yeni film yeni film porno

TOKAT'ın da, NİKSAR'ın da DERDİ “ÜÇ HARFLİ”


Bu makale 2014-03-06 19:45:55 eklenmiş ve 1502 kez görüntülenmiştir.

“Kötü komşu insanı ev sahibi yaparmış” derler.

Kalemi, klavyeyi ya da mikrofonu eline alanlar da, zorla beni yazar yapacaklar! Halkı aldatmadan siyaset yapılamaz mı bu memlekette. Ya da gazeteci olmak için muhakkak yandaş, paydaş, candaş adı her neyse  kalemler zik zak mı olmalı ? Elbette ki değil, siyasette de, ticarette de, gazetecilikte de doğrular kadar yanlışlar da çıkıyor. 

İnsanlara yanlış (yanlı) bilgiler vermeyi alışkanlık haline getirenler, zamanla kendi yanlışlarının (yalanlarının) esiri oluyorlar. Hele ki çözüm makamındakilerin yanlışın esiri olmasıyla artık çözüm de hayal oluyor.

Malum, seçim arefesindeyiz. Tarafların ve taraftarlarının rakiplerini zayıf düşürmek uğruna, yanlı ve haksız söylemlerin tavan yaptığı zamanlardır bu günler. Kimisi elinde veri olmadan zaten esiri olduğu yanlışı savurur, kimisi de elindeki veriyi bilerek manipüle ederek savurur.

***

Gelelim konumuza. Nüfusumuzu düşüreni açıklayacağım. 

Öncelikle  resmi verilerle durumu aktaralım. Yalnız durumu ortaya koyarken son 12 yılı esas alacağız. Neden diye soracaksanız Başbakan' ından bürokratına bir alışkanlık oldu herhangi bir olayı anlatırken 2002 yılından başlatmak. Sanki 2002 yılı bir milat ve bu yıldan öncesi yok hükmünde. En günceli de Salı günü Tokat' a tahsis edilen 12 ambulansın teslim töreninde Sağlık Müdürü bile kendisine 2002 yılını milat olarak kabul etmiş olacak ki, mukayesesini öyle yapıyordu. Madem öyle aynı yoldan gidelim bakalım.

Tokat' ın Genel Nüfus Tablosu:

1990 YILI: 719 Bin Milletvekili Sayısı : 6

2000 YILI: 828 Bin Milletvekili Sayısı : 6

2007 YILI: 620 Bin Milletvekili Sayısı : 7

2011 YILI: 608 Bin Milletvekili Sayısı : 5

2013 YILI: 598 Bin Milletvekili Sayısı : ?

Türkiye ikincisi olduk. 2013 yılı TUİK verilerine göre Tokat'ımız, Ardahan' ın ardından, Hakkari' nin ise önünde olma başarısını (!) göstererek binde 25 oranında rekor bir düşüşle ikinci oldu. Öncelleri Sivas, Ordu, Samsun, Çorum gibi vilayetlerle kıyaslanan ilimizin nüfus durumu böyle.

İlçelerimizin durumuna bakalım;

1990 YILI : ERBAA  99 Bin TURHAL  106 Bin NİKSAR 85 Bin ZİLE 107 Bin

2000 YILI: ERBAA 100Bin TURHAL   130 Bin NİKSAR 91 Bin ZİLE 110 Bin

2007 YILI: ERBAA  96 Bin TURHAL     88 Bin NİKSAR 65 Bin ZİLE   69 Bin

2011 YILI: ERBAA 97 Bin TURHAL      85 Bin NİKSAR 63 Bin ZİLE   62 Bin

2013 YILI: ERBAA 94 Bin TURHAL      83 Bin NİKSAR 63 Bin ZİLE   59 Bin

Resmi veriler gösteriyor ki Tokat'ın son on beş yılının özeti üç harften ibaret. 

“Göç”.

Tokatlıyız dediler, göçüyoruz dediler.

Durum böyleyken yerel seçimler öncesi Niksar'da son beş yılın mevcut Belediye Başkanı Duran Yadigar' a elinde mikrofon, kalem ya da klavye ile nüfustan vurarak kazanım elde etmek isteyenlere de şaşıyorum. Yani tüm veriler ortadayken bütün sorunun sebebini son beş yıla ve sadece belediye başkanına yüklemek ne çözüme katkı sağlar, ne de doğru bir yaklaşım olur. Ki 2004 seçimlerinde 40 binlerde merkez, 80 binlerde toplam nüfusla devraldıkları Niksar' ı da mevcut başkan Duran Yadigar' a 2009 yılında 33 bin merkez ve 65 bin toplam nüfus ile bıraktıklarını da hatırlatmak gerekiyor. Nasıl bıraktın ki hesap soruyorsun.  Ve yine verilere göre 2004 yılından bu güne baktığımızda Tokat genelinde, Tokat merkez hariç en az düşüş sağlayan yer yine Niksar olmuşken. 

Esasında bu nüfus düşüşü yani göç olayı salt Niksar özelinde veya Tokat' a has sebep sonuç ilişkisi mikro analizle değil, makro analizlerle değerlendirilmelidir. Yalnız kısır siyasi tartışmalara malzeme olması bakımından eğer iktidar partisini savunmak uğruna, muhalefetten seçilmiş ve tekrar aday olmuş bir başkan adayına siyasi rant sağlama uğruna nüfus konusu konuşulacaksa bu muhalefeti değil iktidarı daha fazla yorar. Bumerang gibi geri döner. 

Sen iktidar partisi olarak son beş yılı sorarsan, muhalefette sana son 12 yılı sorar. Sana demezler mi; Niksar'ın Günebakanı, Özalan, Kuyucak Belediyeleride mi Duran Yadigar yüzünden kapandı.  Kapıağzı, Akıncı, Örenler,  Büyükyurt, Tepeyatak, Gökçeoluk köyler, köylülerimiz nereye gittiler. 

Hiçbir belediye başkanı da bunu tek başına çözemez, tek sorumlusu da değildir. Köylerimizin erimesi, buharlaşması gibi, Tokat'ın en büyük istihdam kaynağı Sigara fabrikasının buhar oluşunu yazmaya gerek yok. Niksar'ın en büyük kamu kurumu Devlet Su İşleri' nin, Tekel' in  gidip de dönmemesi gibi. Hadi gidenlerin ardından ağlamayalım da gelen ne var, Hızlı demiryolu mu, havaalanı mı, dört yıllık okul mu, Korgan Kumru Fatsa yolundan vaz geçtik, Ünye-Akkuş-Niksar yolu mu ?

Sonuç olarak kanayan yaradır “göç”. 

Çok sevdiğim ve sık kullandığım bir hikayedir.  Özetle;  “Zina yaparken yakalanan bir kadın İsa'nın huzuruna getirilir ve onun taşlanarak öldürülmesi talep edilir.  Hazreti İsa bunun üzerine şöyle der: “Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın!” Bunun üzerine hiç kimse kadını yargılayamaz ve İsa da kadını affederek gönderir. “Şimdi taşlamaktan ziyade çarelerle enerjimizi harcamalıyız.

Unutmadan, nüfusumuzu düşüneni açıklayarak bitireyim.

O da üç harfli ! Yani “ ben”. 

Kimse kimseye kızmasın, eleştirmesin 2008 yılında terki diyar etmek zorunda kalarak memleketime veda eden “ben” imdir nüfusu düşüren. 

Yanlış mı ?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Bravo
Süleyman çaglayan 2014-03-07 08:43:43
Gerçekten çok yerinde ve güzel bir tespit.Keşke herkes bu gerçeği görse veya görebilse.Fakat bunu tamamen siyasi rant yapanlar bu gerçeği görmezler ve tıpkı söylediğiniz gibi bu sorun onların önüne bumerang gibi geri gelir..teşekkürler duyarlılığınız ve mükemmel yazınız için
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400