LEFKE'YE BAK NİKSAR'I GÖR !


Bu makale 2020-12-25 13:44:20 eklenmiş ve 1058 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Aşağıdaki yazı “Lefke'ye bak Eşme'yi gör” başlıklı ve 24.06.2005 tarihli bir yazıdan alınmıştır.

Biz,  “Lefke'ye bak Niksar'ı gör“ diyelim.

Çünkü bizim için, Kıbrıs Lefke, şirketlerin işini bitirdikten sonra türlü bahanelerle pisliklerini geride bırakıp nasıl gittiğinin en güzel örneği.

Şirket, 1975'te madeni kapatıp gitmiş ama Lefke, 45 yıldır, madenin zehirli atıklarından zarar görüyor.  

“Ne yazık ki deniz de bir maden atık alanı haline gelmiş. Lefke'de yaşayanlar, özellikle yağışlı havalarda denizin kırmızı bir renk aldığını anlatıyorlar. Bilim insanlarına göre, denize kırmızı rengi veren, Lefke'nin Gemikonağı mahallesinde denize 20 metre uzaktaki tonlarca maden atığından sızan demir ve bakır elementleri. Maden çalışmalarının durmasından bu yana 30 yılı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen denizin altı hâlâ maden atıkları ile kaplı olduğu yapılan araştırmalarda görülmüş. 

Lefke'deki kirlilik alanı yaklaşık 2 bin dönüm olarak hesaplanıyor. Bu veri, Türkiye'den gidip burada inceleme yapan Ege Üniversitesi Çevre Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ümit Erdem başkanlığında, Prof. Dr. Hans Günter Barth, Prof. Dr. Ünal Altınbaş, Prof. Dr. Eymür Henden, Prof. Dr. Şevki Filiz ve Prof. Dr. İsmail Duman'ın hazırladığı raporda aktarılıyor. Aynı raporda, bu zehirli atıkların etkilediği alanın 500 kilometre kare olduğu dile getiriliyor. Sulama barajı ve atık havuzu yan yana! 

Tonlarca maden atığının bulunduğu tepenin hemen altında, sulama amacıyla 1994 yılında yapılan Gemikonağı göleti bulunuyor. Gölet alanı yeraltı maden galerilerine giden kapının hemen yanı başında. Öyle ki, göletin dolması durumunda maden girişi de sular altında kalacak. Bundan daha korkuncu ise, bir atık havuzunun göletten sadece yığma bir set ile ayrılması! Yamaçlardan gölete boşalan ince bir suyun kahverengi hali, gölete nasıl bir kirlilik aktığının da bir göstergesi. Yapılan araştırma ve su analizleri ile ağır metal kirliğinin bulunduğu tespit edilen gölet, önünde uzanan ovanın topraklarını, narenciye ve sebze bahçelerini suluyor. Bu gölet 130 hektar arazinin sulanmasında kullanılıyor. 

Gemikonağı ve Lefke arasındaki bölgeye belediye tarafından yapılan küçük sanayi dükkanları maden atıklarının üzerine yapılmış. İçerisinde ağır metallerin, kanserojen kimyasalların bulunduğu atıkların üzerine yapılan bu dükkanlar adeta kansere davetiye çıkarır bir halde. 

Lefke-Güzelyurt arasındaki karayoluna bitişik olan atık sahasında topraktan bahsetmek olanaksız. Atıklardaki asit ve diğer kimyasallar nedeniyle yeşil-beyaz, sarı renkte kükürt şeklini almış olan toprak üzerinde tek bir ot bile yetişmiyor. 

Kirliliğin en çarpıcı görüntüleri ise sayılarının 13 olduğu söylenen irili ufaklı atık barajlarında gözlenmekte. Bu atık barajlarından bir tanesi hariç diğerleri kurumuş durumda. Dönümlerce alanı kaplayan bu atık havuzlarının bulunduğu toprakta hemen hemen hiçbir bitki büyümemiş. Büyüyebilenler ise bodur, hastalıklı bir görüntü içerisinde.”


Amerikan maden şirketi CMC de , maden işletmek isteyen diğer  şirketler gibi, çalışmalara başlamadan önce, işini bitirdikten sonra toprakları rehabilite etme sözü vermiş. Ancak, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalesini bahane ederek, madeni kapattığı gibi , 30 bin ton siyanürlü atığı da Kıbrıslılara bırakıp gitmiş. Lefke; madencilik yapılmak istenen tüm yörelere emsal. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250