erotik izle yeni film yeni film antalya escort porno antalya escort

KARANLIĞA DOĞRU


Bu makale 2015-02-09 08:45:07 eklenmiş ve 1226 kez görüntülenmiştir.
Cihat TAŞKIN

Bugünkü yazıma başlık düşünürken zorlanmadım desem yalan olur. “AYDINLIĞA DOĞRU” başlığını kullanmayı elbette çok arzu ederdim. Ülkemizin içinde bulunduğu tablo ve ulusumuzun günden güne sürüklendiği karanlık günlerin ürkünçlüğünü anlatmaya bu başlığın yetersiz olduğunun da farkındayım. 


Evet, söylemler çok. Vaadler, verilen sözler, yeminler çok. Sözde -yeni- argümanlarla, içi boşaltılan kavramlarla, yaratılan yeni gündemlerle, konuşulan ama yerine getirilmeyen ve asla getirilmeyecek sözlerle halk kandırılıyor, uyutuluyor.. 


Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu çağdaş uygarlık kalesinin tüm duvarlarını yıkmayı amaçlayan, ülkemizi yüzlerce yıl geriye götürmeyi düşünen karanlık eller bu kalenin taşlarını tek tek sökmeye çabalıyor. Toplum, 40'lı yılların ikinci yarısında, ulu önder Atatürk'ün devrimlerine ve onun toplumsal aydınlanma anlayışına karşı başlatılan gerici uygulamaların bugünkü sonuçlarına katlanma zorunda bırakılıyor. 


Halk, medya da kullanılarak ulusumuzu ulus yapan, toplum yapan özelliklerden yoksunlaştırılıyor. Toplumsallaşması gereken birey kendinden başkasını düşünmeyen, nemelazımcı, aymaz, üretmeyen ama bol bol tüketen, tembel ve bencil varlıklara dönüştürülmeye çalışılıyor, dönüşüyor da..


Aidiyet, vatanseverlik, ulusseverlik, yurttaşlık bilinci, ülke algısı, dindarlık, inançlı olmak, bağımsızlık, barış, bütünlük, birlik, emeğe saygı, düşünce özgürlüğü, gelenek görenek, doğruluk, dostluk, iyilikseverlik, dayanışma, basın özgürlüğü, sevgi, saygı, yardımlaşma, aydınlanma, uygar olma ve çağdaşlık kavramları hızla yer değiştiriyor. Tüm bu saydıklarımın yerini hırsızlık, riya, yalancılık, dolandırıcılık, karapara aklama, paralel yapılanma, insan hakları ihlali, terör, düşmanlık, savaş, yolsuzluk, kadına şiddet uygulama, talan, düzenbazlık, yobazlık, yandaşlık, sansür, karanlık güçler, derin devlet, feodalizm,faili meçhuller, itibarsızlık, saldırı, baskın, güvensizlik, sevgisizlik ve umutsuzluk kavramları dolduruyor. 


Halk yoksullaşıyor, yoksullaştırılıyor. Küçük esnaf kaygılı. Siftah yapmadan kepenk kapatan dükkan çok.Faiz ve borç ekonomisi ülkemizi her geçen gün daha da hızla karanlığa doğru sürüklüyor. Çıkar odaklı tarım ve ekonomi programlarının buğday ve pirincin bile ithal edildiği topraklarımızda bankaların köylere ATM kurduğuna şaşkınlıkla tanık oluyoruz. Köylüsünden kentlisine, borcu olmayan yok artık. İnsanımıza henüz kazanmadığı parayı aylar öncesinden harcatıyorlar. Sistem böyle işliyor, borçlandır, yoksullaştır veeee köleleştir.. 


Tüket, tüket, tüket.. Üretmek yok. Üretmeden tüketen bir toplumun varacağı son noktadayız. Dışarıdan alınan ürün ve beraberinde dışarıdan ülkemize giren kültür  sonucunda hem ekonomik hem de kültürel çöküş kaçınılmaz. Ne yazıkki çocuklarımız kendi tarihini ve geleneksel kültür değerlerini bilmeden büyüyorlar. Sığ ve amaçsız..


Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün özellikle üzerinde durduğu “Tam Bağımsızlık” ilkesi Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini garanti altına alan ve tüm dünya ülke ve halklarıyla dostça ilişkiler kurarak barış içinde yaşamamızın vazgeçilmez koşuluydu. İnsanın evrensel değerlerinin de hiçe sayıldığı ülkemizde düşünceleriyle toplumumuza yol gösterici ve ışık olan aydınlarımız körinanç sahibi karanlık güçler tarafından yok edilirken bir çoğu da egemen güçler tarafından düzmece nedenlerle tutuklanıyorlar.


Aydınlanmanın sağlanamadığı toplumlarda uygarlık ve çağdaşlıktan da söz edilemez. Ülke gerçeklerinin toplum önderleri tarafından halkı anlatılması, ulusun aydınlanmasının en önemli etkenlerinden biridir. Özgür basın, düşünce özgürlüğü ve insan haklarına saygı aydınlanmanın olmazsa olmazlarından..


Karanlık güçlerin yarattığı karanlık bir ülkede yaşamak istemiyorsak ışığı görmek ya da kendimiz ışık olmak zorundayız.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
A B C
aydın 2015-02-10 10:41:18
Kalemine ve yüreğine sağlık Cihat Taşkın. Demek hala sizler gibi insanınımız kalmış.
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
400