınar, Kumbetli, Gönlüce, Yakınca, Eryaba, Oluklu, Gürçeşme, Kavaklı, Bayraktepe, Budaklı, Musapınarı, Örenler, Yeşilkaya, Tahtalı, Derindere, Çişekli, Güzelyayla, Umurlu, Çişetli, Pelitli  ve  Dalkaya…

 

Sakarat Dağları'nın eteklerine yerleşen Erbaa ve Niksar Köyleri'din güneyinde en yüksek tepe Gökçeli yaylasının bulunduğu Dikilitaş'dır; bin 431 metre yüksekliğindedir. Sakarat'ın güneyinde ise Şehitler Köyü'nden başlayan, Avlunlar Vadisi'ni geçen ve Gökdere'de son bulan vadi bulunmaktadır.

 

Sakarat eteklerinde köylerde epey zamandır kuraklık etkisiyle azalan suların endişesine, şimdi yenisi eklendi: “Bakır ve altın madeni, gürgen ağaçlarıyla kaplı yemyeşil doğayı tahrip edecek endişesi.”

 

Gökdere'den Avulanlar Vadisini geçerek, Cambolat'dan Erbaa'ya inen yolu izlemiş olanlar; orada yaşayan insanların kaygılarını, endişelerini ve giderek korkuya dönüşen duygularını iyi anlayacaktır.

 

Madenler bir ülkenin “zenginliğidir”, ama o zenginliği üretmeye çalışırken, başka alanlarda  “yoksunluk ve yoksulluk” yaratıldığına defalarca tanıklık ettik. Maden arama ruhsatlarını, işletme izinlerini, çevresel  etkileşimi, ürettikleri  faydaları ve topluma ödetebilecekleri bedelleri bir bütün içinde sorgulamazsak, “kurumlara ve topraklara  küsülmez” diye babamın bana öğrettiği insanlık gerçeğini yakalamak imkansızıdır.

 

Eskişehir'de linyit yataklarında kurulması düşünülen termik santralı sorgulanırken, “Alpu Termik Santralı Projesi Nasıl Tartışılmalı?” başlıklı, 10 gün süren ayrıntılı bir yazıyla Eskişehir Sakarya Gazetesi'nde katıldım. Dileyen elektronik ortamda o yazılara kolayca erişebilir; bu konuda bilgi olmaksızın “yana ya da  karşı “durmanın anlamsızlığını gerekçeleriyle paylaşımın ayrıntılarını görebilir.

 

Şimdi Sakarat Dağları'nda verilen maden arama izinleri, işletme ruhsatları, izni alan firmalar ve yapılan çalışmalarla ilgili “sağlıklı bilgiye” ihtiyacımız var. Hiçbirimizin “bilgisiz fikir üretme” hakkı yok… Başta  siyasi irade yetkilileri olmak üzere, ilgili yetkililer ve firmanın “hesap verebilirlik” ilkesine uyma zamanıdır. İnsanlar “doğru bilgilendirilmelidir” ki, sloganlar ciddi fikirlerin yerini almasın; kimse konuyu sorgularken “yanlış konumlanma” yapmasın…

 

Niksar ve Erbaa halkı, kaderleri olan yaşadıkları coğrafyanın geleceğini savunma hakkı vardır… O nedenle, mücadele önce “sağlıklı bilgi alma”  noktasına odaklanmalıdır. Eğer gerekli bilgi toplumla paylaşılmıyorsa, o zaman kimse itiraz edenlere “haksızlık” etmemelidir. 

 

Endişeyi aşmanın en etkin yolu, “net bilgiye dayalı güven” yaratılmasıdır. Niksar ve Erbaa'da kaderimiz olan coğrafyayı korumak isteyen herkes “bilgi edinme hakkımızı” savunmalıdır. Önyargıların, yerleşik doğruların, kalıp düşüncelerin, ezberlerin tuzağına düşülmesini istemiyorsak, Sakarat Dağları'nda maden arama ve işletme izinleriyle ilgili net bilgi paylaşma sorumluluğu vardır. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Selam
FATMAGÜL YANMAZ(ÖZDEMİR) 2020-12-15 10:58:48
Sayın Rüştü bey memleketimizin güzelliklerini yok eden bu anlayışla ilgili görüşlerinize saygı duyuyor ve teşekkür ediyorum. Biz sizinle hiç tanışmadık, ben Cahit ÖZDEMİR amcanızın ve Sadakat yengenizin küçük kızıyım. İnşallah bir gün tanışırız. Ben güzel Niksar'ımızın fanatik hayranıyım. İyi çalışmalar...
Maden/ciler
Hasan Akar 2020-12-05 00:41:16
Saygıdeğer ağabeyim memleketimizin hassas konularından olan ve son yıllarda her tarafını , tabiatın kaynak ve güzelliklerini yok eden bu anlayış karşısındaki gerçekçi bakışınıza teşekkür ediyoruz.
Toplam 2 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250