porno diziem diziem Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

HACER ANA’NIN ÇIĞLIĞI “ZEM...! ZEM…! ZEM…!


Bu makale 2014-07-12 17:13:24 eklenmiş ve 966 kez görüntülenmiştir.
A. Turan ERDOĞAN

     Analar her zaman özeldir. Elleri öpülür, duaları alınır… Çilekeştir onlar…Bütün analar adına bir peygamber eşi ve peygamber anası olan  Hacer Validemizden söz edeceğiz. Hz. İbrahim’in eşi, Hz. İsmail’in annesi mübarek kadın Hacer Ana’dan selam var. Onun sabrının ve imanının ilahi kattan kabulüne dair muştular var…Dört bin yıl ötesinin çığlığını ve tadını son karara kadar taşıyacak rahmet pınarından  hediyeler var. Beytullah’ın nasipli davetlilerinin doya doya içtiği ve binlerce nakil vasıtaları ile yurtlarına, yuvalarına, dostlarına taşıdıkları zemzem hediyeleri var. Hacer Annemizin çığlıklarına eşlik eden göz pınarları çoşkun sular gibi yerin derinliklerine işlemiş ve Zem Zem’in kaynağına karışmıştır. Her içtiğimiz mübarek zemzem suyunda Hacer validemizin ve onun özel yavrusu Hz. İsmail’in hatırası, Hz. İbrahim’in duası ve ilahi referansın kabül görmüşlüğünün müjdesi vardır.

       Analar her zaman içtendir… Gönül pınarları her zaman çoşkuncadır… Yavuz Bülent BAKİLER üstadımız  anaların gönül huzmelerini dünden alıp, bugünde yaşatan, yarına taşıyan dizelerinde şöyle sesleniyor:

 

Garibin anası pencerelerden

Yanık türkülerle yollara bakar.

İncecik yüzünde akşamüstü

Çizgi çizgi, nokta nokta bir efkâr.

 

Fakirin anası her sabah sessiz,

Ağlar çocuğunun aç-çıplak durduğuna,

Elleri koynunda kalır çaresiz

Bin pişman doğduğuna, doğurduğuna.

 

Mahkumun anası susar konuşmaz

Suçu kendisinde sanır.

Kaçar insanlardan, aydınlıklardan

Duvarlara bile baksa utanır….

 

     Aslında bütün analar bir bedende iki can taşıyan, sonra canına can katan Yüce Rabbin özel hediyeleridir. Cennet’in ayaklarının altına serildiği kutlu insanlardır.

      Hacer Validemizin yavrusu İsmail’i hayata tutundurmak için Safa ile Merve tepeleri arasındaki hayat koşusu, çölün kızgın, bir o kadar da yakıcı, kör edici salvoları karşısındaki direnişini simgeler. O bir kadındır.. O bir anadır… O çaresizliğin verdiği yıkılışı hayata dönüştürebilen, çığlıklarını İlahi kata kadar ulaştırabilen  özel bir Valide dir. 

           

       Hz. İbrahim (a.s.), Cenab-ı Hakkın emri üzerine hanımı Hacer Validemizi ve henüz süt emmekte olan oğlu Hz. İsmail'i bugünkü Zemzem kuyusunun bulunduğu yere bıraktı. O tarihte Mekke'de hiçbir insan yaşamıyordu. İçecek su da yoktu. Hz. İbrahim, hanımı ve oğlu için biraz hurma ve bir miktar da su bırakarak oradan ayrıldı. Yiyecek ve içeceğin bulunmadığı bu ıssız yerde kalmak Hz. Hacer'e çok zor geldi. Bir müddet sonra Hz. İbrahim'in bıraktığı su bitti. Hz. İsmail ağlamaya, su istemeye başladı. Annesi ne yapacağını şaşırdı. Hz. İsmail'in ağlamalarına daha fazla dayanamadı. Safa Tepesine çıktı. Birini görebilmek ümidiyle sağa sola baktı. Kimseyi göremeyince de Safa ile Merve arasında koşmaya başladı. Yedinci defa Merve'ye çıktığında bir ses işitti. Hz. İsmail’i bıraktığı yerde su kaynamaya başlamıştı. Onun topuk darbeleri Zem Zem’in yer yüzü ile buluşmasına eşlik ediyordu.

      Başka bir rivayette, Zemzem Kuyusunun yanında Hz. Cebrail'i gördü. Cebrail (a.s.) kanadıyla, yeri kazıyordu. Nihayet su göründü.

      Hz. Hacer buna çok sevindi. Suyun aktığını görünce, “Dur, dur” manasında “Zem Zem” diye çığlık atmaya başladı. Su akmasın diye önünü kesti, havuz gibi yaptı. Bir taraftan da testisini dolduruyordu. Suyu aldıkça yerinde kaynıyordu. Testisi dolduktan sonra sudan içti ve Hz. İsmail'i emzirmeye başladı. O doldurdukça su kaynamaya devam etti.  İçtikçe de hem susuzluğu hem de açlığı gitti.  Şam’dan dönen Yemenli Cürhüm kabilesi, yolu üzerindeki  daha önceden su ve hiçbir canlının bulunmadığını bildikleri vadiden geçerken, Hacer’i ve oğlunu, içi su kaynayan bir kuyu yanında gördüler. Hayrette kaldılar, sonra da Hacer’in de izniyle oraya yerleşme kararı aldılar. Kaynaklar, zemzem kuyusunun hikayesini böyle anlatıyor ve bir not düşüyorlar hikayenin sonuna: “İbrahim (as)’ın duası, Hacer’in teslimiyeti ve henüz küçük bir bebek olan İsmail (as)’ın hatırı için Yüce Allah, Zemzemi böyle ortaya çıkardı.” Rivayet odur ki; zemzem kuyusu ve Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail yapımı Kâbe’nin olduğu mübarek topraklarda Allah’ın emir ve yasakları yaşanmaz olup, Cürhüm kabilesi Allah’a isyan edince zemzem suyu kurur. Tâ ki Hz. Muhammed’in dedesi Abdülmuttalip rüyasında zemzem kuyusunun yerini görene dek. Abdülmuttalip rüyasında gördüğü yeri kazar ve zemzem suyu tekrar çıkar. O günden beri Mekke’ye ziyarete giden hacılar bu sudan kana kana içer ve bu mukaddes sudan memleketlerine götürüp yakınlarına da ikram ederler. Bu sebepledir ki yaklaşık 4 bin yıllık bir geçmişe sahip olan zemzem kuyusunun suyu dünyanın dört bir tarafına ulaşan tek su kaynağı olma özelliğini korur.

       Zemzem Suyu Hakkındaki Bilimsel Çalışmalar:

     Kaynak : yorumla.net - Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir. Uye Olmak Icin Tiklayiniz...       Müslümanlarca kutsal sayılan ve asırlardır milyonlarca metreküp su çekilmesine rağmen kaynağı hâlâ tespit edilemeyen zemzem kuyusu hakkında bilimsel çalışma yapılıyor.

             Yer altı suları konusunda sahasında birkaç isimden biri olan Prof. Dr. Zekai Şen, zemzem kuyusunun şeklinin ve suyun özelliklerinin kendisini şaşırttığını belirtiyor. Şen, Suud Kralı’nın ısrarlı daveti ile Zemzem Araştırmaları ve Geliştirmeleri Enstitüsü’nde yöneticilik yapıyor. Görevine Kur’an’a el basarak ve stratejik bilgileri anlatmamak üzere yemin ederek başlayan Prof. Dr. Şen, “Zemzemi araştırdıkça imanım arttı. Zira bilimin açıklayamadığı çok şey var. Bu noktada iman devreye giriyor.” diyor.

Arap Yarımadası’nın en kurak vadisinde bu kalitede ve bollukta bir suyun 1,5 metre çapında çıkmasını mucize olarak değerlendiren Şen, zemzemin kaynağını araştırdıklarını; ancak gelinen noktanın tahminden öteye geçemediğini belirtiyor.

Suudi Arabistan’da 40 yıl önce kurulan Zemzem Araştırmaları Enstitüsü’nün başında bulunan  Prof. Dr. Zekai ŞEN’in zemzem kuyusu ve suyu hakkındaki bilgi ve görüşlerine kulak verelim:

  Şimdi, zemzem kuyusu modern bir kent görüntüsünde olan Mekke’de, Kâbe’nin Hacer-ül Esved taşının bulunduğu köşeden on dört buçuk metre uzakta, yer altında bir odada bulunuyor. Hac farizasını yapmak için Kâbe’yi ziyarete gelen Müslümanlar sebebiyle kuyudan her yıl bir milyon metreküp su çekiliyor. Bu durum  bilim adamlarını hayrete düşürüyor.

             Kuyunun ve suyun özelliklerini araştıran enstitü, Müslüman olmayan bilim adamları tarafından yönetilmiş.  Mescid-i Harâm’a Müslüman olmayanların girmesi yasak olduğu için bu bilim adamları görmedikleri kuyudan gelen suya polemik üretmişlerdir.

     Dünyanın sayılı yeraltı suları uzmanlarından birisi olan Prof. Dr. Zekai ŞEN, 500 kişilik bir ekiple, ilk tarihinden bu güne zemzem kuyusu ve suyunun kalitesi ve özelliklerini araştırdıklarını söylüyor.

Söz konusu kaynakta zaman zaman içindeki mineral oranları değişse ve debisi kısmen azalsa da zemzem kuyusunun yüzyıllardır su vermeye devam ettiğini ifade ediyor.

Çok büyük motorlarla hac dönemlerinde yılda bir milyon metreküpten fazla su çekilmesine rağmen suyun bitmediğine ve çok fazla azalmadığına dikkat çeken Şen, zemzem kuyusunun kaynağı hakkında bilgi toplamaya çalıştıklarını anlatıyor.

  

      Üç ana hattan zemzem kuyusuna su geldiğini tahmin ettiklerini; ama tam olarak kaynağının neresi olduğunu bilemediklerini açıklayan Şen, suyun kaynağı hakkında yaptıkları araştırmada yüksekliği iki bin metreyi bulan Taif’e kadar gittiklerini, bu dağın her gün yağmur aldığını ve kuyunun kaynaklarından birisinin burası olabileceğini tahmin ettiklerini söylüyor.

Prof. Dr. Şen, zemzem kuyusunun şeklinin kendisini çok şaşırttığını belirtiyor. Hiçbir kuyuda böyle bir şekille karşılaşmadığını, kabaca huniye benzeyen Zemzem kuyusunun bu şeklinin bile bir hikmeti olduğunu anlatıyor. Çünkü bu şekli suyun debisini düzenliyor. Artık büyük bir metropol olan Mekke’deki kanalizasyon ve su şebekesinin zemzem kuyusunu etkilememesi için devletin özel tedbirler aldığına değinen Şen, kuyunun 25-50 yıl sonrasına dair tahminler yapıldığını ve şimdiden buna göre planlar hazırlandığını aktarıyor.

     Zemzem kuyusunun yakınlarında irili ufaklı  birçok kuyu var. Ama bölgenin jeolojik yapısı gereği bu sular ya çok aşırı mineralli ya da tuzlu. Hiçbiri zemzem kadar mineral oranı dengeli ve kaliteli değil. Prof. Dr. Zekai Şen’e göre bu kuyular birbirine bu kadar yakın olmasına rağmen, hiçbirinin zemzemin normal değerlerine yaklaşamaması bile bir mucize. Zemzem suyunun son yıllarda artan hacı sayısı sebebiyle bitme tehlikesi geçirdiğine dair söylentiler çıkmasına ise Şen, “Uzun süreyi kapsayan bilimsel öngörülerimize göre bitme ihtimali yok. Tabiri caizse kuyu derya gibi. Daha kaynağını bile tam bilmiyoruz; ama çok iyi miktarda su gelmeye devam ediyor. Ne kadar çekiyorsak kuyu o kadar su veriyor.” diyor. (1)

     Başka bir bilimsel tespit ise “Kader Projesi” nin değişik bir ayrıntısına dikkat çekiyor: “ Dünyayı çepeçevre kuşattığı varsayılan Ley hatlarının pozitif enerji taşıyanları, Mekke'nin altında kesişir. Zemzem suyu da işte tam bu noktadan kaynar.”

      Zemzem Suyu Hakkındaki Hadis-i Şerifler:

“Sakın, helak oluruz, zarara uğrarız  diye korkmayın. İşte şurası Beytullah'ın (Kabe'nin) yeridir. O beyti şu çocukla babası yapacaktır. Muhakkak ki, Cenab-ı Hak o işin ehlini zayi etmez” dedi.(2)
“Allah, İsmail'in annesi Hacer'e rahmet etsin. O, Zemzem'i kendi haline bıraksaydı veya avuçlamasaydı; muhakkak Zemzem akar, bir ırmak olurdu.” (3)
“Zemzem, çok mübarek ve gıdalı bir sudur. Hz. Hacer ve Hz. İsmail, uzun müddet yemek yemeden bu suyla idare ettiler.” (4)
“Zemzem ne niyetle içilirse ona şifadır.”(5)
İbni Abbas şöyle der: “Ben Resulullaha (a.s) Zemzem ikram ettim, ayakta içti.”(6)

Kaynaklar:
1.
www.internethaber.com/zemzem

 

2.Buharı, Bedü'l-Halk: 29.
3. A.g.e.
4. Fethü'r-Rabbani, 23:248.
5. A.g.e., 23 247.
6. Müslim, Eşribe: 117; İbni Mace, Eşribe: 21

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
DUR DUR
niksari 2014-07-14 11:24:12
teşekkürler, güzel bir makaleydi.
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400