KELKİT'İN MAHŞERİ MADEN!


Bu makale 2021-02-06 23:40:08 eklenmiş ve 4994 kez görüntülenmiştir.
Ali BERKE

Kedi, köpek gibi evcil hayvanlarda görürüz.

O hayvanlar gibi diğer evcil hayvanlarda da vardır.

Nasıl ve ne niyetle yaklaştığınızı bilir, hissederler.

Ona göre de bir tavır geliştirirler kendilerince.

Bir sefer başını okşamanızı, bir sefer yiyecek vermenizi unutmazlar.

Doğa da öyledir.

Yani toprak.

Cansızdır ama sizin yaklaşımınıza göredir onun da cansız tavrı.

Siz, Aşık Veysel'in dediği gibi kazmayla yüzünü gözünü tırmalasanız da  o size vereceğini verir.

Ama bunu yaparken de sanki niyetinizi bilir !

İnsanoğlu eğer başına gelen felaketlerin sadece sonuçlarına odaklanırsa, sebeplerini sorgulamazsa…

Özellikle insanların ihmali, kastı veya olumsuz davranışları karşısında doğa ne yapabilir ?

Doğal afetlerde; insanın, doğaya karşı hoyrat, insafsız ve vahşi şekilde davranmasının payı, etkisi nedir?

Sebep manasında.

Hani, her canlı ölümü tadacaktır, Ama biz insanlar sebepleri konuşuruz ya o bakımdan.

İnsan, kendine karşı yapılan kötülüğe nasıl kayıtsız kalmıyorsa, doğada kendine yapılana cevap verir. Ama, insanoğlu gibi anında cevap vermez. Aynı şekilde vermez.

Doğay yapılan olumsuz her müdahalenin, zararını yine insan görecektir. Belki aynı yerde, aynı zamanda değil. Ama illa ki görecektir!

Ama insan ona yormaz!

Yine kendinde aramak yerine, kendini rahatlatacak başka suçlular arar insan.

Haa ! İlla kendisi zarar da vermeyebilir!

Başkalarının zarar vermesine çeşitli bahane veya sebeplerle göz yummak da zarar vermekle eşdeğerdir.

Çünkü doğa savunmasızdır.

Onu savunacak olan özellikle de üzerinde yaşayan insanoğlunun görevidir.

Ondan faydalanandır. Onunla iç içe yaşamayı hayat tarzı haline getirenlerdir.

Unutmayalım ki doğa, canımız istediğinde değiştirebileceğimiz, şekilden şekile sokabileceğimiz bir dekor değildir.

Belki bir tablo gibidir. Manzaralara bayılırız.Ama onun da kendi içerisinde yaşamsal bir dizilişi olduğunu unutmamalıyız.

Zincirin bir halkasını çıkarınca “Sadece bir halkasını çıkardım !” diyemezsiniz. O bir halka, zincirin kendisidir. Onu çıkarırsanız zincir kopar ve fonksiyonunu (işlevini)  yerine getiremez !

Doğa, kendisine yapılan olumsuz müdahalelere tepkisini hemen vermez. Tepkisini göstermesi uzun yallar da alabilir.

Bunun böyle olduğunu, vahşice maden arama faaliyeti yapılan yerlerde yıllar sonra ortaya çıkan problemlerdir. O bölgelerde yaşayanların dile getirdiği sıkıntılardır.

İlk etapta arazi üzerinde, kazınan bitki örtüsü ve kesilen ağaçlar göze çarpar.

Yemyeşilken, çöle dönen topraklar ve arazinin topoğrafyasını değiştiren dev atık yığınları ya da havuzları !

Üstelik de suyu bol olan yerlerde sırf maliyeti düşürmek için yapılan maden arama faaliyetleri.

Hem de küresel ısınma ve kuraklık, insanoğlunu tehdit ederken!

Bu felaketlerden en az etkilenecek bir coğrafyada yaşıyoruz

Kelkit Vadisi'nde.

Dr.Ekrem Buhan'ın dediği gibi, “Anadolu'nun Ekolojik son kalesi olan Kelkit Vadisi” nin insanlarıyız.

Kıymetini bilelim.

Verimli toprakları olan,  tüm bölgenin ve ülkemizin gıda ambarı ovalarımız var.

Kıymet bilmeyenlerin, bir avuç maden için bu verimli toprakları mahvetmesine seyirci kalmayalım.

Maden şirketlerinin bölgemizde yapacağı her şey geçicidir!

Zararı hariç.

Zararı sadece maden çıkarılan bölge değil , Kelkit Vadisi  ve  denize ulaştığı yere kadar olan havzadaki bütün yerler ve oralarda yaşayan insanlar görecektir. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250