MADEN GEÇİP GİDER. SIKINTILAR BİZE KALIR !


Bu makale 2020-12-24 13:35:56 eklenmiş ve 475 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

İlçemizin menfaatine olacak; ancak, doğaya, insanlığa, çevrede bulunan canlı cansız varlıklara zarar vermeyecek olan yatırımlara, Niksarlı karşı çıkmaz.

Ancak; daha önce ve halen, maden işletmelerinin olduğu yerlerde, bölge insanlarının yaşadığı sıkıntıları gördük. Görüyoruz. Bu maden sahalarının bulundukları coğrafyada, doğaya nasıl zarar verip, insan sağlığını tehlikeye sokacak kimyasal atıklarla sadece bugünü değil geleceğimizi de tehlikeye soktuğunu görmezden gelemeyiz!

Üstelik, ilçemize yapılabilecek devlet yatırımlarının bile başka bölgelere kaydırılmasına sebep gösterilen Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın üzerindeyiz.

Maden arama sırasında, işin doğası gereği yapılacak olan çok şiddetli patlatmaların, fay üzerinde bir takım kırılmalara sebep olması tehlikesi vardır.

Ekonomik sıkıntılarımız vardır. İşsizlik, sosyal bir yaradır. Okuyanı-okumayanı, milyonlarla ifade edilen, işsiz gencimiz vardır. İnsanımız geçim sıkıntısı çekmektedir. Köyler, küçük şehirler, sürekli göç vermektedir.

Bunların hepsi doğru.

Birkaç kişinin sıkıntılarının geçici olarak giderilmesi, yukarıda saydığımız sıkıntıları ortadan kaldırmayacaktır.

Maden Şirketi, diyelim 10 sene uğraştı ve alacağını aldı, gitti.

Hadi çıkardığının % 5'ini de devlete verdi. Tabii doğru beyan edilirse!

Bizim memlekete ne kalacak?

Harap edilen bitki örtüsü, kesilen ağaçların dalları, toprağa ve nihayetinde suya karışacak zehirli kimyasallar, insanlarda ve hayvanlarda yaygınlaşacak hastalık türleri ve belki üzerinde bir daha ot bile bitmeyecek olan araziler.

Tabii o zamana kadar tetiklenmemişse, muhtemel bir deprem tehlikesi!

Peki değer mi?

Bu şehir bizim yaşam alanımız. Havasıyla, suyuyla, toprağıyla, cennet yeşiliyle, tarihi ve kültürel mirasıyla.

Bir özel şirketin, memleketimizin yer altı zenginliğini alıp götürmesinin, belki yabancı ülkelere satmasının, ister siyasi, ister ekonomik, isterse başka sebeplerle yanında durulması ya da yanında olduğunun belli olmaması için sessiz kalınması anlaşılabilir bir durum değildir.

Ne, bıraktıkları bu mirası zehire garkettiğimiz için ecdadımız, ne de bu zehirli çevreyi miras bırakacağımız gelecek nesiller bizi affetmeyecektir.

Belki “Bunlar, senin varsayımların sadece!”  diye düşünüyorsunuz.

Belki “Canım bakır ruhsatı almışlar.!” diye kendinizin bile inanmakta tereddüte düştüğü cümleler kuruyorsunuz.

Belki “ O zamana kadar kim öle, kim kala ! ” diye aklınızdan geçiyor. 

Ne düşündüğünüzü bilemem elbette.

Lakin ben ve benim gibi birçok insan, üzerinde yaşadığımız bu cennet memlekete olan borcumuz ve duyduğumuz  sorumluluk icabı , hiç değilse söyleyerek, yazarak, tarihe bir not düşüyoruz.

Belki biz, o günleri göremeyeceğiz!

Lakin, gelecek kuşakların soracakları:

“Bütün bunlar olurken, siz neredeydiniz?” sorusunun da muhatabı olmayacağız!

Çünkü biz; hep Niksar'ın menfaatlerinin yanında durduk.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250