diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

PANİK ATAK


Bu makale 2014-05-22 12:07:45 eklenmiş ve 1061 kez görüntülenmiştir.
Gonca EVİRGEN

Isınan hava, arasıra yağan yağmurlara karşın kendini hissettirmeye başladı. Mevsim normallerindeki hızlı değişim nedeniyle düzensiz seyreden sıcaklar insanlarda panik, endişe, sinirlilik, anksiyete ve halsizlik gibi sorunlara yol açabiliyor. Dilerseniz bu hastalıklardan biri olan Panik Atak’a birlikte bakalım..

            Aşırı sıcakların insanların psikolojisinde bazı olumsuzluklara yol açabildiğini vurgulayan bilim insanları;  ”Yeterince su alınmazsa vücuttaki elektrolit dengesi bozulduğu için bir süre sonra halsizlik, bitkinlik ve isteksizlik gibi depresyon belirtileri yapabilir. Güneş altında fazla kalındığında beyin ödemine bağlı şuur bulanıklıkları ve dikkat kaybı ortaya çıkar. Sıcaklar panik atakları tetikleyebiliyor. Önceki yıllarda sıcaklar nedeniyle Panik Atak hastalarındaki artışı dikkate alarak bu yıl güneş ve sıcaktan daha fazla korunmakta yarar var” diyerek uyarıda bulunuyorlar.

            Dr. Candan Esin, Panik Atak ve gelişim sürecini değerlendirrken; “Panik atak karmaşık zihinsel-duygusal-davranışsal öğrenmelerin oluşturduğu hatalı bir değerlendirmedir. Bu hatalı değerlendirmeler bebeklikten, hatta anne karnından itibaren gelir. Bu nedenle kişinin dışarıdan empoze edilen bu olumsuz değerlendirmelerin üstesinden gelebilmesi için zamana ve desteğe ihtiyacı vardır.

          Panik atak durumlarında aslında gerçek bir tehlike yoktur, sadece olabilirlik vardır. Burada zihinsel olarak yaratılan olabilirlik senaryosu, normal dışı uyum çabaları ve uygun olmayan başa çıkma yöntemlerinin açığa çıkmasına neden olur. Bu da kaygıyı açığa çıkarır. Kaygı, vücut sisteminin düzeninin bozulmasına, nefes almadan başlayarak bir dizi etkiye neden olur. Kimyası bozulan bedende oluşan değişiklikler istenmeden abartılarak algılanır.

          Ortaya çıkan kaygı durumunun bazen farkına varırız, bazen farkında olmadan tetiklenir. Farkına vardığımız durumlarda beynin pre-frontal korteks adı verilen kısmı, sürüngen beyninin bizdeki yansıması olan orta beyini kontrol eder ve korkuya bağlı cevapları engeller, üstesinden gelir. Mantıklı düşünceler veya duygusal boşalımlarla durumu tahammül edilebilir hale getirir. Eğer kaygıya neden olan durumu, düşünceyi veya eylemi bilinçli olarak farketmezsek bu engellenme olamaz. O zaman orta beyin benzer her durum, düşünce, hayal veya fantazide savaş-kaç-donakal senaryosunu uyarır. Bedensel değişiklikler başlar ve panik atak tetiklenmiş olur” dedi.

            Panik atakta genellikle belirtiler ortak olmasına karşın nedeni kişiseldir. O nedenle uygulanacak tedavi de kişiye özgü planlanmalıdır.

            Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması, terleme,  titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma, derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma hali), kontrolunu kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu, ölüm korkusu, paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları), üşüme; ürperme; ya da ateş basmaları.. Saydığımız bu belirtilerden dördünün ya da daha fazlasının birden başladığı ve on dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı, yoğun korku ya da rahatsızlık duyma sürecini Panik Atak olarak tanımlayan Dr. Candan Esin, özellikle sıcak yaz günlerinde daha dikkatli olunması konusunda uyarıda bulundu.

            Biz de uyarıyoruz.. Beslenmemize dikkat edelim. Sindirimi zor, ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak duralım. Bol su tüketelim. Serin ortamlarda spor yapalım. Araç sürücüleri, daha dikkatli olalım.. Günün en sıcak saatlerinde araç kullanmamaya özen gösterelim. Kendimizde hissettiğimiz normal olmayan hali hemen en yakın bir hekime danışalım..

            Haftaya başka bir konuda konuşmak üzere sağlıcakla kalın.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400