NİKSAR'DA BİR ÇINARDI AHMET GÜREVİN NAMI DİĞER KARA AHMET (2)


Bu makale 2021-03-29 10:36:57 eklenmiş ve 3421 kez görüntülenmiştir.
Hasan AKAR

Kümbet Dergisi'nin Temelleri Ahmet Gürevin'in evinde atıldı.

 

Bugün Tokat Şairler ve Yazarlar Derneği bünyesinde yayın hayatına istikrarlı bir şekilde devam eden KÜMBET Dergisi kuruluş aşamalarında en önemli toplantıyı Niksar'da ev sahibi Ahmet Gürevin'in evinde 1999 yılında yapmıştık. Şahsımın koordine etmeğe gayret ettiği Niksar'ın en zengin mutfak yemeklerinin özenle ikram edildiği bu toplantıda bulunanlar: Ev sahipleri Ahmet Gürevin, oğlu Tarih Öğretmeni Ayhan Gürevin, damadı Öğretmen Necmettin Berdibek başta olmak üzere Niksar Kaymakamı Mustafa Yaman,  Niksar Belediye Başkanı A. Duran Ünverdi, Yazar Emin Ulu, Niksar Meslek Yüksek Okulu Müdürü Zekai İmre, Yard. Doç. Dr. Ebubekir Altuntaş, Niksar Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Müjdat Özbay, Tarih Öğretmeni M. Necati Güneş, Dershane Yöneticisi Zeki Kurt, Öğretmen Dursun Uca, Yard. Doç. Dr. Burhan Kaçar, Yard. Doç. Dr. İsmail Polatçı, Belediye çalışanı Nurettin Aybak, İlkokul Müfettişi Osman Baş, Öğretmen Ömer Faruk Aybek, Yard. Doç. Dr. Muhittin Sırma, Öğrenci Osman Gürevin (Hami Gürevin'in oğlu) ve bendeniz Hasan Akar idik.

 

Toplantıda kültür – sanat adına Tokat'tan çıkarak Türk dünyasına ulaşmayı hedefleyen böyle bir yayının desteklenmesi için Niksar Kaymakamı Mustafa Yaman (Şu an Mardin Valisi)  ve Niksar Belediye Başkanı Ahmet Duran Ünverdi de üzerlerine düşen görevi yapacaklarını belirtmişlerdi.

 

 

1999 yılında yayın hayatına başlayan Kümbet Dergisi bugün de M. Necati Güneş'in koordinesinde Tokat'tan sonra Niksar'da en çok aboneliği olan merkez özelliğini koruyor. Diyeceğimiz o dur ki Kümbet Dergisi için Niksar'da ilk hayırlı harcı koyan Ahmet Gürevin Ağabeydir.

 

Kısaca Ailesi Hakkında:

 

Ahmet Gürevin 01.05.1932'de Niksar'da doğdu. Ailesi halk arasında Kayserililer diye bilinir. Dedeleri 1800'lü yılların sonuna doğru Kayseri'den göç ederek Niksar'a yerleşmiş. Kayseri'de Keşanoğulları adıyla tanınan aileden Hüseyin Efendi eşine kızarak 1890 yılında on yaşlarındaki İbrahim adındaki oğlunu da alıp yollara düşmüş, sıkıntılı bir yolculuktan sonra Niksar'a ulaşmış ve Çilhane Mahallesine (Çarşıbaşı) yerleşmiş. 

 

Daha sonra mübadele sonrası boşaltılan evlerden Taşköprü'deki bir eve taşınmışlar. Hüseyin Efendi'nin oğlu Kayseri 1862 doğumlu İbrahim büyüyerek Arasta Çarşısı'nda manifatura dükkânı açmış. İşleri iyi giderken dükkâna giren bir hırsız ne var ne yok bütün paraları ve bazı değerli kumaşları çalınca kapatmak zorunda kalmış.

 

İbrahim, Hamide Hanımla olan evliliğinden Osman, Basri, Ahmet, Şerife ve Fadime adlı beş evlat sahibi olmuş.

 

 

Bu kardeşlerden Ahmet Gürevin'in babası Osman Gürevin'in Yıldızeli Konaközü Köyü'nden Saide ( Seyide) hanım ile evliliğinden de Kadriye, Ömer, Ahmet, Nafi ve Nursel ( Saniye) doğmuştur.    (Osman Gürevin vefatı 1969, Nafi 'nin 1998, Ömer'in 1991, Saide'nin 1998'dir)

 

Ahmet Gürevin İlkokulu bitirince bazı iş yerlerinde çırak olarak çalışmış ama Çerkezlerin en önemli sevgilerinden atlara heveslenince babası bir at arabası takımı satın almış. Yıllarca at arabacılığı yaptıktan sonra 1952 yılında askerlik görevini yapmak üzere İstanbul'a gitmiş. Tankçı Çavuş olarak 1953'te görevini ifa ederek Niksar'a dönmüş ve 1955 yılında Tekel İdaresine işçi olarak girmiş. Burada çalışırken başarısı ve güvenirliliği onu Tekel'deki sendika başkanlığına kadar taşımış. 1957 yılında Kasımoğulları sülalesinden Fadime Hanım'la evlenmiş. Bu evlilikten 1959 yılında Ayşe, 1960 yılında İbrahim, 1963 yılında Ayhan doğmuş.1980 yılında emekli olmuş ama sonrasında da boş durmayarak 1983-1988 yılları arasında lokantacılık ve kahvehane işletmeciliği yapmış.

 

Oldukça nüktedan bir kişiliğe sahip olan Gürevin'i bazı insanlar- başta Maliye çalışanları olmak üzere-  görmeden, şen şakrak sohbetine iştirak etmeden işlerine gitmezlerdi.

 

1988 yılında ağır bir kalp krizi geçirmesine ve 1990 'da riskli bir kalp ameliyatı olmasına rağmen önce Allah'ın sonra, doktorların ve de sevenlerinin dualarıyla kısa sürede ayağa kalkmış, toplumda yokluğunu hissettirmemişti.

 

On yaşından beri sigara tiryakisi olan Gürevin ,bir ara beyninde meydana gelen rahatsızlık için hastaneye gitmiş, tedavi olduktan sonra taburcu oluşu sırasında doktorun:” Ahmet Amca sigarayı bırak, yoksa yanıma bir daha gelme ve sana bakmam deyince: “Doktor Hanım sen bana diyorsun ki yetmiş beş yıllık karını boşa. Ben bu işi nasıl yapayım? Diyerek nükteyi patlatması üzerine çaresiz kalan doktor: “Peki Ahmet Amca sen bildiğin gibi yap.” Diyerek gülmüştür.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250