erotik izle yeni film yeni film silifke escort sexs

AKÇA ve AKÇE


Bu makale 2014-09-01 10:48:18 eklenmiş ve 826 kez görüntülenmiştir.
Refika GÜL

Çok yaşayan mı çok gezen mi çok bilir demişler...eğer sıla hasreti duymayıp evimde oturup yola çıkmasaydım... Erbaa'nın Akça kasabasının oralarda kafamı koyunlara çevirip sapağı görmeseydim ...çok şeyi kaçırmış olacakmışım.

Yayla yolu gibi bol dönemeçli üstüne üstlük stabilize bir yola girdikten sonra hemen her şeyi ilk kez görüyor gibiydim...Sararmış tütün dizileri...tütün dizen kadınlar...tozlu yollar, bakımsız veya harabe olmaya az kalmış evler,bende iz bırakmış şeylerdendi halbuki...

Dakikalar geçtikçe ,o tarihi ahşap camiyi daha çok merak etmeye başladım, çünkü ona ait ne bir kahverengi tabela ne bir yön levhası vardı.Bir ara umutsuzluğa bile kapıldım , bunca izbe bir kasabada nasıl bir tarihi eser konuşlanmış olabilirdi ?Bir yanlışlık mı vardı acaba diye geçiriyordum aklımdan.

Taa ki aniden onunla karşılaşana kadar bu hisler içindeydim.Daha ona ait ilk taş ,ilk sıva bile buranın milenyuma varan ömrü boyunca *geçer akçe* olduğunu ve de olacağını fısıldar gibiydi.Hemen içeri dalmak istedim nedense...belki de içeride bazı hatıraların mahfuz tutulduğu zannına kapıldım.Bütün Türk-İslam mimarisinde gördüğüm mütevazilikle sanatsal şaşaanın armonisini bu eserde de duydum.Sadece *siyah*beyaz* a tapan bir sanat değildi gördüğüm..Renkti,matematikti,d
oğallıktı ve sağlamlıktı...Bütün güzel şeylerde bir köklülük vardır...kök boyadan köklülüğe...geçilmişti adeta.

O gün,havada başka bir esinti,köy çocuklarında başka bir güzellik,caminin avlusunda bir köşeye çekilmiş oturan ihtiyarda başka bir hatıralar zinciri vardı...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400