yeni film yeni film porno

NİKSAR'DA SON SARAÇ (ATA YADİGÂRI BİR ZANAAT) MUSTAFA ÖZŞEN ( III )


Bu makale 2014-12-04 10:29:53 eklenmiş ve 17258 kez görüntülenmiştir.
M. Necati GÜNEŞ

SARAÇ KOŞUM VE EYER TAKIMLARI YAPAR 

Saraç ne yapar? Saraç koşum ve eyer takımları yapar; deriden, muşambadan bavul, çanta yapar. Mesela hayvanlar için eyer ister, kaltak ister, koşum ister, belleme ister, paldım ister,  kuskun ister, yular ister,  göğüslük ister, dizgin ister, başlık ister, ister oğlu ister. Biz saraçlar bunları yaparız. Bunlar ne işe yarar anlatayım.

Paldım: Yük ve binek hayvanının, semer veya eyerinin ileri kaymasını önlemek için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış.

Kuskun: Hayvanın kuyruğu altından geçirilerek eyere bağlanan kayış.

Belleme (Ceket): Hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası.

Kaltak: Üzeri meşin, halı vb. şeylerle kaplanmamış olan eyerin tahta bölümü, Kuskunsuz eyer.

Göğüslük: Eyerin kaşına takılan ve göğsüne doğru inen, üzeri gümüş, bafon veya diğer madenlerden yapılan tokalarla süslenen kayışlar.

Yular: Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip.

Gem: Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç.

Dizgin: Atın ağzına takılan gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış.

Hamut: Araba koşumunda atların boyunlarına geçirilen ağaç veya üstüne meşin geçirilmiş çember

Aşırtma: Atın kuyruğunun üzerine takılır.

Üzengi: Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka.

Palaska: Daha çok askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış.

Kelle kayışı: Büyük ve küçük baş hayvanların boyunlarına kelek (Çıngırak) takmak için kullanılan boyun kayışı. 

Kamçı: Bir ucuna ip, deri vb. bağlı olan atı hareketlendirmek, hızlandırmak için kullanılan vurma, dövme aracı.

Bir de değişik süsler var tabii. Gümüşten, bafondan veya diğer madenlerden yapılırdı ve eyerler, kamçılar, göğüslükler diğer malzemeler bunlarla süslenirdi. Yaptıran kişi zenginse genellikle gümüşten, yok değilse bafon veya diğer madenlerden yapılırdı bu süsler. Bunları önceden Niksarlı kuyumcular döküm olarak yaparlardı. Sonraları kuyumcular tamamen altın alım satım işine dönünce bunları yapmamaya ve biz de dışarıdan özellikle de Bursa'dan almaya başladık.

 

Süslemeler ve Kamçı

 

Konu süsler ve kamçı olunca söyleşimizi dinleyen Kuyumcu Sefa Tüzman, kuyumcuların imal ettiği bu süsleri ve bir kamçının yapılışını ve bölümlerini anlatıyor:  

 

O zaman ustalarımız boş zamanlarında, özellikle kış aylarında at binenlerin zevklerine göre kamçı, dizgin ve koşum takımlarının süslerini gümüşten üreterek çevre il ve ilçelere; Ordu, Fatsa, Ünye, Erbaa, Reşadiye ve köylerine yapıp satarak ayrı bir üretim ve işleme kolu icra etmişlerdir. Kuyumcunun koşum takımı için yaptığı süsler 116 ile 136 arasında değişen parçadan oluşmaktadır. Koşum takımı; kamçı, dizgin, eğer, alınlık ve göğüslükten oluşurdu. Bunları süsleyen 116 ile 136 parçadan oluşan düğme, akrep, toka vs. kuyumcu tarafından imal edildikten sonra saraciyede koşum takımına takılırdı. Bu da başlı başına bir sanat olup şimdi tamamen yok olmuş, fabrikasyona dönmüştür.

 

Bir kamçı şu işlem sırasıyla imal edilirdi.  Levha haline getirilmiş gümüş çekilir ve belli bir oranda inceltilerek, bir el tutum yuvarlaklığında şekillendirilip kıvrılır. Bunun iki başına bir lira büyüklüğünde iki tane top yapılıp kaynatılır. Topun birinin ucuna beş santim uzunluğunda, el tutum kalınlığında bir parça kaynatılır. Bir beş santim daha ayrıdan kamçı takım başlığı el tutum kalınlığı kadar yapılır. Orta süs olarak ta takriben otuz santim uzunluğunda, yedi milim genişliğinde gümüş bir levha yapılır, bu helezon şeklinde kıvrılır. Bu işlemler el işlemesi ve savatla süslenir. 

 

Kamçının birleştirilmesinde ana parça el tutum kalınlığında, 40-45 santim uzunluğunda, çok düzgün, tercihen kızılcıktan yapılmış değnek, tutum toplarıyla kamçı ucuna girecek şekilde ayarlanır. Kamçı ucu ve topların içerisine karasakız eritilerek dökülür. Değnek, içi karasakız dolu olan her iki baştaki toplar ve kamçı başına takılır. Karasakız donduğunda o değnek bir daha oradan çıkmaz. Değneğin açıkta kalan kısmına ince siyah keçi derisi çok zarif bir şekilde yapıştırılır. Onun üzerine helezon şeklinde hazırlanmış olan, işlenmiş gümüş levha sarılır. Sonra saraciyeye götürülerek kamçı ucu örülür, şaplağı takılır ve kamçımız tamamlanmış olur.

 

SARACIYE TAKIMLARI

 

Zımba: Delgeç, deriye delik delmek için kullanılır

 

Kerpeten: Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç.

 

Bıçkı: Deriyi kesmek için kullanılan yarımay şeklindeki saraç bıçağı. 

Pergel: Kesilecek deriyi işaretlemek için kullanılır. 

Biz ve Kaltak çengeli: Kaltak üzerine dikilecek deriyi tutturmak ve dikmek için kullanılır.

Makas: Deri ve diğer malzemeleri kesmek için kullanılır.

Boynuz: Zımbayla delinen delikleri genişletmek için kullanılır.

Muşta: Deriyi döverek inceltmeye yarayan metal tokmak.

Pense, çivi, perçin  vd...


Tabii diyor Mustafa amca bizim işin en temel hammaddesi gön yani deridir diyor. Önceden dericilik Niksar'da çok ilerideydi. Biz hep gönlerimizi Niksar'dan alırdık ama zamanla Niksar'da dericilik bitti, bizde dışarıdan almaya başladık derilerimizi. Tokat'tan, Çorum'dan, Bursa'dan, Balıkesir'den taa İstanbul'dan alıyoruz artık derilerimizi. 

 

Bu arada Mustafa amcaya şu takımlar nasıl kullanılıyor, bir deri parçası üzerinde gösterir misin diye sorunca hemen bize olumsuz cevap veriyor. Olur mu, göne yazık, boşu boşuna niye delip keselim ki diyor.

 

ESKİ USTALAR

 

Siz bu işe başladığınızda hani ustalar vardı, Niksar'ın eski saraçları kimlerdi diye sorunca hemen bir çırpıda bir kaç isim sıralıyor.

 

Kamaloğun Halis Usta var idi,  Kalelioğlu Ömer usta var idi. Cedid mahallesinden muhtar  Abdullah Üçgram, Kazancıdan Ayhan Meriç, Saraç Hacı (Hacı Süleyman Erdem), Karşıbağ'dan Zeheroğun Mehmet Eraydın var idi. 

 

Ama diyor Mustafa Usta, bunlar ilk aklıma gelenler. Bu kadar değil, hatta çok fazlaa saraç vardı bir dönemler. Fakat artık bizim meslekte teknolojiye yenik düştü. Artık ne çırak var, ne de bu işi öğrenmek isteyen var.  Artık her şey fabrikasyona döndü, bizim meslekte öldü diyor ve sözlerini noktalıyor. 

 

Kaynak Kişiler: Mustafa ÖZŞEN Niksar 1931, Sefa TÜZMAN Niksar 1955, Kaynaklar: Güncel Türkçe Sözlük; TDK,  http://www.tdk.gov.tr

M. Hanefi BOSTAN; XV. Ve XVI. Yüzyıllarda Osmanlı Yönetiminde Niksar Şehri (1455-1574), XIII. Türk Tarih Kongresi Bildirileri, III. Cilt III.Kısım, TTK Yay., Ankara, 2002

Coşkun ÇAKIR; 19. Yüzyılda Bir Anadolu Şehri Niksar, Alfa Yay.,  İstanbul, 2001

Saraçlık; www.turkcebilgi.com

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Teşekkürler Sayın Necati GÜNEŞ Hocam
BEKİR ÖZŞEN 2015-02-06 17:21:01
ÖNCELİKLE HAZIRLAMIŞ OLDUĞUNUZ YAZI DİZİNİZ İÇİN SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM. BÜYÜK EMEK VE GAYRETLE UNUTMAYA YÜZ TUTMUŞ EL EMEĞİ GÖZ NURU ÜRÜNLER ÜRETEN ZANAATKARLARI MIZI VE ÇOK DEĞERLİ MESLEKLERİNİ GÜNDEME TAŞIDIĞINIZ VE ONLARA BİR AHDE VEFA ONURU YAŞATTIĞINIZ İÇİN ŞAHSIM, BABAM, VE AİLEM ADINA SONSUZ ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM. EVLADI OLMAKLA ONUR DUYDUĞUM ÇOK KIYMETLİ BABAM SARAÇ MUSTAFA ÖZŞEN İ HEM YEREL GAZETEDE HEMDE FARKLI DERGİ VE YAYIN ORGANLARINDA GÜNDEME TAŞIDINIZ. HATTA GEÇEN GÜNLERDE DAHA ÖNCE NİKSARDA GÖREV YAPMIŞ BİR BÜROKRAT ARKADAŞIM ARADI DEDİKİ "ŞUAN BİR ARKADAŞIMIN MAKAMINDAYIM BAKTIM SEHPANIN ÜZERİNDE TOKAT İLE İLGİLİ BİR DERGİ DURUYOR ELİME ALIP BİRAZ BAKAYIM DEDİM DERGİYİ AÇTIM HACI SARAÇ MUSTAFA AMCAYI VE MESLEĞİYLE ALAKALI HABERİ GÖRDÜM İNAN GÖZLERİM DOLDU ÇOK MUTLU OLDUM" DEDİ. İNANIN O AN BENİMDE GÖZLERİM DOLDU. SİZLERE TEKRAR TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUM. NİKSARIMIZ İÇİN ÜLKEMİZ İÇİN BAŞARILARINIZIN DEVAMI ALLAH TAN DİLİYORUM. YOLUNUZ VE BAHTINIZ AÇIK OLSUN SAYIN HOCAM...

Düzgün mısmıldır; başörtüsü, bürük
Lahana, kelem; dağ armudu, çördük
İştaha, mada; azıcığa, eccük
Alkışa da çepik, diyorlar bizde.
M. NECATİ GÜNEŞ KENT BELLEĞİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLIYOR
CİHAT TAŞKIN 2015-02-06 12:24:34
Sevgili Necati Hocam, yazılarınız, araştırmalarınız ve derlemelerinizle Niksar kent belleğine çok değerli katkı sağlıyorsunuz. Aslında, adeta Niksar kent belleğini yaratıyorsunuz.
Kutluyor ve teşekkür ediyorum.. CİHAT TAŞKIN
Toplam 5 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400