yeni film yeni film porno

NEDEN KİLOLUYUZ ?


Bu makale 2014-04-22 21:21:03 eklenmiş ve 801 kez görüntülenmiştir.
Gonca EVİRGEN

    Dikkat ettiğimizde yaşamımızı biçimlendiren birçok şeyin önyargı ve söylemlerden etkilendiğini görürüz. Bu durum, özellikle sağlık konusunda kendini daha keskin biçimde hissettiriyor bize. Her olumsuzlukta bir mazeret yaratmayı çok seviyoruz nedense. Kalp-Damar hastalığına sahip olanların çoğu hastalıklarına neden olarak kalıtımı işaret ederken fazla kilolular ise kendi genetik geçmişlerini suçlarlar.

    Yanlış ve sağlıksız beslenmenin % 75 gibi bir oranda insan vücudunda obezite başta olmak üzere diğer olumsuzluklara neden olduğunu bilim insanları defalarca açıklanmasına karşın “Irsi”, “Annesine çekmiş..”, “Tıpkı babası gibi..”, “Kardeşi de öyleydi..” ve “Aileden gelen bir hastalık..” söylemleriyle kesin olarak bilmediğimiz bir konuda kendimizi kandırırken kalıtımın (genetiğin) hastalıklara sadece %5-8 gibi bir oranla neden olduğunu görüyoruz. Oysa, %6 stres, %11 çevre faktörleri - ekoloji ve %75 beslenme sağlığımızı çok yakından ilgilendirmektedir.

    Günlük su tüketimimiz, uyku durumumuz, metabolizma hızımız, ne kadar hareket ettiğimiz ve yediklerimiz bizim sağlıklı ya da hasta olmamızı sağlıyor. İçme suyunun gelecekte petrol fiyatlarından daha pahalı olacağını ifade ediyorlar çevre bilimcileri. Ama ne yazık ki biz su tüketen bir toplum değiliz. Sadece tuzlu, yağlı, acılı yediğimizde ya da sıcaktan terleyip iyice terlediğimizde su içiyoruz. Oysa bir insan, kilosunun her 25 kg.'ı için 1 lt. su içmeli. 50 kg'lık biri 2 lt., 75 kg.'lık bir kişi ise günde 3 lt. su tüketmek zorundadır. İçtiğimiz su, metabolizmanın doğru çalışmasını sağlarken, vücudumuzdaki tüm hücrelerin su gereksinimini de karşılar. Uygun metabolizma hızına ulaşan bir vücut ise aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürerek vücutta yağ birikmesine engel olur.

    Normal kiloda kalmak için yakabildiğimiz kadar besin almamız gerekir. Eğer yakabileceğimizden daha fazla gıda alırsak, fazla kaloriler vücudumuzda yağ olarak birikir ve kilo sorunu ortaya çıkar. Alınan karbonhidratlar vücutta sadece glikojen olarak depolanır ki bunun miktarı 300-500 gr. kadardır. Vücudumuza devamlı ihtiyacımızdan fazla karbonhidrat alırsak bunlar yağa dönüşerek depolanır ve kilo alırız. Obezitenin giderek salgın halini almasında, kolay yaşam biçimi nedeniyle hareketliliğin azalması, fazla kalori alımı ve fast-food (hazır yiyecek) türü yeme alışkanlıklarının artması önemli rol oynar.

    Yetişkinlerde kilo almaya veya obeziteye neden olan başlıca etkenler hareketsizlik ve sağlıksız beslenmedir. Ayrıca yaşın ilerlemesiyle de kilo almaya başlarız. Evlendikten sonra düzenli yeme döneminin başlaması, az su içmek, aşırı alkol tüketimi, depresyon, psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasında çalışmak gibi bazı sosyal ve psikolojik nedenler kilo alımında önemli etkenlerdir.

    Bilimsel veriler son 15 yıldır tüketilen yemeklerde porsiyonların arttığını göstermektedir. Tabakta fazla gıda olunca fazla yenmekte ve yıllar içinde alınan bu fazla kaloriler de obeziteyi yaratmaktadır. Ülkemizde beyaz ekmek tüketimi, reçel, börek, çörek, pide yeme alışkanlığı çok fazladır. Özellikle beyaz ekmek kan şekerini çabuk bozmakta ve insülin direncini artırmaktadır. O nedenle öğünde 1-2 dilim olmak üzere; çavdar ekmeği, yulaf ekmeği, kepek ekmeği, esmer ekmek, tahıllı ya da tam buğday ekmeği tüketilmelidir. Gazoz, kola, kutulanmış meyve suları ve patates cipsi tüketimi de son yıllarda artmıştır. Bu gıdalarda bulunan şeker, fruktoz gibi tatlandırıcılar kilo alınmasında rol oynar. Fazla kilolu kişilerin çoğunda kolalı içeceklerin tüketimi aşırıdır. Az uyuyan ya da iyi uyumayan kişilerde obezite sık görülmektedir.

    Değerli okurların, kilolarınızdan kurtulmak sizlerin elinizde. Kendinize sağlıklı yaşam koşullarını yarattığınız ölçüde kilolarınızı aşağıya kontrol edebilirsiniz. Kilo almamın temel koşulu sağlıklı beslenmedir. Günde sadece 30 dk.'lık yürüyüş bile metabolizmanızın doğru çalışmasını sağlayacaktır. Haftaya Sağlık Kulübü'nde görüşmek üzere sağlıcakla kalın..
 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400