Rüştü BOZKURT “Bir dürüst düşmanı öv de göreyim”


Bu makale 2021-01-06 12:05:54 eklenmiş ve 17550 kez görüntülenmiştir.
MİSAFİR KALEM

Erdemli insan olabilmenin temel özelliklerinden biri de, düşmanınız olsa bile karşınızdaki insanların hakkını vermektir.  Sizin iyi yanlarınızı öne çıkaranları bağrınıza basarken, eksiklerinizi, yanlışlarınızı, bıraktığınız boşluklarınızı söyleyen gerçek dostlarınızı çevrenizden uzaklaştırma eğiliminiz varsa, ahlâk ve erdemle dost olduğunuzu söylemenizin anlamı yoktur.

 

Erdemli olmanın ilk adımı, başkalarının yaşama hakkının bilincinde olmak; yaşam  zenginliği üretimine  katkı  yapan herkesle  işbirliği, güç birliği yapabilmektir.

 

Erdemli olmanın temel dayanağı “kendinde fren koyabilme”  ilkesidir. Şişirilmiş egosuyla başa çıkmayan hiç kimse, erdem denizinin limanlarına insan yaşamını zenginleştirecek yük taşıyamaz.

 

Mevlana, Hacı Bektaş, Yunus Emre gibi ulu kültür çınarlarının kendimizle baş edebilmeye ilişkin öğütlerini yazılarımızda  sıklıkla  paylaşıyoruz. Gelin, günümüz ozanlarından Murtaza  Şirin'in  dörtlüğünü  alıcı  bir  ruhla  okuyalım:

 

“Marifet mi seni seveni sevmek

Seni sevmeyeni  sev de göreyim

İnsanlık mı  yanlış bir dostu övmek

Bir dürüst düşmanı öv de  göreyim”

 

“Düşmanını  öğretmen yapma”  öğüdü bütün Asya toplumlarının  kültür derinliklerinde var. Bizim kültürümüzde de  rakibiyle  işbirliğini  yapmanın  yararı  “ düşmanını  cebinde  taşı” özdeyişiyle  nesilden  nesle aktarılır. Çevremizdeki  insanların  makamı, mevkii  ve konumu ne olursa  olsun, bir  “dürüst  düşmanı  övme” özgüveninin  olup  olmadığına bakarak, onların  kişilik  değerlerini ,erdemlilik  düzeylerini, yaratıcı  özgüvene  sahip  olup olmadıklarını  ölçebiliriz.

 

Sürekli  “düşman yaratmak”, aykırı  düşünenleri “şeytanlaştırmak”,  insanları  “kapsayıcı” bir anlayışla  “anlamaya”  çalışmak yerine “ayrıştırarak”   kendi  taraftarımızı  konsolide  etmeye  çabalamak  birilerinin  “kusuru”  olabilir,   ama  asıl  kusur  toplumu  yanlış yönlerde  götürenlerin  arkasında  duran; onlara  sorgusuz alkış  tutanlardadır.

 

Yılın bu ilk haftasında bir tenha zamanda kendimize, “erdemli bir insan olmanın neresinde duruyorum” sorusunu yöneltelim. Sorunun yanıtını başka kimse bilmesin, biz bilelim, yeter….

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250