yeni film yeni film porno

Niksar Seçimlerinin Kilidi


Bu makale 2014-03-28 01:19:33 eklenmiş ve 7041 kez görüntülenmiştir.

Sizlere şu satırları yazarken henüz internet tümüyle yasaklanmamış, elektrikler ise hala yanmaktaydı. Yazımı okurken ise Twitter' den sonra Youtube' de yasaklanmıştı, bakalım sırada ne var, Allah sonumuzu hayır getire. Bu ortamda Sayın Başbakan' ın “bu seçimler istiklal savaşımızdır” diyerek, yerel seçimleri çoktan yerel olmaktan çıkarmasına rağmen Niksar'da ki yerel seçimleri yazmaya çalışıyoruz. Belki de yerel seçimleri iktidarın bu noktaya getirmiş olmasından en çok kayba uğrayacak, en muzdarip olanlar kendi adaylarıdır. Yerel seçimlerin, böylesine yerellikten çıkıp, Başbakan' ın deyimiyle “istiklal” mücadelesi gibi gösterildiği başka bir seçim sanırım yaşamadı Türkiye.

Yaklaşık on gündür Niksar'da son kırk yılın seçim tablolarını temel alarak analizler yapmaya çalıştım. 1973 yılı seçimlerinden bu güne kadar olan yerel seçimleri analiz edip, bu analizleri yorumladım. Bunları yapabilmek için Niksar'ın seçim atmosferini yaşamaya gerek yoktu. Arşivlerdeki verilerle ve Niksar' lının seçimlere yönelik sosyolojik ve siyasi durumunu yorumladım. Beş günden beridir Niksar'dayım. Bizzat Niksar'da ki seçim atmosferini ve edindiğim izlenimleri ise ise şimdi yazacağım.

Geçtiğimiz yıllarda ki seçim izlenimlerime göre bu seçimlerde de Niksar aşırı yoğun bir seçim atmosferine girmemiş. Zaten Niksar halkı seçimleri genelde düşük yoğunluklu gündemle götürmüştür yıllarca. Ancak söylenen ve edindiğim izlenim iktidar partisi AKP' nin, yerel iktidarı elinde bulunduran MHP' den bu seçimi alabilmek uğruna tüm hamlelerini ortaya koyduğu, bilhassa da bunları son haftasına bıraktığı yönündeydi. Hatta bundan on beş gün öncesine MHP' li Duran Yadigar'ın açık ara önde olduğu seçimlerde, iktidar partisinin son iki haftada durumu toparlayarak yarışa ortak olduğu yönündeydi.

CHP ve SAADET PARTİSİ ETKİSİ.

CHP ve Saadet Partisi' nin de Belediye Başkanı adayı gösterdiği ilçemizde yarışın MHP ve AKP arasında geçtiği gözle görünür bir gerçek. Zaten önceki yazılarımızda incelediğimiz son 40 yıllık verilerde bu gerçeği yansıtıyor. Yarış Belediye Başkanı Duran Yadigar ile AKP adayı Özdilek Özcan arasında geçse de iki köklü parti CHP ve Saadet Partisi' nin alacağı oylar veya almayacağı oylar da bu seçimin kaderini etkileyecek boyutta. Ayrıca geçtiğimiz on iki yıl boyunca AKP' ye giden cemaat oylarını da unutmamak gerek. Ayrıca yazımın başında da belirttiğim üzere, 17 Aralık sonrası yeniden şekillenen siyasi hayattan yerelde de seçmenlerin oy tercihlerinde etkilenmeyeceğini söylemek imkansız.  Bahsettiğim gibi belki vatandaş iktidar partisinin adayını beğenip oy verecekken, ülkenin yaşadığı gerilimli günleri ve söylemleri sebebiyle AKP ve Başbakan' a tepkisinden dolayı oyunun yönünü değiştirebilecektir. Tabii ki aksi durum söz konusu olsa da son günlerde yaşananların çoğunlukla AKP' nin aleyhine ve oy oranını düşürür gelişmeler olduğunu unutmamak gerek.

KIZ ALIR VERİRSİN DE, OY MU ALININCA AYIP.  

Partilerin bir başka partinin adayını desteklemesi konusu açılınca çok değişik tepkiler halk arasında konuşulurken herkes keseri kendine yontmakta. Oysa seçimlerde bir partinin bir başkasını desteklemesini utanılacak bir durum gibi görenlere şunu sormaktan alamayacağım kendimi. Örnekleyecek olursak; bir CHP' li bir başka partili ile çay içer, yemek yer, sohbet eder, arkadaşlık kurabilir, akraba olabilir, kız alıp verebilir, işyerinize gelip alış veriş yapabilir her şey gayet normal, olması gereken zaten bu. İyi de işyerine gelip alış veriş yapan bir CHP' liye sen başka partidensin sana satış yapmam, ya da kız vermem, almam diyebilir misin ?  Peki aynı CHP' li yerel seçimde “ben belediye başkanlığı seçiminde oyumu MHP adayına vereceğim” dediği zaman niye ayıplanır ya da fırtınalar koparılır ki. Elbette ki her seçimde seçmenin oyu değişkenlik gösterecektir, olması gereken budur. Yoksa herkes her seçim aynı oyu verecekse seçim yapmaya ne gerek var ki.Bu konuya neden geldim. Hiç saklamaya gerek yok. Türkiye genelinde partiler arasında kurumsal olarak bir birini destekleme anlamında bir anlaşma yoksa da seçmenler tabanda bu birleşmeyi oluşturacak gibiler. Buna partiler de kimi yerlerde örtülü destek sağlamaktalar. Bu seçimlerde iktidar partisinin güney doğuda ki iller için geçtiğimiz seçimlerde gösterdiği önemi ve çalışmayı göstermemesi nasıl BDP' ye yarıyorsa, aynı BDP' nin de AKP' ye Erzurum ve Adana büyükşehir belediye seçimlerinde destek sağlayacağı dilden dile söylenmektedir. Aynı şekilde eski MHP' li Mansur Yavaş' ı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday yapan CHP' ne Ankara' da yaşayan ülkücülerin destek göstereceğinin söylenmesi gibi. İşin bizi ilgilendiren kısmı da Niksar'da söylenen CHP' ye yakın seçmenlerin MHP'li Duran Yadigar lehine destek göstereceklerinin dillendirilmesi gibi.  Bundan önceki seçimlerde tablolarla ortaya koyduğumuz gibi zaten bu destek ister istemez seçmen tarafından sağlanmış, bundan sonra da sağlanacaktır. Kimsenin iradesine, sandıktaki oyuna  kimse ambargo koyamaz ki. Eğer seçmen kendi partisini yarışta zayıf kaldığını, kazanamayacağını anlarsa kendine en yakın gördüğü adaydan yana oyunun yönünü değiştirmiştir. Niksar' da bu ilk yaşanacak bir olay değildir, geçtiğimiz seçimlerde de Belediye Başkanlığı alma ihtimali çok zayıf olduğundan sol kökenli oylar kazanma ihtimalinin daha yüksek olduğu adaylara gitmiştir. Niksar'da edindiğim izlenim sol kökenli oyların Başkan Duran Yadigar lehine kullanılacağı yönünde. Seçimin kilidini de zaten sol seçmen ve cemaat oylarının ne kadarının MHP lehine geçeceğine bağlıdır. CHP 2009 yılında Belediye Başkanlığı seçiminde ilçe merkezinden 740 civarı oy almış. Yani 2009 da da CHP' li seçmenin bir çoğu oylarını büyük oranda kazanan aday Duran Yadigar lehine kullanmış. Geçtiğimiz seçimde genelde iktidar partisi lehine oy kullanan cemaat eksenli seçmenin ise oylarını kimse vereceğini bilemesem de kime vermeyeceklerini tahmin etmek zor değil. 

Geçtiğimiz seçimde eski Belediye Başkanı İdris Şahin' e iktidarda olanın yıpranmışlığından dolayı gelmeyen küskün oyların bu seçimde Duran Yadigar için de geçerli olacağını da unutmuyoruz. Elbette ki iktidarda olanın yıpranma payı vardır. Ama bu yıpranma payı ne kadardır. Bu yıpranma payının Mahmudiye' nin tekrar köy statüsüne girmesiyle birbirini nötrleyerek etkisizleştireceğini varsayarsak işte seçimin kilidinin CHP sol kökenli oylanın yönünün, cemaat oylanın sayısallığının ve sessiz çoğunluğun kararının önemi ortaya çıkıyor. İşte bu şartlar geçtiğimiz seçimlerle benzeşirse Niksar Belediye Başkanlığı seçimlerini tekrar mevcut Başkan Duran Yadigar alabilir. Geçtiğimiz seçimlerde ki şartlar bu seçimde benzeşmeyecek bir tabloyla karşımıza gelecekse o zaman başa baş bir heyecan son sandık sayılana kadar iki aday arasında yaşanacak demektir.

Son olarak 17 Aralık sonrası yaşanan süreçte iktidarın yıpranması, oy kaybının yerele nasıl yansıyacağını ölçemiyoruz. Ancak twitter yasağı ile başlayan, dün youtube yasağı ile devam eden yasaklar serisi eğer bu satırları okuduğunuz anlarda bir de facebook yasağı ile katmerlendiyse işte o zaman bilhassa genç seçmenin vereceği tepki AKP açısından çok sıkıntı olacaktır. 21 yüzyıl gençliği, en sevdiği üç arkadaşının elinden alınmasının tepkisini sandıktan çıkarmaya kalkar mı bunu 30 Mart akşamı göreceğiz.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400