Neden Başkalarına Muhtacız..?


Bu makale 2013-05-10 19:17:54 eklenmiş ve 1129 kez görüntülenmiştir.

  “Okuyan insan fenalığa vakit bulamaz,” demiş atalarımız…    
    Gerçekten de öyledir…
    Üstelik okuyan insan cahillikten kurtulacağı için istese de kimseye fenalık yapamaz. Aynı şekilde okuyan insanlar olayların ve gelişmelerin iç yüzünü daha detaylı bir şekilde öğrenirler. Böyle kişilerin haliyle kendilerine olan güvenleri artar. Dolayısıyla bu kişilerin düşünce ufukları gelişir,  geniş bir görüş açısı kazanırlar. Olayları objektif bir şekilde inceleme yeteneği de edinirler. Ayrıca okuyan insanlar çok detaylı bir kelime hazinesine de sahip olacakları için konuşmaları etkili olur…

    İnsanlarla olan ilişkileri de güçlenir.

yozgat escort manisa escort balıkesir escort kuşadası escort gaziantep escort konya escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort çorum escort izmir escort bayanantalya escort bayandenizli escort bayan


    Bütün vakitlerini, çoğu defa hiçbir faydası olmayan, zerre mıskal bilgi kazandırmayan televizyon karşısında geçirmek yerine kitap okuyarak değerlendiren insanlar, kazandıkları bilgiler sayesinde düşünce üreten, yol gösteren, çevrelerinde sözleri dinlenen, saygı gören bir kişiliğe sahip olurlar.  Bu da insanların okumaları gerektiğini ortaya koyan önemli kriterlerden biridir aslında…

    Okuyan insanlar aynı zamanda güzel bir meslek sahibi de olurlar…  
    Sözün özü okumanın önemi ortada; ama ülkemizde okuyan nerede…
    Nerede öğrenmeye, okumaya, kitaba ilgi duyan?
    Mesela Milli Eğitim Bakanlığımız, geçtiğimiz yıllarda gençler arasında bir araştırma yaptırmış...
    Ne üzerine mi?
    Tabii ki kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı üzerine...
    Sonuç, Milli Eğitim Bakanlığı'nın gençler, üstelik de çoğunluğu üniversiteye devam eden gençleri arasında yaptırdığı bir araştırmaya göre, araştırma yapılan yılın son bir ayı içerisinde kitap okuma oranları şöyleymiş:
    % 71'i hiç kitap okumamış,
    % 14 bir kitap okumuş...
    Geri kalanı da iki ve üzeri kitap okumuş; okudukları da gıldır gıcık şeyler tabii…  

    Aslında Milli Eğitim Bakanlığının yaptırmış olduğu araştırmayı bir tarafa bırakın, Türkiye'deki kahvehane ve kütüphane sayılarına bakıldığında, millet olarak bizlerin okuma, kitaba önem verme konusundaki devasa perişanlığımızı ortaya çıkmaktadır; zira ülkemizdeki kütüphane sayısı 1412 iken kahvehane sayısı 570.000'dir…  Yani bu duruma göre ülkemizde 49.500 kişiye bir kütüphane düşerken, 122 kişiye bir kahvehane düşmektedir… Üstelik son yıllarda ülkeyi işgal eden internet kahveler, bu kahve sayısının dışında…

    Durumun vahametini görüyorsunuz değil mi?
    Peki, diğer ülkelerde durum nasıl dersiniz?

    Gallup firmasının dünya genelinde yaptığı bir araştırmaya göre diğer bazı ülkelerdeki kitap okuyanların nüfusa oranları şöyle:
    Japonya: % 14 
    ABD: % 12 
    Almanya: % 11 
    İngiltere: % 11 
    …ve Türkiye: % 0,01

    Sadece Gallup'un araştırmasına göre değil, “Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporlarına” göre de kitap okuma oranında ülkemiz; Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada…

    Durumumuz tam anlamıyla fecaat yani…
Peki, okumamanın, kitaplara şaşı bakmamızın neticesi ne?
Ne olacak fikir üretemiyoruz, bilgi üretemiyoruz, teknoloji üretemiyoruz… Ve hep ellere muhtaç halde yaşıyoruz…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
250