diziem e-sgk Ücretsiz Kredi Sorgulama hizlipro

MHP'DEN BEKLENTİLER


Bu makale 2015-01-12 17:57:30 eklenmiş ve 703 kez görüntülenmiştir.
Selahaddin GÜMÜŞAY

Bir Doktrin Partisi olarak M.H.P.'nin, Türk Siyasetinin omurgasında ayrı bir yeri vardır. Bu yerin gereği gibi temsil edilebilmesi, Siyasi arenada belirlenen hedefe ulaşabilmesi,  Millî Şuurun tahakkuku ve güçlenmesi için, M.H.P.sinin daha demokratik, daha akılcı-ilmi daha sempatik ve geniş tabanlı, güncel gelişmeleri izleyen bir çalışma ortamını tercih etmesi gerekir ve-de buna mecburdur. Zira; Dünya Türklüğü' nün ve İslâm Alemi'nin müreffeh bir hayat standardını yakalamasını sağlamayı ilk hedef olarak belirlemiş bir Siyasi Kuruluştur.  


Bu misyonunu gerçekleştirebilmek için de;

“TANRI DAĞI KADAR TÜRK, HIRA DAĞI KADAR MÜSLÜMANIZ”

“HEDEFİMİZ TURAN REHBERİMİZ KUR'AN” (Bazıları için bu slogan bir hayal ürünü olarak görülse de unutulmamalıdır ki  “KİŞİ HAYAL ETTİĞİ MÜDDETÇE YAŞAR".)

“KANIMIZ AKSA DA ZAFER İSLAMIN”

“ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ”

“VATAN SANA CANIM FEDA”

gibi sloganları düstur olarak benimsemiştir.


Bu denli ulvi düşüncelerin temsilcisi bir siyasi görüş bugün Türkiye'nin siyasi hayatında olması gereken yer ve konuma gelememişse nedenleri üzerinde durmak gerekir.


Bu nedenleri;

1- 27 Mayıs 1960 ihtilal' inde BAŞBUĞ ALPASLAN TÜRKEŞ'İN konumu; 27  Mayıs 1960 ihtilal' inde Millî Birlik Komitesi Üyesi olarak üstlendiği misyon (ihtilalin güçlü Albayı) nedeni ile Alpaslan Türkeş taşrada geniş bir halk kitlesi tarafından Yassı Ada Mahkemeleri sonunda verilen Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu hakkındaki idam kararlarından sorumlu tutulmuş, istese bu idamları engellerdi kanaati hakim olmuştur. Daha ziyade 40-50 yaş üzerindeki kesimde yaygın olan bu görüş etkisini uzun yıllar  devam ettirmiş Alpaslan Türkeş siyaset sahnesine atıldıktan sonra da bu asılsız inanç etkisini sürdürmüştür.


Aslında Sayın Alpaslan Türkeş ve onun gibi düşünen, daha sonra 14 ler adını alan ekip  İdamlara ve Millî Birlik Komitesinde hakim olan; seçime gidilmeden yönetimin belirli bir  guruba verilmesine karşı çıkmış ve bunun mücadelesini vermişler, yeni Hükümetin yapılacak Demokratik bir seçimle işbaşına gelmesini sağlamaya çalışmışlardır. Millî Birlik Komitesinin başlangıçta tespit edilip kararlaştırılan ihtilâl stratejilerine sadık kalmaması üzerine 14 ler mücadelelerini sürdürmeye devam edince Millî Birlik Komitesi içerisindeki muhalif gurubun güçlenmesini engellemek, yeni muhalifler oluşmasını engellemek için, bu gurup çeşitli görevlerle yurt dışına gönderilerek mücadele etmelerine fırsat verilmemiş, böylece Yassı Ada Mahkemelerinden istedikleri kararların çıkmasını ve uygulanmasını gerçekleştirmişlerdir. Durum böyle olduğu halde gerçekleri bilmeyen halk sorumluluğu Sayın Alpaslan Türkeş'in omuzlarına yüklemiş, seçimlerde hak ettiği ilgi ve teveccühü göstermemişlerdir.


Bu nedenledir ki; En büyük ideali Türk İslâm aleminin yakın çevresinde ve Dünyada etkinliğini sağlayıp, her karış toprağı Şehit Kanları ile yoğrulmuş bu Vatan Toprakları üzerinde Ekonomik gelişimini tamamlamış, siyasi birlik ve huzuru yakalamış, bölücülerden arındırılmış, Dünya Türklüğüne önderlik yapacak, bulunduğu Coğrafyada huzurun mimarı  ve  teminatı olacak güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kurma şansını kendisine vermemiştir.


  Bugün içerisinde bulunduğumuz kaos ortamının oluşmasında, terör olaylarının halk ve kurumlar tarafından zamanında iyi test edilememesinin etkisi göz ardı edilemez.    (Devam edecek)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400